İran tecrübesi

İran tecrübesi


     HEM İslami düşünce türlerinin, hem antiliberal resmi ideolojilerin çağımızdan nasıl etkilenebileceği konusunda İran ilginç bir laboratuvardır. Ünlü Time dergisi de 12 Temmuz tarihli sayısında İran'a beş sayfa ayırdı.
       Cumhurbaşkanı Hatemi'nin tam sayfa resmini veren Time, yazısına "İran'ın yeni devrimcisi" başlığını koymuş.
       İran'daki değişimin öncülerinden örnekler veriyor. Son derece ilginç olanı, "Time"ın "liberal mollalar" dediği reformist din adamları...
       Mesela Molla Hasan Yusuf Eşkevari, "İslam ve demokrasinin bağdaşmaz olmadığını" savunuyor. Kızının çok iyi piyano çalmasından gurur duyuyor.
       Humeyni'nin "velayet - i fakih" doktrinini eleştiriyor!
     "Velayet -i fakih" bütün devlet kurumlarının, hatta "seçilmiş" parlamentonun bile üstünde yetkilere sahip, "atanmış" bir din adamları kuruludur.
       İran'daki teokrasinin temelinde seçilmiş parlamento değil, "Dini lider" ve onun atadığı bu "velayet - i fakih" kurumu vardır. Ordu ve adliye bu kuruma bağlıdır.
       * * *
     REFORM mücadelesinde odak noktası "velayet - i fakih" kurumudur.
       Humeynici egemenler bu kurumu bir "dogma" haline getirmişlerdir: Buna karşı çıkanın Humeyni ilkelerine ve İslama karşı çıkmış olacağı şeklinde bir dogma...
       Time'ın yazdığı gibi:
     "Muhalif mollalar Humeyni'nin ölümünden sonra dogmayı sorgulamaya başladılar. 500 molla ya cezaevinde ya ev hapsinde... Bunlar içinde, Humeyni'nin bir zamanlar kendisine halef ilan ettiği Ayetullah Hüseyin Ali Muntazari de bulunuyor..."
       Çünkü:
     "Tutucular, demokrasinin velayet - i fakih kurumunu etkisizleştirecek olmasından, böylece teokratik düzenin de onunla beraber gücünü yitirmesinden korkuyorlar..."
       Aydınları anladık... Okullarda Humeyni ilkeleriyle yetiştirilen kız ve erkek öğrencilerin teokratik baskıya karşı demokrasi istemelerini de anladık... Ama mollalar arasında da demokrasi hareketi gelişiyor!
       Çünkü bir toplumda sosyolojik değişim dinamikleri toplumsal olarak gelişiyorsa, bundan herkes şu ya da bu ölçüde etkilenir.
       * * *
     MUHSİN Mirdamadi, İranlı bir aydın... Bizim 68 kuşağının sol devrimciliği gibi, o da gençliğinde eylemci bir radikal İslamcı imiş. ABD'li diplomatları rehin alan radikal öğrenci liderlerinden biri.
       Sonra Cambridge'te siyaset bilimi doktorası yapmış, 'farklı olan'la tanışmış böylece!
       Şimdi Hatemi grubundan milletvekili ve parlamentoya rejimin hoşgörmediği Batı stili bir ceket ve pantolonla geliyormuş...
       Mirdamadi İran'ın geçmişinin ve geleceğinin simgesi sanki: Ateşli devrimcilikten, liberal demokrasiye değişim...
       İran'da her kesimden insanlar, rejimin dar geldiğini görüp ferahlamak istedikçe, Humeyni doktrinlerinden sıkılıp farklı fikirlere ilgi arttıkça, önceden görülemeyen sorunlar ortaya çıkıp çözüm için yeni düşünceler gerektikçe, ekonomik ihtiyaçlarla dünyaya açılma mecburiyeti görüldükçe... İran'da demokrasi fikri gelişiyor.
       Çağımızın toplumlara getirdiği sosyolojik dinamikleri yok etmek imkansızdır. Çağımızın dinamikleri de bütün ülkeleri, bütün rejimleri, bütün ideolojileri liberalleşmeye zorluyor.
       Anlayana saz, anlamayana davul zurna az.



Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr