Bu işin altında başka şeyler var.. Reza Zarrab’ın mahkemede söyledikleri tabii ki çok önemli..

İftira diye geçiştirilmeyecek iddialar.

Adeta itiraf..

İnanıyorum ki savcılar o dosyayı yeniden açacaktır.. Zarrab’ın iddialarını sorgulayacaktır..

Sorgulaması gerekir..

Çünkü yeni deliller ortaya çıktı.. Oyunun başrolündeki Zarrab rüşvet verdiğini kabul etti..

Veya iddia etti..

Her neyse, bu ayrı konu.. Benim üzerinde durmak istediğim mesele farklı.. Zarrab’ın ABD’ye gidişiyle ilgili..

Zarrab’ın durup dururken, tutuklanacağını bile bile ABD’ye gitmesinin sırrı hâlâ çözülemedi..

Yok efendim, çocuğunu Disneyland’a götürüyormuş..

İnandırıcı değil; kılıf..

*

Adam Türkiye’de bir eli yağda bir eli balda yaşıyordu.. Boğaz’da yalıları, villaları, apartmanları, şirketleri vardı.. Özel uçağı vardı..

Milyon dolarları vardı.. Şarkıcı eşinin çevresi nedeniyle sosyetede yeri vardı..

Medyatikti..

Yani her şeyi vardı.. Koruma kalkanı altında cennet hayatı yaşıyordu..

*

Bu adam bir gün kalkıyor, peşinde olduğunu bildiği ülkeye gidiyor.. Tutuklanıyor, hapse atılıyor.. Ağır ceza yememek için de suçlamaları kabul ediyor..

Mantıklı mı?

Böyle davrandığı için ‘casusluk suçlamasıyla’ Türkiye’deki mallarına el konuldu...Yatlar, katlar, arabalar, apartmanlar, şirketler elinden gitti..

ABD’deki mahkemeden az ceza alıp, cezasını çektikten sonra Dubai’ye gidip yerleşmek için takla üzerine takla atıyor..

Bu arada ailesini, annesini, babasını, kardeşini İran’a yollamış!..

O İran ki Zarrab’ı yakalasa gırtlağını sıkacak..

Parasını çalmak suçundan ortağı Babek Zencani gibi idama mahkûm edecek..

Veya canının karşılığında parasını söke söke alacak..

*

Bu durum size normal geliyor mu?

Bana gelmiyor..

Zaten Zarrab’ın niyetini kimse açıklayamıyor..

Zarrab’ın neden ABD’ye gittiği, neden itirafçı olduğu Türkiye düşmanlığıyla, Türkiye’ye komplo yapıldı yaklaşımıyla açıklanacak bi durum değil..

*

Zarrab sahtekârın teki..
O sahtekârın kafasına
taş mı düştü?

Beyin sarsıntısı mı geçirdi?

Aklını peynir ekmekle mi yedi?

Ne oldu da hapse girmeyi, bütün mal varlığını (en azından Türkiye’deki) kaybetmeyi göze alarak teslim oldu?

İstanbul’daki tatlı hayatı bırakıp neden gitti?

Zarrab’ın altı derin demem bundan..

Önce bu sorunun yanıtını bulmalıyız… 

Meclis Başkanvekili Zarrab diyememişti!

Türkiye Zarrab’lı günleri daha önce de yaşamıştı..

Meclis soruşturma komisyonu kurmuş, Zarrab rüşvet verdi mi, vermedi mi diye aylarca araştırmıştı..

Çok değil, üç yıl önceydi..

Hafızalar hâlâ taze..

Bugünlerde herkes Zarrab’a sahtekâr diyor ya, o günler beyefendi pozundaydı..

*

Komisyon raporu Meclis’e geldi.. Bakanlar Yüce Divan’a gitsin mi, gitmesin mi diye oylama yapılacaktı..

Meclis’i Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı yönetiyordu..

Raporun sunuş bölümünü okudu..

Önündeki metinde Reza Zarrab yazıyordu..

Ama Ayşe Nur Hanım Zarrab’a Zarrab diyememişti.. ‘Kendisinden menfaat sağlanan kişi’ diye ifade etmişti..

*

Hatırlıyorum.. O zaman CHP Grup Başkanvekili olan Hamzaçebi müdahale etmişti.. Raporun sunuş metninde Reza Zarrab yazıyor diye uyarmıştı..

Ayşe Nur Hanım Zarrab’a Zarrab diyememişti..