Irak'ta kördüğüm

Belli ki Bush, bu şekilde Irak hükümetini, kurumlarını, bilhassa ordu ve polisi güçlendirip güvenlik konularını büyük ölçüde onlara havale ederek Irak'tan çekilmeyi tasarlıyor.Bütünlüğünü ve güvenliğini kendisi sağlayacak olan bir Irak devletinin oluşturulmasıyla ABD'nin çekilmesi elbette son derece olumlu olurdu. Ama bu o kadar kolay gözükmüyor!Her şeyden önce mezhepler arasındaki siyasi, evet siyasi gerilimi ortadan kaldıracak bir yapılanma konusunda Bush'un planında net öneriler olmadığı gibi, aralarına bu kadar kan girmiş iki mezhep grubunu barıştırmak da kolay değildir. ABD Başkanı Bush'un açıkladığı yeni "strateji"nin askeri yönü, 20 bin Amerikan askerinin daha Irak'a gönderilmesini öngörüyor. Öncelikli hedef Bağdat'ta güvenliğin sağlanmasıdır. Başkentte hükümetin, devlet kurumlarının etkin çalışabilmesi, Irak ordu ve polisinin 'iyi' yetiştirilmesi için güvenliğin sağlanması gerçekten hayati derecede önemli. Bush, açıklamasında, "Sünnilerin sürece daha fazla katılımının sağlanmasını" istiyor ve bunun için Şii ağırlıklı mevcut Irak hükümetine uyarılarda bulunuyor, 'aksi halde çekilip gideriz ha!' gibilerden tehdidini de ortaya koyuyor.Aslında bu meselenin temelinde Bush'un hataları vardır. Saddam ve Baas yanlılarının bürokraside ayıklanması, Sünnilerin tasfiyesi olarak uygulandı. Buna karşılık, Iraklı Şiileri İran'dan uzaklaştırıp Amerikan tarafına kazanma siyaseti de devlet kurumlarının Şiileşmesini kolaylaştırdı.Ordu ve poliste de böyle oldu. Yeni ordunun çekirdeğini Şii "milisler" oluşturdu.Şiilere verilen İçişleri Bakanlığı da büyük çoğunluğu Şiilerden oluşan bir güvenlik kuvveti kurdu! Saddam'ı idam edenlerin militan Şii Mukteda El Sadr lehine sloganlar atmaları, bu yapılanmanın basit bir dışavurumuydu!Sünniler de büyük hata yaptılar ve "işgal ordusuna yardım için kurulan Irak ordusuna ve polisine katılmayı" tekfir eden fetvalar yayımladılar! "İşbirlikçi" diye masum Şii cami cemaatlerine bile kanlı saldırılar yaptılar. El Kaide bu yangını büsbütün körükledi. Sünniler, Şiiler Bush'un çözüm olarak "Sünnilerin daha fazla katılımının sağlanması"nı istemesi isabetlidir ama Şiilerin bunu kolayca kabul edeceği şüphelidir.Öte yandan görüldü ki, Sünniler, Türkiye'nin gayretiyle, siyasal sürece katıldılar ama bu sorunu çözmeye yetmedi; uzlaşma ve kurumsal katılma da gerekiyor.Bush'un bu noktada "Baasçılar üzerindeki kısıtlamanın hafifletilmesi" anlamına gelen düzenlemeler istemesi, Sünnilerin kurumsal katılımının önemini fark ettiklerini gösteriyor. Herhalde Sünni-Şiii uyumunun sağlanması için ABD'nin hem çok ciddi baskı uygulaması hem tarafların temsilcileriyle görüşerek sıkı bir diploması yapması gerekiyor.Irak'ın bütünlüğünü ve güvenliğini sağlamak için son derece önemli diğer bir husus da, "doğal kaynaklar"ın, bu arada petrolün ve dolayısıyla Kerkük'ün bir gruba değil Irak'ın tümüne ait olduğunu gösterecek bir statüye oturtulması zorunluluğudur.Irak'ın bütünlüğü ve güvenliği için kurumsal ve ekonomik 'altyapı' kuvvetli bir şekilde oluşturulmazsa, Bağdat'a gönderilecek olan 20 bin asker de yetmeyecektir! t.akyol@milliyet.com.tr 20 bin asker yeter mi?!