Meral Akşe-ner’in merakla beklenen partisi kuruldu.
Sorular belli: Parti tutar mı, barajı aşar mı, Akşener Cumhur-başkanlığı’na aday olursa kazanır mı?
Bu soruların yanıtı ise, “Kadrosu, söylemi, programı, ismi ve amblemi ile İYİ Parti, yelpazenin neresine oturabilecek?” sorusunda saklı.

Partinin nereye evrileceğini zaman içinde göreceğiz.
Dün, araştırma şirketi ANAR’ın Genel Müdürü İbrahim Uslu ile konuştum.
ANAR’ın, parti kurulmadan hemen önce yaptığı araştırmada potansiyeli yüzde 20’lerde çıkmış.
Uslu, “Ama bu potansiyel, ‘oy oranı bu olacak’ anlamına gelmiyor. ‘Asla oy vermem ve büyük ihtimalle vermem’ diyenleri çıkardığınızda kalanlar yüzde 20’ler civarında” dedi.
Uslu’ya, İYİ Parti’nin programı ve kadrosuyla ilgili tartışmaları anımsattım. 
Seçmen için parti programının değil, çeşitli olaylardaki tavırların ve adayların önemli olduğunu vurguladı.
Merkez sağdaki boşluğa talip olma meselesine gelince.
Uslu’nun saptamaları net:
“Kayı boyunun bayrağını sembol edindiğinizde Kürtlere, ‘bana oy verme’ demiş oluyorsunuz. Kürtlerin oyunu almayan bir merkez sağ partisi olmaz. Dolayısıyla, ben Meral Akşener’in merkez sağa oturmaya çalışan bir profili olduğunu düşünmüyorum.”
İddialı hedefleri olan Akşener’in partisinin hedefleri tutturabilmesi için Ak Parti’den de CHP’den de MHP’den de önemli oranda oy devşirmesi gerekiyor.
Uslu da Akşener’in üç partiden mutsuz seçmenleri hedeflediğini ama bu seçmen kitlelerinin mutsuzluk gerekçelerinin farklı olduğunu hesaba katması gerektiğini söyledi.
Uslu, “CHP’li birinin partisinden mutsuz olma nedeni ile şehirli muhafazakâr bir Ak Partilinin partisinden mutsuz olma nedeni farklı. O yüzden her üçünün birden İYİ Parti’de birleşmelerini sağlayabilecek bir sihirli formülasyona ulaşması kolay değil. Bir potansiyel var ama Ak Parti’nin 2002’de yaptığı gibi silip süpürmesi falan mümkün görünmüyor” dedi.
Son kamuoyu araştırmaları, kararsız seçmen oranını yüzde 30’lara kadar çıkarıyor. 
Uslu’ya Akşener’in kararsız oyların ne kadarını alabileceğini sordum. Yanıtı şu oldu:
“Seçmenin yüzde 15’i her halükârda sandığa gitmiyor. Yüzde 30’un yarısı bunlar. Kalan yüzde 15’in tamamını mutlu edecek bir parti kurmak zaten imkânsız. Yeni partinin önce rüşdünü ispat etmesi lazım. Parti teşkilatlarının hangi hareketten gelen insanlar tarafından kurulacağı da çok önemli. İllerde eski MHP’li, ülkücü insanlar teşkilatları domine etmeye başlarsa o zaman, ‘MHP versiyon-2’ olur.”
Uslu, MHP görüntüsünün hakim olduğu partinin MHP’deki mutsuzları daha kolay kucaklayacağını belirterek, “O da 5, 6, 7 puan. Buralarda bir şey. Barajı aşacak bir partiye dönüşmesi muhtemeldir ama zamana ihtiyaç var. Lokal araştırmalar yapıyoruz. Kadro belli oldu merak da kalmadı. Bundan sonra kamu vicdanını yansıtan duruşlar gösterebilirse karşılık bulabilir” diyor.
Son bir not.
ANAR’ın yaptığı çalışmalara göre partiye kadın seçmenlerden çok erkek seçmenler eğilim gösteriyor.
Uslu, “MHP seçmeninin yüzde 70’i erkek. O nedenle kadınlar değil, erkek seçmenler meyyal ama zaman içinde bu denge değişebilir” dedi.