‘Öz savunma güçleri’

AHMET Türk, açıkladıkları “öz savunma güçleri” projesinin amacının “ayrışma değil birlikte yaşama” olduğunu söylüyor. Projenin amacı “sadece kültürel ve sosyal” imiş...
Acaba öyle mi?
PKK’nın partisi ve DTK gibi legal kuruluşları tarafından yapılan açıklamalarda, Kürtlere karşı “fiziki ve kültürel soykırım” yapılmakta olduğunu, bunu durdurmak için “öz savunma güçleri”nin kurulacağını söylüyorlar!
Tuhaf olan husus, kavramları böylesine çarpıtınca inandırıcı olacaklarını sanmalarıdır.
Stalinist örgütlenme modelinin başına “demokratik” kelimesini koyunca... Dünyaca tanımı belli olan “soykırım” kavramını çarpıtarak kullanınca “öz savunma güçleri”nin meşruluk kazanacağını sanıyorlar.
Bütün bunları Öcalan’dan ezberledikleri için, “öz savunma güçleri”nin ne olduğunu asıl Öcalan’ın açıklamalarına bakarak analiz etmek gerekir.

Her şeyi ayırmak
Fırat Haber Ajansı’nın 20 Ağustos günlü bülteninde Öcalan “öz savunma güçleri” konusunda şöyle diyor:
“Bununla sadece silahlı bir durumu kastetmiyorum...”
Dikkat, “silahlı durumu kastetmiyor” değil, “sadece silahlı durumu kastetmiyor”, aynı zamanda neleri kastettiğini şöyle anlatıyor:
“Öz savunma KCK, PKK tarzı bir silahlı yapılanmayı değil, halkın kendi güvenliğini sağlamasını ifade eder. Demokratik toplumun kendi güvenlik sistemine kavuşmasını ifade ediyorum...”
PKK askeri nitelikli bir örgütlenmedir, KCK silahlı örgütün “emir ve kontrol” teşkilatıdır... Öyle anlaşılıyor ki, “öz savunma güçleri” de PKK’nın kolluk ve polis bölümünü oluşturacak.
Zaten açıkça da söylüyorlar, mesela devlet Kürtler arasında fuhuşu yayıyormuş! Bunlar fuhuşla, hırsızlıkla falan mücadele edeceklermiş...
Suç işleyen birini tespit ettiniz diyelim... Ne yapacaksınız?!
Savcılığa ve mahkemeye mi vereceksiniz?
Hayır!.. Ahmet Türk “Hâkim görevini de yapacağız” diyor!
Bırakın ayrışmayı, adaleti bile ayırmaktır bu!
Hiçbir ortak kurum bırakmama girişimidir bu...
Selahattin Demirtaş “Kapitalist saldırılara karşı halkımızı koruyacağız” diyor?!
Öcalan aynı açıklamasında “Ekonomik sistem olarak kapitalizmi kabul edemeyiz” demişti zaten...
“Öz savunma güçleri” şirketlere el mi koyacak?!
Hukuki kuralı ve mercii ne olacak?!

Ayrılık mümkün mü?
Görülüyor ki bu tamamen ayrılıkçı bir projedir, üstelik totaliter bir projedir.
“Demokratik özerklik” adı altında bölgede totaliter bir yapının ve halk üzerinde “öz savunma gücü” adıyla militan bir milis tahakkümünün kurulması, birlikte yaşamaya hizmet etmez...
Hatta bölgede yaşayan Kürtler arasında bile müthiş gerginliklere yol açar.
Bir ülkenin bir tarafında demokratik, öbür tarafında totaliter bir sistem birlikte yaşayabilir mi?
Ülkenin bütünüyle olan hukuki, siyasi, sosyal bağları totaliter metotlarla kopararak birlikte yaşanabilir mi?
Bu tür aşırılıklar birlikte yaşamaya ve sorunun gerçek anlamda demokratik yöntemlerle çözümüne hizmet etmez. Aksine, duygusal kopuşlar yaşanırken bir de kurumsal bağları koparmak etnik kutuplaşmayı büsbütün tahrik eder.
Bu kadar iç içe geçilmiş olmasaydı ayrılmak mümkün bir çözüm olabilirdi; ama Türkiye’de ayrılık bir bedenin yarılması gibi korkunç bir felaket olur; herkes için...
Henüz vakit var; herkese akıl ve itidal şimdi lazımdır; yarın çok geç olabilir çünkü.