Sertleşme Bozukluğunda Kök Hücre Tedavisi

9 Şubat 2018

Sertleşme bozukluğu cinsel ilişki için tatmin edici bir sertleşmenin elde edilememesi veya sürdürülememesi olarak tanımlanmaktadır. 40-70 yaş arasındaki erkeklerin yaklaşık % 50'si bir dereceye kadar sertleşme sorununa sahiptir.

Günümüzde sertleşme bozukluğu tedavisinde etkili yöntemler (ilaçlar, iğne, vakum cihazları, protez) vardır. Bu tedavilerin tek başına ya da bir arada kullanımı sonucu %80’lere varan başarılar elde edilmektedir. Peki, bu kadar yüksek başarı oranı sağlanmışken neden başka tedaviler aranmaktadır? Bunun sebebi bu tedaviler hastalığı iyileştirici değildir. Günü kurtarmak için uygulanan semptomatik (şikâyeti giderici) tedavilerdir. Uzun zamandır bilim insanları iyileştirici tedavi üzerinde çalışmaktadırlar. Bu amaçla önce penise şok dalga tedavisi sonra PRP tedavileri geliştirilmiştir. Bu tedavilerde belirli bir başarı söz konusu olmasına rağmen ciddi sertleşme bozukluğu olan hastalarda yeteri kadar başarı elde edilememiştir.

Bu bilgiler ışığında kök hücre tedavisi ciddi sertleşme bozukluğu olan hastalarda doğal ve yan etkisiz bir tedavi olarak yerini alabilecek mi? Bunu çok yakın bir gelecekte görme imkânımız olacak.

Kök hücreler, bölünme ve farklılaşma kapasiteleri nedeniyle dokuyu yenileyebilen ve onarabilen, farklılaşmamış hücrelerdir. Kök hücreler, uygulandıkları bölgede hasar görmüş hücrelerin yerlerini alabilir ya da bu hücrelerin yenilenmelerini teşvik edebilirler. Bu kök hücre tedavisindeki temel mantıktır.

Kök hücre tedavileri tıbbın çeşitli alanlarında 1990’lı yıllardan sonra artarak kullanılmaya başlandı. Günümüzde kanser hastalıkları, kardiyo-vasküler hastalıkları, Parkinson hastalığı ve inme gibi nörolojik hastalıklar, multipl skleroz ve sistemik lupus eritematosus gibi otoimmün (bağışıklık sistemi) hastalıklar, dirençli yaralar, omurilik yaralanmaları gibi durumlarda kullanılmaktadır.

Yapılan klinik öncesi (deneysel- hayvanlar üzerinde) araştırmalarda, yağ dokusundan elde edilen kök hücrelerin penis içine enjekte edilmesinin sertleşme fonksiyonlarını düzelttiği bulunmuştur. 2016'da yayınlanan Soebadi ve arkadaşlarının yakın tarihli bir makalesinde bu çalışmalar özetlenmiştir. Çalışmaların hemen hemen tümende kök hücre uygulamaları penis sinir hasarı, vasküler (damarsal) yetmezlik, diabetes mellitus ( şeker hast.), hiperlipidemi ve yaşlanmaya bağlı sertleşme bozukluklarının düzelmesini sağlamıştır.

Hayvan deneyleri bu şekilde başarı ile sonuçlanınca klinik (insan) çalışmaları hız kazandı. Deneysel çalışmalarda yaklaşık 10 yıl sonra ilk klinik raporlar ortaya çıkmaya başladı. Bugüne kadar yayınlanmış 4 adet insan klinik çalışmasında sertleşme bozukluğu olan hastalarda kök hücre kullanılmıştır.

İlk çalışma 2010 yılından Kore’den Bahk ve arkadaşları tarafından yayınlandı. Şeker hastalığı nedeniyle sertleşme bozukluğu yaşayan, hiçbir tedaviye yanıt vermeyen, protez uygulanma kararı verilen, yaşları 57 ile 87 yaş arasında olan 7 hastanın penisine göbek kordonundan elde edilen kök hücrelerini enjekte ettiler. Hastalar toplam 11 ay boyunca takip edildi. Kök hücre tedavisi alan 7 hastanın 3’ünde ilaçsız, 2’sinde ise ilaç ile sertleşme elde edildi. Tedavi süresince ve takiplerde hiçbir ciddi olumsuz etki bildirilmedi.

Yazının devamı...

Cinsellikte Kadın Erkek Arasındaki Farklar!

2 Şubat 2018

Her konuda olduğu gibi cinsellik konusunda da kadın erkek arasında ciddi farklar bulunuyor. Bu konuda ortak olan tek şey birliktelik, amaçlar her iki grupta da değişkenlik gösteriyor. Erkekler cinsel birlikteliği üstünlük kurma, hâkimiyet sağlama olarak düşünürken, kadınlar duygusal yakınlaşma olarak değerlendiriyor.

Erkekler Hakimiyet Kurma Peşinde

Cinselliği kadınlar daha çok beğenilme, istenilme ve arzu duymak olarak görürken, erkekler biraz daha sonuca odaklanır. Duygusal bir bağ kurmak erkekler için geri plandadır. Oysa kadınlar güvenmediği, duygusal bağ kurmadığı biriyle birliktelik yaşayamazlar.

Bir bakış, bir dokunuş, bir hareket ya da bir söz, erkekleri bir anda harekete geçirebilir. Üstelik erkekler arzu ve isteklerini söylemekte daha açık sözlüdür. Bu konuda çekimser olan kadınlar sözleri daha az tercih edip temas ve bakışlara yönelir.

Erkekler, duygusal bağ kurmadan hemen hemen herkesle aynı gün içerisinde defalarca birlikte olabilir, bir gecede çok kez boşalabilirler. Erkeklerin haz alması, vajen içinde saatlerce gidip gelmesiyle eş değerdir. Bu sebeple erkekler performans kaygısı güderler. Erken boşalmayı üstünlük kuramama olarak değerlendirirler.

Kadınlarda Duygusallık Ön Planda

Duyguları ile ön plana çıkan kadınlar; arzulandığını ve istenildiğini hissetmek ister, birliktelik öncesi romantizme önem verirler. Onlar için orgazm her daim ikinci plandadır ve erkeklerin cinsel organına odaklanmasından rahatsızlık duyarlar. Sadece boşalmak amacı güden erkekler istediği yerde, istediği zaman, istediği kişiyle ve istediği şekilde birliktelik yaşayabilir. Ve ilk birlikteliklerini genel olarak para karşılığı yaparlar. Kadınlar ise tek eşlilikten yana olup ilk tecrübelerini eşleri ile yaşama taraftarıdır.

İlişkide baskın ve yönlendirici olmayı seven erkekler; nihai hedeflerine ulaştıktan sonra partnerleri ile yakınlaşmaktan kaçınırlar. Bu durum kadınlar tarafından çoğunlukla bedenlerinin kullanılması olarak algılanır. Kadınları ise orgazm olduktan sonra sarılmak, yakınlaşmak tatmin eder.

Yazının devamı...