Kürt sorunu ve Baykal

CHP lideri Baykal Güneydoğu gezisi sırasında yaptığı açıklamada, terör ve af kavramları arasındaki ilişkiyi doğru kurdu:
“Siyaseti silahla yapmayacağım, silahı tamamen elimden bırakacağım dendiği anda af olur... PKK’nın bir daha silaha başvurmayacağının netlik kazanması gerekir.”
Baykal’ın bu sözleri, terör tamamen biterse affın mümkün olacağı mesajını içeriyor; hem kamuoyuna hem örgütün tabanına...
Dünyadaki uygulama da böyledir; kesin olarak silah bırakılırsa, bu karar afla ödüllendiriliyor. Böylece “ya dağ, ya hapishane” ikileminin dışında bir yol daha gösteriliyor: Toptan silah bırakarak hayata katılmak!
Kamuoyunda bu yönde bir düşüncenin oluşması önemlidir ve Baykal bu yönde bir katkıda bulunmuştur. Bu sözleri “Atatürk’ün partisi”nin liderinin söylemesinin siyasi önemi açıktır.

Demokratik açılım?
Devletin demokratik açılımlar yapmasının iki yönlü etkileri oluyor:
-  Evvela devletin teröre karşı yürüttüğü mücadelenin uluslararası meşruiyeti güçleniyor. İspanya Franco rejiminden uzaklaşıp demokratikleştikçe ETA terörüyle mücadelesinde uluslararası destek kazandı. Bugün Türkiye’nin terörle mücadelesine uluslararası siyasi destek, 1990’larda olduğundan daha güçlüdür....
-  Devletin demokratik açılımlar yapması zamanla etnik kitlelerde de “terörsüz çözümün mümkün olacağı” kanaatinin gelişmesini sağlıyor ve terör örgütü üzerinde bu yönde baskılar oluşuyor. Son yıllarda PKK’nın 1990’lardaki kadar büyük eylemler yapamamasının bir sebebi, TSK’nın operasyonlarıdır, öbür sebebi, büyük terör eylemlerine bölge halkının gösterdiği tepkilerdir. Bu eylemlere Diyarbakır ve çevre illerinin ticaret, sanayi, ziraat odaları, kooperatif kuruluşları, barolar, sivil toplum örgütleri toplu bildirilerle tepki göstermişlerdir.
Dün de Diyarbakır’da baro ve odalar dahil 70 kadar kuruluş PKK’nın “1 Haziran’a kadar olan ateşkes ve çatışmasızlık tarihini uzatmasını” istedi.

Siyasi ortam
Bu kuruluşlar ve DTP askeri operasyonların da durmasını istiyor ama bu gerçekçi değildir. Hiçbir demokratik hükümet halkın duygularını hiçe sayarak teröre karşı hareketsiz kalamaz. Kaldı ki, devlet operasyonları durdurunca, PKK’nın da örgütlenme çalışmalarını durduracağına güvenmek mümkün mü?!
PKK, hoşlanmadığı Kürtleri bile ‘infaz’ eden bir örgüttür! Her açılım döneminde sansasyonel eylemlerle süreci tıkandıran bir örgüttür!
TRT Şeş’te çalışan Kürt sanatçıları ölümle tehdit eden, terörü tırmandıran PKK değil miydi?!
Terör olduğu sürece terörle mücadele de olacaktır. Bunun yanında, demokratik açılımlarla, terörsüz çözümün mümkün olacağını ve silahlar kesin olarak bırakılırsa genel affın da gündeme gelebileceğini gösteren bir “siyasi ortam”ın oluşması son derece gereklidir; hem terörün tabanını daraltmak, hem örgüt üzerindeki siyasi baskıyı artırmak açısından...
Baykal son sözleriyle bu yönde bir katkıda bulundu. Aslında CHP, İspanyol Sosyalist Partisi’nin İspanya’da oynadığı pozitif rolü Türkiye’de oynayabilmelidir.
Bu süreçte elbette modeller de tartışılacak. Tartışmadan değil taşlaşmadan korkmak lazım. Olmazsa olmazı, üniter devlet ilkesidir.