İran’da yönetim seçimle değişir

Eklenme Tarihi04.01.2018 - 1:44-Güncellenme Tarihi04.01.2018 - 1:44


›› İran’da bir an önce istikrarın sağlanmasını arzu ettiklerini belirten Çavuşoğlu, “Rejimi seversiniz, sevmezsiniz ama İran’da yönetimler seçimle iş başına gelir. İran’da gösterilere iki kişi destek veriyor Netanyahu ve Trump” dedi...


›› Olası Afrin operasyonu için “Her şeyin bir zamanlaması var” diyen Çavuşoğlu, ABD ile vize krizi başta olmak üzere sorunların çözümüne yönelik temas grubu oluşturulduğunu, ABD heyetinin 23 Ocak’ta Türkiye’ye geleceğini kaydetti...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,  dün gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek 2017 yılıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Zorlu geçen 2017’de Türkiye’nin aktif dış politika izlediğini vurgulayan Çavuşoğlu, kritik başlıklarda şu açıklamaları yaptı: 
İRAN’IN İSTİKRARI ÖNEMLİDİR: İran Dışişleri Bakanı’nın bana söylediğine göre durum o kadar kötü değil. Gezi olaylarıyla benzetiliyor. Rakamları bizimle paylaştı. Yönlendirme mi var, iyi değerlendirmek lazım. İki kişinin destek verdiğini görüyoruz; Netenyahu ve Trump. Biz dışarıdan bu şekilde bir müdahaleye karşıyız. İran’ın iç işleridir ama İran’ın istikrarı komşuları için önemlidir. İran’ı eleştiren ülkelerin samimi ve çifte standarttan da uzak olması gerekiyor. Kendisine hizmet eden ülkelere ses çıkarmıyorlar. İsteğimiz, çatışmaların bir an önce durması ve istikrarın geri gelmesi. Rejimi seversiniz, sevmezsiniz ama İran’da yönetimler seçimle iş başına gelir. Bir yönetim değişecekse İran halkı değiştirebilir. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin açıklamalarını önemli buluyoruz. (ABD’nin konuyu BM’ye taşıması girişimi sorusu üzerine) Bu olayların uluslararası bir boyutu yok. Bu girişimin sebebi, ABD’nin güçlü İran karşıtlığı. BMGK’dan böyle bir karar çıkmaz. Birileri İran’ı karıştırmak istiyor. Bu ortada. 
AMACIMIZ FİLİSTİN’İN TANINMASI: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki oylama öncesi ABD yönetimi Beyaz Saray’da kurduğu ofisten tüm dünyayı arayarak tehdit etti. ‘Biz direniyoruz ama ABD çok bastırıyor’ diyen ülkeler oldu, oylama sabahı ise bazı ülkeler ‘Fikrimiz değişmedi ama çekimser oy kullanacağız’ dediler. Zorluk ve tehditlere rağmen ezici çoğunluk sağlandı. Ancak oylama günü bazı ülkelerin büyükelçileri ‘Tatile gidiyorum’ diyerek, New York’tan kaçtı. 2018 yılında amacımız Filistin Devleti’nin daha çok tanınmasını sağlamak. 5 Ocak günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı Fransa ziyaretinde en önemli başlıklardan biri bu. 
ABD’DEN SAMİMİYET BEKLİYORUZ: 2017 sorunlu bir yıl oldu. Artık samimi davranmalarını bekliyoruz. ABD, NATO’da müttefikimiz. İlişkilerimizin iyi olması gerekiyor ama bu ABD’ye bağlı. Bize yanlış yaptıklarında altında kalmıyoruz. İki ülke arasında oluşturulan bir çalışma grubu var, 23 Ocak’ta Amerikalılar Türkiye’ye gelecek. Hakan Atilla davasının seyrini gördünüz. Boş olduğunu gördünüz. Türkiye açısından ne çıktığının önemi yok. Başka iddianameler getirileceği iddialarının da önemi yok. Siyasi bir dava olduğunu Amerikalılara da söyledik. Komediye dönüştü. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Tamamen boş bir dava. Vize konusunda ABD’ye bir taahhüt vermedik. Sadece bir bilgi paylaşımıdır.
HER ŞEYİN ZAMANLAMASI VAR: 2018’de Suriye’de siyasi çözüm süreciyle uğraşılacak. Çözüm süreci sonrasında Suriye’nin yeniden inşası için tüm aktörlerle görüşmelere şimdiden başladık. Çözüm masasına kimlerin oturacağı konusunda çok netiz. Soçi’de YPG konusunda yani terör örgütlerinin toplantıya katılmaması için, ki İran da karşı. Bu konuda üç garantör ülke karar verecek. Kürtleri temsil edebilecek başka gruplar var. Rusya ile ABD arasında YPG’yi kullanmak konusunda rekabet var. Rusya YPG’ye destek vermiyor ama tam uzak durduğunu da söyleyemeyiz. En azından hassasiyetlerimizi anlıyorlar. ABD bunu da anlamıyor. Trump son telefon görüşmesinde silah vermeyeceğiz dedi, o günden sonra somut bir yardım gelmedi. (Afrin’e operasyon sorusu üzerine) Her şeyin bir zamanlaması var. Irak’ta da gayrimeşru referandum girişiminin ardından, Irak hükümeti ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki sorunun diyalogla çözülmesinden yanayız. Türkiye sorunun çözümü için rol oynayacak. Bölgesel yönetimin dünyaya açıldığı kapı Türkiye. Bizim iznimiz olmasa yurt dışına bile gidemez Barzani. Bizimle görüşmek istiyorlar ama önce biz de bazı şeylerden emin olmalıyız.
ALMANYA İLE ÖNEMLİ ADIM: Almanya PKK’nın gerçek yüzünü görmeye başladı. Eğer samimiler ise 2018’de önemli adımlar atacağız. 6 Ocak’ta Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel ile buluşacağım. İlişkileri daha iyi noktaya getirmek istiyoruz. Gabriel, Adil Öksüz’ün Almanya’da olup olmadığını bilmediklerini söyledi. Yakalama kararı çıkartmalarını söyledim, çıkarttılar.
PATRONLUK TASLAMA BİTTİ: AB ile 2017’de inişli çıkışlı ilişkilerimiz oldu. 2018’de AB, Türkiye’ye saygı duymayı öğrenir, eşit ortak olarak görür ve değerlendirmelerini AB üyelik çerçevesi içinde yapar ise ilişkilerimiz daha sağlıklı yürür. Patronluk taslama dönemi bitti. Vize serbestisi konusunda Türkiye’nin karşılaması gereken 65 kriterde sorun yok, ancak diğer kriterler için Türkiye’de ilgili dört bakan toplantı yaptık. Hazırladığımız belgeyi Başbakan’a ve Cumhurbaşkanı’na sunacağız, onların talimatları doğrultusunda AB ile paylaşacağız ve gelecek görüşü bekleyeceğiz. Gümrük Birliğini kazan kazan anlayışıyla güncelleştirebiliriz. Bu, Türkiye’nin de AB’nin de menfaatinedir. (Türkiye sıkıştığı için AB’ye yakınlaşmaya çalışıyor iddiası) Türkiye sıkıştığı için oraya buraya yanaşmıyor. Asıl tam tersi AB Türkiye’nin önemini anlamaya başladı. Tavrımız net, bir adım atana iki adım atarız. Bu bir zafiyet değil, kendine güvenen ülkenin yaklaşımıdır.

