Terör sorunu

Terör sorunu


     HİZBULLAH teröristlerindeki "kişilik bozukluğu"na dikkat çeken psikiyatrist Prof. Dr. Sedat Özkan, bunların "ruh hastası" olduğunu söylüyor.
     "Ruh hastası" ama, "akıl hastası" değil; cezai sorumlulukları var, sağ ele geçirilenlerin yeri hastane değil, hapishane...
       CNN TÜRK'te konuşan Prof. Özkan, teröristlerin ve bu arada Hizbullahçıların üç temel özelliğine dikkat çekiyor:
       . İlkel kişilik düzeyi: Kişiliği oluşturan sosyal ve kültürel değerler gelişmediği için, hayvani düzeydeki yırtıcı içgüdüleri marazi derecede güçlüdür.
       . Örselenmiş çocukluk: Baba dayağının egemen olduğu ailede yetişmişlerdir. Dayak altında hem kişilikleri ezilmiştir, hem bu ezikliği gidermek için başkalarına şiddet uygulama eğilimi çok güçlüdür, despotturlar.
       . Toplumsallaşma yokluğu: Toplumsal ilişkileri gelişmemiştir. Farklı insani ve kültürel çevrelerle ilişkileri çok cılız olduğu için dar kafalıdırlar, 'farklı'yı 'düşman' görürler. Kısaca, fanatiktirler.
       * * *
     İRANLI laik yazar Amir Taheri "Holy Terror" (Kutsal Terör) adlı kitabında Hizbullah'ın ideolojisini anlatıyor:
     "Son derece basitleştirilmiş bir ideolojisi vardır. Çok basitleştirilmiş olduğu için de, eğitim düzeyi düşük, yoksul kent ve kasabalarda kolay muhatap bulabilir..."
       Hizbullahçı ideolojinin niteliği:
     "Bu ideoloji, İslami görünüşüne rağmen, aslında Manikean'dır ve bütün olayları 'iyi ve kötü' diye ikiye ayırmaya dayalıdır."
       Yani eski İranlı Mani'nin dinindeki gibi aydınlık - karanlık, ak - kara, iyi - kötü biçiminde keskin ikili ayırıma dayanan bir inanma biçimi...
       Taheri devam ediyor:
     "Olaylar gibi insanlar da böyle ikiye ayrılmıştır; Allah'ın yanında olanlar ve Şeytan'ın yanında olanlar. Savaş, birincilerin ikinciler üzerindeki mutlak zaferine kadar sürdürülmelidir. Şeytan'ın bütün dışa vurumları gerektiğinde şiddet kullanarak yok edilmeli ki, 'kutsal toplum' gerçekleşebilsin..."
       Ve müthiş bir Şeytan paranoyası:
     "Şeytan milyonlarca şekilde karşımıza çıkabilir; bazen bir kadın saçı, bazen Beyrut'taki Amerikan üniversitesi şeklinde..." (Sf. 78)
       Radikal sağ, sol ve etnik ideolojilerin de böyle "Manikean" ak - kara şartlanmaları vardır. Fanatikler 'gri'yi sevmezler!
       * * *
     TAHERİ'NİN anlattığı bu ak - kara ayırımına dayalı "son derece basitleştirilmiş" ideolojiler sağcı, solcu, dinci, etnik olabilir. Bunların en kolay militan devşirebileceği çevreler bellidir: Prof. Özkan'ın anlattığı toplumsal ve kişilik bakımından sorunlu çevreler...
       Sağ, sol ve etnik terör örgütlerinde ve radikal hareketlerde benzer psikolojik ve sosyolojik özelliklerin gözlemlenmesi de bundandır.
       Onun içindir ki, sorun din eğitimi değil, bu eğitimin dindar insan mı yoksa militan mı yetiştirdiğidir! Sorun sermayenin rengi değil, sermayenin sermayedarı rasyonel mi yoksa irrasyonel mi düşünmeye yönelteceğidir!..
       'İrtica' gibi genelgeçer, vuzuhsuz kavramlarla bu sorunlar analiz edilemez.
       Türkiye'nin bugünkü gelişme aşamasında terörün psikolojik ve sosyolojik kaynakları vardır ve bu sebeple, terör fevkalade önemli bir davadır ve elbette görüldüğü yerde ezilmelidir.
       Bunun yanında sosyal olguları dikkate alarak, ılımlı ile aşırıyı, şiddete başvuranla karşı çıkanı ayırt etmek de şarttır.


Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr