Özay Şendir

Özay Şendir

ozay.sendir@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Bu ülke, askerden kaçmak için sahte sağlık raporu alıp, bu yüzden ceza alan ve sonra Ahmet Kaya’ya saldırarak milliyetçilik konusunda kendisini temize çekmeye çalışan şarkıcılar gördü. Sanat ve savaş kelimeleri aynı cümle içinde geçtiğinde herkesin bir kaşı kalkar ama sizi 20 Temmuz 1974 gecesine götüreyim:

ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın, Kıbrıs Özel Temsilcisi Joseph Sisco, saatlerce uğraşmasına rağmen Başbakan Bülent Ecevit’i askeri harekâttan vazgeçiremediğini fark eder. Şansını bir de Ecevit’in şiir tutkusundan yana denemeye karar verir ve der ki: “Sayın Başbakan siz aynı zamanda bir şairsiniz, müdahale kararı verdiğinizde insanlar ölecek, bu sizin şair yanınızla çelişmeyecek mi?”

Haberin Devamı

Ecevit hiç duraksamadan cevabı verir: “Eğer müdahale etmezsek ileride çok daha kanlı olaylar yaşanacak, daha fazla insan ölecek, o yüzden verdiğim kararın şairliğimle çelişen bir yanı yok.”

Çok uzatmayacağım, o gece ABD temsilcisi daha gitmeden uçaklar motor çalıştırır ve ardı ardına pistte sıralanmaya başlar. Hareketliliği fark eden Sisco, “Ben boşuna mı konuşuyorum yoksa?” diye sorar, uçakların kalkmak üzere olduğunu öğrenince de Ankara’yı terk eder.

Bülent Ecevit’in şiirini beğenen vardır, beğenmeyen vardır, bir şey diyemem ama ünlü Hint şairi Rabindranath Tagore’un şiirlerini Türkçeye büyük bir ustalıkla çevirmiştir. Yine Rudyard Kipling’in hemen herkesin birkaç mısrasını bildiği ‘Adam Olmak’ şiirini çeviren de Bülent Ecevit’tir. Onu bulup okumanızı öneririm, harika ve çok öğretici bir şiirdir.

Sonuç mu? Yaşadığımız dünya bazen daha fazla ölüm olmasın diye daha az ölümü göze almak zorunda kaldığımız bir yer maalesef...

SANAT VE SAVAŞ KARŞITLIĞI MESELESİ

Harekât gecesi reytingler...

Zeytin Dalı operasyonunun başladığı gece, reyting tablosu nasıl oldu dersiniz? Söyleyeyim, birinci ve ikinci dahil olmak üzere ilk beş programın dördü dizi. Kara harekâtının başladığı pazar gecesinde de durum pek farklı değil. Birinci ve ikinci dahil, ilk beş programın dördü yine dizi.... İnsan şaşırmadan edemiyor gerçekten...

SANAT VE SAVAŞ KARŞITLIĞI MESELESİ

Unutmayacağız kusura bakmayın...

Haberin Devamı

Gündem değişti, haklı olarak hepimizin gözü kulağı operasyon haberlerinde, ancak unutmamamız gereken haberler de var.

- Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giden 115 hamile çocuğun durumunu, yasal zorunluluk olmasına rağmen bildirmeyen kamu görevlileri, bunlara göz yumanlar ve orada idareci olanlar, çok sevinmeyin, unutmayacağız yaptığınızı.

- İstanbul’da her hafta bir can alan hafriyat kamyonları ve beton mikserleri, o devasa araçların deli gibi gidişini seyredenler, engellemek için kılını kıpırdatmayanlar, siz de çok sevinmeyin...

- 10 Ocak’ta, İBB Meclis Toplantısı’nda AK Parti Grup Başkanvekili Yardımcısı Faruk Aydın, kaldırılan Beşiktaş-Adalar hattı seferlerinin en kısa sürede yeniden başlayacağını açıklamıştı. Aradan iki hafta geçti, seferler halen başlamadı. Bir genel müdür, kaldırdığı seferleri iki haftada yeniden başlatamıyorsa, ya ortada bir beceri sorunu var ya da bürokrasi seçilmişlerin verdiği emirleri dinlemiyor. İkisi de birbirinden kötü...

Haberin Devamı

SANAT VE SAVAŞ KARŞITLIĞI MESELESİ

Kadın cinayetleri operada final değiştirtti

İtalya’da giderek artan kadın cinayetleri, Georges Bizet’nin ünlü opera eseri ‘Carmen’in finalinin değiştirilmesine neden oldu. Floransa kentindeki Opera Evi, oyunu 1830 İspanya’sından 1980’lerin İtalyası’ndaki bir roman kampına taşıdı. Eserin gerçek halinin final sahnesinde, Carmen saplantılı aşığı Don Jose tarafından öldürülür ya, bu kez öyle olmuyor. Aksine Carmen, Don Jose’nin elinden silahı kapıyor ve saplantılı aşığını öldürüyor.

“Ölüm olmasa daha iyi” diyeceksiniz biliyorum ama sonuçta ‘Carmen’in çağdaş bir yorumu, seyirciye sunulan... Önemli olan sanatın sahnede bile olsa, kadının öldürülmesine tepki vermesi.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, İtalyan sanat dünyasında iz bırakmış sanatçılardan birisidir. Bu değişiklik eminim ki onun da dikkatini çekmiştir ve yine eminim ki her sene sanatseverleri farklı eserlerle buluşturmayı seven bir sanat yönetmeni olarak, kafasında bazı fikirler oluşmuştur. Aile Bakanlığı da, benzeri sanat projelerinin hayata geçmesi için düğmeye basabilir aslında...

SANAT VE SAVAŞ KARŞITLIĞI MESELESİ

Zeytin Dalı ayıbı...

Burak Özçivit’e dair aklımda oluşmuş çok fazla bir algı yoktu doğrusunu isterseniz. Ama Zeytin Dalı harekâtı başladığı gün, bir film setinde çekilmiş üniformalı fotoğrafını paylaşmasını da garipsedim ve ayıpladım. Hem askerliğini bedelli yapacaksın, hem de tüm milli duyguların şahlandığı bir günde, kalkıp filmde çekilmiş kareyi paylaşacaksın.

Bak arkadaş, ister Zeytin Dalı olsun ister Kato Dağı operasyonu, o çocukların üniformaları senin fotoğrafta paylaştığın gibi kalmaz, bazen bıçak gibi keskin kayalar yırtar sağını solunu, bazen çamura bulanırlar ister istemez.

Doğru, bazen o askerlerde de kirli sakal dediğimiz kadar sakal görürüz çünkü günler süren operasyonlar sırasında tıraş olacak zamanları ve imkanları yoktur. Sırtlarındaki 30-35 kiloluk kumanya-yedek mühimmat yükünden tut da, soğuktan pancar gibi kızaran yüzleri ve donma sınırına gelmiş elleriyle, senin film setindeki halinden çok daha farklıdırlar. Bu ülkenin adını sanını bilmediğimiz bir sürü kahraman evladı var, onlara başarılar dileyeceksen, bunu set karelerini kullanmadan yap lütfen...