Serpil Çevikcan

Serpil Çevikcan

scevikcan@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Cumhur-başkanlığı sistemine geçişi düzenleyen anayasa değişiklik teklifi hafta başında Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak.
Ak Parti’de düğmeye çoktan basıldı.
Başbakan Binali Yıldırım’ın milletvekilleriyle yaptığı toplantı serisi ipuçlarını veriyor.
Ak Parti olası referanduma ilişkin kampanyayı genel seçim kampanyasından farklı bir formata oturtacak.
Dün kahvaltıda bir araya geldiğimiz Ak Parti Tanıtım Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, teklif Meclis’ten geçerse, Cumhurbaşkanı’nın onayından sonra işleyecek 60 günlük sürenin hiç de az olmadığını vurguladı ve şöyle dedi:
“Ama bu kampanya genel seçim kampanyası havasında geçmeyecek. Bu bir halkoylaması. Halkımızın anti propagandalardan, ön yargılardan, kafa karıştırıcı söylemlerdense gerçek bilgilerle teçhiz olmuş biçimde tercihini yapması için çok etkili bir kampanya yürüteceğiz. Farklı nitelikte bir kampanya olacak. Mesele bir parti meselesi olmadığı için parti dışı kampanya yapıcılar da çok önemli olacak. STK’lar, meslek kuruluşları, akademisyenler, sanat dünyası ve iş dünyası. Genel seçimde kime oy verirse versin, seçmenler burada çok farklı bir karar oluşturabilir.”
Yılmaz’ın, “Anayasa teklifiyle ne yapılıyor?” ve “Ne yapılmıyor?” başlıklarında sıraladığı 12 madde ise, Ak Parti’nin kampanyadaki tezlerini de ortaya koyuyor.

7 maddede, ‘Ne yapılıyor?’

Önce “Ne yapılıyor?” maddelerine bakalım:
1 - Siyasi istikrarı kalıcı hale getirmiş olacak. Sistemin zaaflarını Cumhurbaşkanı ve Ak Parti örtüyor ama zaafları duruyor. Bu giderilecek.
2 - Yapılan reformlar, daha hızlı ve daha etkin bir yürütme anlamına geliyor. Öngörülebi-lirliğin arttığı bir ortamda iyi işleyen bürokrasi ekonomik kalkınmayı ve büyümeyi getirecek.
3 - Yasama ve yürütme doğrudan halk tarafından seçileceği için darbe anayasalarıyla kurgulanmış Cumhurbaşkanlığı makamı vesayet makamı olmaktan çıkacak. Vesayet sistemi tamamen tasfiye edilmiş olacak.
4 - Temel iki işlevi yasa yapmak ve iradeyi denetlemek olan yasama, kuvvetler ayrılığı esas alındığı için asli işlevlerini daha etkin biçimde yerine getirecek.
5 - Cumhurbaşkanı en az yüzde 50’nin oyunu almak zorunda olduğu için marjinal siyaset güç kaybedecek, merkez siyaset güç kazanacak. Partiler değişik toplumsal kesimlere hitap etmek zorunda olacak. Bu, siyasetteki kutuplaşmayı azaltacak.
6 - Güçlü yürütme terörle mücadelede de çok etkili olacak.
7 Küresel ve bölgesel düzeyde risklerin farklılaştığı bir dönemden geçerken, iyi işleyen yönetim sistemi Türkiye’yi uluslararası alanda daha etkin hale getirecek.

5 maddede, ‘Ne yapılmıyor?’

Yılmaz’ın ağzından, “Teklifle ne yapılmıyor?” sıralaması ise şöyle:
1 - Devletin yapısı değişmiyor. Üniter yapımızda ilgili en ufak bir tereddüdümüz yok.
2 - Rejim değişmiyor. Cumhuriyet ve demokrasiyle hiç kimsenin bir problemi yok.
3 - Diktatörlük gelmiyor. Diktatörlüğün asıl kaynağı vesayetçi, bürokratik yapılanmalardır. Bitimsiz iktidarlar dönemi bitiyor.
4 - Sınırlı bir değişim yapılıyor, bütün anayasa değişmiyor.
5 - Herhangi bir kişiyi ya da partiyi oylamıyoruz. Bir sistem tercihini oyluyoruz.

Trump mahkemeye gönderecek mi?

15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunan FETÖ’nün eylemleri, saldırıları hâlâ sürüyor.
Buna karşılık, Gülen’in iadesiyle ilgili süreç ABD makamlarınca işletilmiyor.
Ankara, 15 Temmuz’dan önce iadesini istediği Gülen’le ilgili olarak 15 Temmuz sonrası süreci hızlandırdı.
Adalet Bakanlığı 19 Temmuz’da ABD’ye 4 dosya gönderdi.
22-23 Ağustos’ta Ankara’ya gelen ABD heyetine, Gülen’in bu örgütün lideri olduğuna yönelik kanıtlar tek tek gösterildi.
10 Eylül’de ABD’ye, Gülen’in darbe girişiminden dolayı geçici olarak tutuklanması istemli dosya iletildi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 27 Ekim’de ABD’ye giderek ABD Adalet Bakanı ile Washington’da bir araya geldi.
Bütün bu girişimlerin bir sonuca bağlanması için ABD Adalet Bakanlığı’nın gönderilen dosyaları inceleyerek, mahkemeye iletmesi gerekiyor.
Ancak, gelen son haber hâlâ bu aşamaya geçilmediği yönünde.
Mahkemeye gönderilmeden geçici tutuklama ve iade konusunda bir karar da verilemiyor.
Mahkeme aşaması, ya “Gülen’in iadesine karar verilebileceği endişesi” ya da bilinmeyen başka nedenlerle sürekli erteleniyor.
Geçen bunca zamana kadar bakanlıktan mahkemeye evrakların, taleplerin gönderilmemesi başlı başına bir sorun.
Ankara, artık gözünü Trump dönemine çevirmiş durumda.
Sürecin Trump işbaşına geçtiğinde mahkeme aşamasına evrilip evrilmeyeceğini göreceğiz.