Cepte sabit ücrete 290 bin itiraz

Cepte sabit ücrete 290 bin itiraz


       Cep telefonlarından alınan sabit ücrete itiraz etmek için hakem heyetlerine başvuranların sayısı katlanarak artıyor.
       Arkadaşımız İlkay Özcan'ın hakem heyetlerinden aldığı bilgiye göre Mayıs'ın son haftasında Türkiye çapında 200 bin olan başvuru sayısı, 2 hafta içinde 90 binden fazla artarak 300 bine yaklaştı.
       Haklarını arama konusunda Ankaralı cep telefonu sahipleri diğer illere fark atmaya devam ediyor. Ankara'da 51 bin 496 GSM abonesi sabit ücret adı altında bugüne dek ödediği paraları faiziyle birlikte geri almak için hakem heyetlerine başvurdu. İstanbul ise abone sayısında açık farkla önde olmasına karşın hala 27 bin 465 başvuruyla Ankara'nın çok gerisinde.
       Sabit ücrete itirazda bu iki ili izleyen Zonguldak ve Kocaeli 16 bine yaklaşan itiraz başvurularıyla dikkat çekiyorlar. Zaten aşağıdaki listede de görüldüğü gibi Anadolu'daki cep telefonu sahipleri bu konuda büyük kentlerdeki tüketiciye göre çok daha duyarlı.
       İlkay'ın aldığı bilgilere göre diğer bazı illerimizde tüketici hakem heyetlerine yapılan başvuru sayıları şöyle:
       İzmir..............9 780
       Malatya............9 200
       Diyarbakır........ 7 750
       Eskişehir..........4 250

Toktamış Ateş'i üzen kasko hasarı

       Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Toktamış Ateş'in Volkswagen Polo otomobiline arkadan çarptılar. Arabanın Aksigorta'dan kaskosu olduğu için normalde bu olayın Toktamış Hoca'yı sıkmadan halledilmesi beklenirdi. Ancak kendisi dışında gelişen olaylar onu bayağı üzmüş.
       Otomobil, eşi Nevin Ateş'in üzerine kayıtlı. Park halindeyken çarpılan araba ertesi gün yetkili servis Tamaş'a götürülmüş. Tabii aynı zamanda da sigorta şirketi durumdan haberdar edilmiş. Bu arada eksper devreye girmiş. Biliyorsunuz eksperler, bağımsız çalışan ve asli görevleri hasar tespiti yapıp, sigorta şirketine bildirmek olan kişiler. Ancak Prof. Ateş'in örneğinde olaylar biraz farklı seyretmiş. Ateş'i arayan eksper, olayı bir daha anlatmalarını istemiş. Arkasından da arabadaki hasarların aynı kazada mı, yoksa farklı zamanlarda mı meydana geldiğini vs. öğrenmek istemiş.
       Prof. Ateş eksperin bu hesap soran tutumuna anlam verememiş. 400 milyon lira tutan hasar ödemesi için kesin bir tarih de alamayınca konuyu köşemize iletme gereğini hissetmiş.
       Ateş, "Ben biraz üsteleyince, bu soruları şirketin talimatıyla sorduğunu söyledi. Kaskoda kusur bizde bile olsa, sigorta şirketi ödeme yapmak zorunda değil mi? Üstelik her seferinde parayı önce biz ödüyoruz. Şirketten paramızı 2 - 3 ay sonra alıyoruz" diyerek kendisini rahatsız eden noktaları sıraladı.
       Prof. Ateş'in arabası için rapor yazan eksper Şeref Yüksel ise eksperin birkaç soru sormasının pek çok durumda son derece normal olduğunu, bunun bir çeşit sorgulama gibi anlaşılmaması gerektiğini söyledi.
       Genelde büyük sigorta şirketlerinin çoğu, anlaşmalı servislerle iş yaptıkları için poliçe sahibinin hasar durumunda para ödemesine gerek kalmıyor.
       Aksigorta'da ise anlaşmalı servis sayısı oldukça az. Bazı markalarda ise hiç yok. Örneğin Volkswagen bunlardan biri. Hasar servis müdürü Raif Turan "Biz ödememizi doğrudan müşterimize yapmayı tercih eden bir şirketiz. Önce ya da sonra diye tanımlama yapmak yanlış. Arabanın tamiri 2 ay sürebilir. Ama bu bizim parayı 2 ay sonra ödeyeceğimiz anlamına gelmiyor" dedi.
       Prof. Toktamış Ateş bize başvurduğunda ödemeyi kredi kartıyla yapmıştı. Bizim devreye girmemizden birkaç gün sonra Aksigorta 400 milyon lirayı Prof. Ateş'in hesabına yatırdı.

İhlas Kargo'dan geciken tazmin

       Gaziantep Nizip'te yaşayan Hakan Uçkan, Ege Üniversitesi'nde asistan doktor olarak görev yapan kardeşi Haluk Uçkan'a armağan olarak Nokia 5110 cep telefonu aldı. Hediye paketi Nizip'ten İzmir'e İhlas Kargo'yla gidecekti. Ancak Mart başında verilen paket İzmir'e ulaşmadı.
       Haluk Uçkan hediyesine kavuşamadığı gibi İhlas Kargo'nun aşırıya varan duyarsızlığından da şikayetçi. "Ne tazmin yoluna gittiler, ne bir bilgi verdiler ne de bir özür dilediler" diyor.
       Arkadaşımız Sinem Kütük'ün görüştüğü İhlas Kargo yetkililerinin yanıtı ise oldukça garip: "Yapılan araştırma sonunda telefonun kaybolduğu tespit edilmiştir."
       İnsaf! Okurumuz bize başvurduğunda olayın üzerinden neredeyse 1.5 ay geçmişti. O güne kadar tespit edememişler mi?
       Ortada duyarsızlığın ötesinde bir savsaklama olduğu açık. Biz devreye girdikten sonra İhlas Kargo, kaybolanın yerine yeni bir Nokia 5110'u Hakan Uçkan'a takdim etti.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr