Ya rüşvet çıkmalı ya da paralel yapı

Dört bakan için soruşturma komisyonu kuruluyor..
AKP dokuz, CHP dört, MHP ve BDP birer vekille temsil edilecek..
Ne çıkacağı aşağı yukarı belli..
Ortalayan rapor çıkar.. Delillerin yetersiz olduğuna, bazılarının hukuk dışı yöntemle toplandığına atıf yapılır..
Genel Kurul’a yollanır..
Genel Kurul bakanların Yüce Divan’a yollanmasını reddeder..
Olacak olan budur..
Uludere Soruşturma Komisyonu raporunun benzeri gibi.. Hani, PKK militanı diye uçaklar köylüleri bombalamıştı ya..
Emri veren hâlâ bulunamadı.. Komisyon ‘olayda kasıt yok’ kararı verdi..
Dosya kapandı.. Bu da böyle olacak..
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir!..
*
Peki, olması gereken ne?
Olması gereken, komisyonun somut bir sonuca varmasıdır..
Ya evet bakanlar rüşvet almışlar, ihaleye fesat karıştırmışlar, nüfuz ticareti yapmışlar denmesi lazım..
Ya da bunların hepsi düzmece, belgeler sahte, konuşmalar montaj denilerek, paralel yapı deşifre edilmesi.. Somutlaştırılması..
Ya rüşvet çıkmalı..
Ya paralel yapı..
Ortası yok.. Eğer hakikaten iddia edildiği gibi dört bakana yönelik hamle darbe girişimiyse..
Tezgâhsa..
Komisyon bu tezgâhı, tezgâhı yapanları, kumpası kurgulayanları isim isim ortaya çıkarmalı..
Buna gücü var..
*
Doğrusu bu değil mi? Komisyon bunun için kurulmadı mı?
Ama başta söyledim.. Ne yazık ki olması gereken olmayacak.. Korkarım yine top taca atılacak..

Dakka bir, gol bir

Eski Bakan Çağlayan’ın anlattığı hikâye şuydu..
700 bin dolarlık saatin ilanını gazetede görmüş.. Çok beğenmiş.. Aramış, galiba Reza Zarrab da oralardaymış.. Ben alırım getiririm demiş, parayı vermiş, faturayı kestirmiş, saati Bakan’a getirmiş.. Bakan da bedelini son kuruşuna kadar ödemiş..
*
Saat firmasına parayı Zarrab ödediği için fatura onun adınaymış ama garanti belgesinde Bakan’ın adı varmış..
Bu hikâyenin üstünden 24 saat geçmeden peş peşe yalanlamalar geldi..
Saat firması gazetelere ilan vermeyiz demiş.. Garanti belgesinin üzerine isim yazılmaz demiş.. Garanti belgesinde saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılırmış!
*
Mantıklı..
Bakan paraya sıkışsa saati bir arkadaşına satsa ne olacak?
Saatin garantisi mi düşecek?
Bakan için dakka bir, gol bir oldu..
Bakan’ın 700 bin doları Zarrab’a nasıl ödediği de muamma.. Yasaya göre bu kadar büyük meblağı banka kanalıyla ödemesi gerekir değil mi?
Onun da belgesi ortada yok..
*
Bu arada.. Medyaya sızan haberlere göre Bakan’ın 28 defada 52 milyon dolar rüşvet aldığı iddia ediliyordu. Nedense bu konuda kimsenin çıtı çıkmadı..

Bu da camiyi kirletme davası!

Gezi eylemleri için o kadar çok dava açıldı ki, sayısını unuttuk..
İki tanesi tarihe geçecek nitelikte..
Biri doktorlara niye doktorluk yaptın davası..
Öteki camiyi kirlettin davası..
*
Polisin gaz taarruzu karşısında yüzlerce insan Dolmabahçe Camii’ne sığınmıştı ya.. Haklarında dava açıldı.. Camiyi kirletmekten, camide sigara içmekten.. İçlerinde camide bira içtiği iddia edilen genç de var..
Gezi eylemcilerini itibarsızlaştırmak, çapulcu olduklarını göstermek için düzmece haberler yapılmıştı ya.. Onlardan biri de buydu..
Emre Öztürk kara propagandanın kurbanı olmuştu.. Elindeki kola kutusunu bira kutusu gibi göstermişlerdi..
*
Öztürk hayatıma kastedildi demiş.. O haberden sonra camide içki içen adam damgası yemiştir..
Hayatı kararmıştır..
O haberi yapanların bugün sesi çıkmıyor.. Konuşunca mangalda kül bırakmıyorlar ama kurdukları tezgâh ortaya çıkınca yüzleri kızarmıyor..
Bir özrü bile çok görüyorlar..