Türkeş ve Kıbrıs

Org. Kenan Evren Evren anında emir veriyor:- Her yeri arayıp bulun! Direnirse vurun!Tarihe not düşmek için, Sayın Türkmen'in bu anısını yazmak istedim.Demek ki, Evren, Türkeş'in o zamanki imajı sebebiyle, onun bir direniş örgütleyeceğini zannetmiş.Halbuki, sonradan mahkeme huzurunda merhum Türkeş'in kendisi ve ayrıca Yaşar Okuyan anlatmıştı: Darbe yapılacağını öğrenen Türkeş o kargaşada sol örgütlerin kendisine suikast düzenleyeceğini düşünerek, "durum netleşinceye kadar" saklanmaya karar vermiş, Yaşar Okuyan'dan bir yer bulmasını istemişti. Yer, o zaman kimsenin aklına gelmeyecek, Halil Şıvgın'ın eviydi. Bir süre sonra Türkeş teslim olacaktı.Beri taraftan, Türkeş de Evren'in kendisini astıracağını düşünüyordu; bunu hapishane arkadaşları olarak birçoğumuz kendi ağzından dinlemiştik. Bu da onun kafasındaki 'Evren' imajıydı.Evet, maddi gerçeklerle imajlar arasındaki farklar! Genelde imajlarımız davranışlarımızı daha çok etkiler. Adli olaylarda hukukun, tabiat ve toplum olaylarında bilimin işlevi, imajlarla karmaşık ve 'meçhul' gerçekler arasındaki mesafeyi daraltmaya çalışmaktır. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat önceki gün bir grup gazeteciyi kahvaltıya davet etti. Talat'ı beklerken kendi aramızdaki sohbette 12 Eylül'den söz açıldığında Sayın İlter Türkmen bir anısını anlattı: Darbe olmuş, Türkeş ortalıklarda yok, Evren'e rapor geliyor: "Türkeş'i bulamıyoruz." KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Talat Kıbrıs meselesinin teknik detaylarına varıncaya kadar gazetecilerin sorularını geniş bir şekilde cevapladı. AB'nin hazırlayıp da bir türlü hayata geçiremediği "Doğrudan Ticaret Tüzüğü"nü anlatırken Talat'ın söylediklerini çok önemli buluyorum:- Rumlar, Kıbrıs Türkleri iktisaden güçlenirse direnme güçleri artar diye düşünüyorlar. Zengin Güney karşısında yoksul kalmış bir KKTC'nin bir süre sonra direnemeyip çözüleceğini hesaplıyorlar.Bu amaçla, izolasyonu sürdürmek için yemedik halt bırakmıyor Rumlar!Bir zamanlar KKTC'de yapılan 'bayraksız' mitingleri, Rum vatandaşlığına gösterilen büyük eğilimi düşünün!..KKTC ekonomisi nasıl geliştirilebilir ki, direnci artsın? Bu soru her ülke için geçerli tabii. Mesele, kalkınmanın yollarını ve araçlarını doğru kestirebilmek. KKTC'yi iktisaden çökertmek Talat, KKTC'de kişi başına gelirin bugün 12 bin dolara ulaştığını anlattı:- Annan Planı'na Türkler evet dedikten sonra KKTC'ye Türkiye'den ve başka ülkelerden yabancı sermaye girişi arttı, çünkü politik belirsizliğin en azıdan azalacağı imajı doğdu. Annan Planı'ndaki mülkiyet hükümlerinin olumlu etkisiyle müthiş bir inşaat patlaması oldu. Bu başka sektörleri de olumlu etkiledi...Talat, rekabeti artırmak için yaptıkları vergi indiriminin gelir artırıcı etkileri olduğunu, Türkiye'deki ekonomik istikrarın KKTC ekonomisini olumlu etkilediğini belirtti. Talat, Annan Planı'na evet denildikten sonra hâlâ izolasyonların sürmesinin KKTC'de hayal kırıklığı ve tepki yarattığını, ama "evet"in böyle "çok büyük" yararlarının da olduğunu söyledi.Kıbrıs meselesinin birçok yönü var. Ama 'ana damar'lardan biri, ekonomidir, milli gelir rakamlarıdır! Onun için "Doğrudan Ticaret Tüzüğü" adeta meydan savaşı gibi önemlidir. t.akyol@milliyet.com.tr KKTC'de 12 bin dolar!