ABD ile sessiz temas grubu

ABD ile kurulan temas grubunun yanı sıra, gayri resmi bir temas grubunun daha oluşturulduğu, bu grubun vize krizinin çözümünde etkin rol oynadığı öğrenildi. Bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın A takımında yer alan ve daha sonra parlamentoya giren milletvekilinin oluşturduğu grubun, Erdoğan’ın onayı ile Aralık ayının ilk haftasında ABD’ye gittiği, üst düzey bir bakanın da aralarında olduğu 30 yetkiliyle görüştüğü öğrenildi. ABD ile 10 başlıkta sıralanan sorunlar konusunda da sessiz temas grubunun çalışacağı bildirildi. 

Enes Kanter takibi

Çavuşoğlu, FETÖ ile yurt dışında yürütülen etkin mücadele konusunda Gülen’e yakınlığıyla bilinen NBA oyuncusu Enes Kanter örneğini vererek, “Enes Kanter, dünya turuna çıktı. Singapur, Endonezya, Romanya’yı gezdi. Ülkeleri gezdi, sonra sınır dışı edildi. 10’dan fazla ülkeyi ziyaret edip FETÖ propagandası yapacaktı. Buna fırsat vermedik. ABD’ye kaçmak zorunda kaldı. Nijerya, Kenya, Güney Afrika. Odaklandık. Tüm Afrika ülkelerinde bunların peşlerini bırakmıyoruz. Mücadeleye devam edecğiz” dedi. 



Medeniyetler İttifakı canlandırılacak

Çavuşoğlu, 2017’de çok sayıda örgüt üyesinin Türkiye’ye iade edildiğini belirtirken, Türkiye’de cezaevinde olan yabancı terörist savaşçı sayısının 1500 olduğunu söyledi. AGİT’te hangi sivil toplum örgütlerinin temsil edileceği konusunda, “kimin katılacağına biz karar veririz aksi takdirde ilişkilerimizi gözden geçiririz“ tepkisini gösterdiklerini belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin talebini karşılamak üzere bir panel yapılacağını kaydetti. Türkiye’nin Katar ve Yemen ile ilgili krizlerin çözümü için aktif rol oynamayı sürdüreceğini kaydeden Çavuşoğlu, 2018’de Türkiye ve İspanya’nın Medeniyetler İttifakı projesinin canlanması için yeniden birlikte çalışacağını, bu yılın sonunda bir genel sekreter ataması yapılacağını belirtti. 
Büyükada sürprizi
Çavuşoğlu, Avusturya Dışişleri Bakanı ile iki ülke arasındaki sorunları konuşmak üzere Büyükada’da buluşacağını belirtirken, “Avusturya’da hükümet kurulunca güzel bir sürprizle karşılaştık. Dışişleri Bakanı Karin Kneissl yemin eder etmez benimle görüşmek istedi. Doğrudan Türkçe ‘İyi akşamlar, nasılsınız’ dedi, şaşırdım. ‘Ben Türkiye’yi çok seviyorum, çocukluğum Büyükada’da geçti. Sadece faytonlar mı var, araçlara izin veriliyor mu?’ diye sordu. Büyükada’ya davet ettim. ‘Araç var mı yok mu görürsünüz’ dedim” diye konuştu.