RAMAZANIN TARTIŞMALI DiZiSi

Eklenme Tarihi24.07.2012 - 2:30-Güncellenme Tarihi23.07.2012 - 21:24

“Laikleri yerden yere vuruyor” diye eleştiriliyor. Diğer yandan sakallı ve cübbeli karakterlerin komedi malzemesi yapılması ile ‘Samanyolu TV Cübbeli Hoca’dan böyle intikam alacak’ diye İsmailağa Cemaati tarafından yerden yere vuruluyor. Her iki tarafa da gönderme var dizide.
Camiide dedikodu yapılması eleştiriliyor mesela (sakallı ve cübbeli oluyorlar). Öte yandan, “Bu ikindi her gün okunuyor, bugün de okunacak mı?” diyen ‘laik’ Eyüp karakteri de mevcut. ‘Kendimize Doğru’da orduya da gönderme var! 10. Yıl Marşı ‘ulusalcı laiklere’, Yunus Emre de imama okunuyor aynı karede! Espriler, ‘ideolojik’ tarafını bırakın, olsa da olur olmasa da halinde. Peki izlettiriyor mu? Bu tartışmayı yaratması kabul edelim ki, yeter de artar bile. Siyasi hiciv ne ölçüde izinli televizyonda? Dizideki gülmece bir muhalif hali mi yoksa genel geçer ideolojinin sabun köpüğü mü? Askeri taraf mevcut da mesela polis, savcı gibi bürokratlar neden yok? Levent Kırca’ya ‘ilkel, bildik espriler’ diyenler acaba bu diziyi izledikten sonra ne diyecekler? Televizyonda muhalif kanadı bu dizi mi temsil ediyor? Aklıma gelen sorular. Dizinin tılsımıysa şu tanıtım cümlesinin içinde yatıyor; “Dizi bol bol dua içeriyor...” Tartışması var, duası var izleyeni de var, gıcık kapıp izleyeni var... Eee, daha ne olsun!

ACUN ILICALI İÇİN YENİ DÖNEM

Acun Ilıcalı aslında bir yerde beklenen hareketi yaptı. Kanaldan alacağının büyük meblağlara ulaştığı yazılıyordu. Sanırım bu 100 bölümü çoktan aşmıştı. Show’la ‘duygusal’ bağından söz edildi. Bu sene sonunda Acun, anlaşılan biriken borcun kendisi için büyük bir sorun olacağını anladı. Ve almasının mümkün olmayan rakamlara ulaştığını sezdi. Bugüne kadar duyduğum Acun, kendi isminin garantisi olarak epey bir banka kredisi aldı. Yanında 110 kişi çalışıyor. Onların harcamaları artı yapım harcamaları ve kanal alacakları üst üste gelince belki de, bu kaçınılmaz oldu. Show TV cephesinde edindiğim izlenim “Eğer giderse üzülürüz” diye yorumlanabilir. Peki Acun’suz Show ne yapar? Yılda 110 bölümlük bir boşluk (Acun’un yıllık üretimi) nasıl doldurulur? İç yapımlara ağırlık verilecek anlaşılan. Yeni diziler mecburen gündeme gelecek. Hatta gündüz kuşağındaki bazı programların da akşama çekilmesi kısa vadede olabilir (Saba Tümer bile!) Show cephesinde, ‘riskli bir döneme girmeye hazırlanın’ alarmını galiba yarından itibaren verecek gibi görülüyor.

STAR’LA ÖN GÖRÜŞME TAMAM

Benim kulağıma gelen, görüştüğü yönünde. Yine kulağıma gelen, Show tarafınında hâlâ anlaşma zemini aradığı yolunda. Ama meblağın gerçekten bu işin altında kalkılabilecek seviyeyi aştığı konuşuluyor. Acun yeni bir sayfa açmayı bu sefer niyetli. Ama bu piyasa her türlü sürprize açık onu da belirteyim...
'Benim kulağıma gelen ilk ön görüşmenin olduğu ama Star ekibi ile haftaya buluşup durumun kesinlik kazanacağı yönünde.

İKSV KONSERLERİ HANGİ KANALDA?

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın caz konserleri ardı ardına bir kanalda ekrana geliyor; aHaber. ‘The İstanbul Project’ ve Carold Emeral konserleri yayınlandı. Ben “Neden bir müzik kanalı değil?” sorusunu vakıf yetkililerine sordum. Geçen yıllarda TRT ve NTV gibi kanallarda benzer konserlerin yayınlandığını ama bu sene bazı özel nedenlerden dolayı aHaber’in seçildiğini söylediler. Bunda en büyük neden, şimdiki çekim ekibinin daha önce Habertürk kanalında benzer yayınlarda başarılı olması. Bir de tabii sanatçının istediği telif ücretini ödeyebilmeleri. Bugüne kadar iki konser yayınlandı. Beş konser daha yayınlanacak. Peki neden haber kanalı? Vakıf, müzik kanalından çok daha geniş kitleye hitap eden haber kanallarını tercih ediyor. Bu şekilde önümüzdeki dönem festivale yeni izleyiciler kazandırmayı düşünüyorlar. Peki ‘ünlü isimlerin’ konser yayınları mümkün olacak mı? Keith Jarret’ın fotoğraf bile çektirmediğini, bu açıdan böyle isimlerin Türkiye konserlerinin yayınlanmasını şimdilik mümkün olmadığı söyleniyor.

REHBERiM

HEM FEMİNİST HEM KOMİK

‘Calendar Girls’ ve ‘A Lot Like Love’ filmleriyle tanıdığımız yönetmen Nigel Cole’dan bir komedi; ‘Kadının Fendi’. 1968 yılında, İngiltere’deki bir Ford fabrikasında geçen filmde cesur bir grup kadın güç birliği yapıp adalet için ayaklanıyor. Mücadelenin gayesi, cinsel ayrımcılığın önünü keserek erkeklerle eşit kazanç ve haklar elde etmek. Sally Hawkins’ten tek kişilik bir şov. Sosyal adaleti ele alan neşeli bir İngiliz komedisine buyrun. SİNEMA TV / 19.00

 

Etiketler