BAŞKANIN MAZBATA GECESİ!

Eklenme Tarihi16.09.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi16.09.2018 - 1:19

24 Haziran seçimlerinden kısa süre sonra devlet ricali ardı ardına YSK’yı aramaya başlayınca...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mazbatası acil koduyla baskıya verildi.
TBMM bürokratı ve Erdoğan’ın özel hattatı YSK’ya karargâh kurdu.
Baskıdan gelen mazbataya 10 ayrı deneme yazan Cumhurbaşkanlığı hattatı, YSK yetkililerinin de onayı ile düzgün çizilenlerden birisine karar verdi... 
Akşamüzeri yola revan olan çerçeveci ile YSK nihayet vuslata ulaştı.
Daha doğrusu öyle sanıyordu! 
TBMM, ‘13. Cumhur-başkanı’ ifadesine itiraz edince...
Film başa sardı! 
Hattat... Matbaacı... Çerçeveci...
Mazbatayı götüren...
Götüreni gözetleyen... 
Çerçeveyi taşıyan... 
İlgili... Sorumlu... 
İlgili ve sorumlulardan sorumlu...
Cümle âlem kim varsa... 
Apar topar YSK’da yeniden mesaiye başladılar! 
Çerçeveci gece yarısı yatağından kaldırıldı!
Matbaacı yeniden bastı.
Hattat yeniden yazdı.
Çerçeveci yeniden taktı.
Ve nihayet TBMM bürokratına zimmetle teslim edilen mazbatanın maceralı yolculuğu, TBMM Başkanı’nın makam odasında son buldu...

GİZEMLİ ZİYARETLER! 

Ankara’nın Kavaklıdere semtinde bulunan mütevazı ofis, önemli bir parti liderine sık sık ev sahipliği yapıyor. 
Günün tenha saatlerinde iki sivil polisin etrafı kolaçan etmesinden kısa süre sonra zırhlı lüks araç Tunus Caddesi’ne hızla yaklaşıyor. 
Her zamankinden daha az korumanın eşlik ettiği ziyaretler...
Adı İngilizce olan bir apartmanda son buluyor. 
Mühim siyasi liderin gizemli ziyaretleri konusunda rivayetler muhtelif! 
NLP uzmanından ders alıyor diyen de...
Sır görüşmelerini bu sığınağında yapıyor diyen de var!

BAŞARABİLİRİZ!

Günaydın... Son Havadis... Ulus... Güneş derken...
Yarım düzineden fazla gazete/dergi seyahatinden sonra...
Milliyet’teyim...
Hoş bulduk...
Yazma imkânı veren İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal ve Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı’ya teşekkür ederim.
Siyaset ve yaşamın tüm arka mahallelerine... 
Adil, natürel ziyaretler yapmayı umuyorum...
Sevgili okurlar; 
2200 yıllık çınarın...
16 büyük dalında yeşeren bir büyük öykü bizimkisi... 
Duraklama... Yenilgi... Şanlı zaferlerle... 
Sağa/sola yaslanmış...
Yaprakları gökyüzüne uzanan...
Salkım saçak bir Türkiye çınarının yapraklarıyız hepimiz...
Tarih şahit ki;
Toprağın da bir onuru var.
Kıymetini bilmeyeni üzerinden atıyor.
İstanbul’un eski sahibi Bizans değil miydi?
Kulak verin...
Sesini duyacaksınız!
Tarihin kalemi yine gıcırdıyor...
Belli ki yeni bir şeyler yazacak.
Al o kalemi, tarihin göbeğine sapla artık!
Tam orası kanıyor! 

CNN TÜRK’TE UNUTTUKLARIM... 

Geçtiğimiz salı günü tecrübeli gazeteci Bora Bayraktar’ın kaptanlığında yeni yayın dönemine giren CNN TÜRK’te “Türkiye’nin Sesi” programının yorumcusuydum. 
Ercan Gürses’in başarılı moderatörlüğünde; Ali Haydar Fırat, Ömer Lütfü Avşar ve Mustafa Şen programın diğer konuklarıydı.
Programda söylemeyi unuttuğum birkaç başlığı buradan aktarmak isterim; 
Siyaset ve medyanın dili yumuşadıkça...
Vatandaş kendisini o kadar huzurlu hissedecektir.
Siyasi tartışmalar çözüm odaklı olmadığı sürece... 
Karşıtlıktan oy çıkarma pratiği devam ettikçe...
Her gün birbirimizden biraz daha fazla uzaklaşacağız!
Üç günlük dünya... 
Değer mi?

FİKRİ TAKİP
CİNAYET GİBİ!

Adı Furkan Taha Elmas... 12 yaşında bir ana kuzusuydu...
25 Ağustos 2017 tarihinde Konya’da cinayet gibi bir kazaya kurban gitti. Bisiklet yolunda 110 kilometre hızla Furkan Taha’ya çarpan sürücü, Taha’nın naaşı morgdan çıkmadan serbest bırakıldı! 
Baba Mümtaz Elmas, kendi imkânlarıyla bilirkişinin hazırladığı raporu yalanlayan belgelere ulaştı ama...
Bir el... Kuvvetli bir el... Olayın seyrini değiştirdi!
Taha, Konyalı üst düzey yetkililerin çocuğu olsaydı...
Konya’da yer yerinden oynamaz mıydı?
Düşünün... 
50 kilometre hız yaptı denilen sürücü...
110 kilometre hız yapıyordu!
Bırakın her şeyi bir kenara...
Olay yerinde fren izi dahi yoktu! 
Adaletin saklandığı yerden çıkma vakti artık geldi!

BAŞKA ŞEYLER...

- Taciz iddiasıyla suçlanan Nihat Doğan, zihinleri berraklaştırmak yerine kendine methiyeler dizmeyi tercih etti...

Oysa karakteri değil, eylemi tartışılıyordu! 

Haberi duyuran gazeteci Buket Aydın’a yaptığı hakaretler, kendisine yönelik şüpheyi beslemekten başka bir işe yaramadı! 

Buket Aydın’ın habercilik refleksi de... 

Hakaretler karşısındaki duruşu da...

Mesleki kıdeminin üstündeydi... 

Nihat Doğan masum mu, suçlu mu bilemem!

Bir komploya kurban da gitmiş olabilir ama...

Şunu merak ediyorum; 

Nihat Doğan’a krizin böyle yönetilemeyeceğini söyleyecek bir tane dostu yok mu? 

- AK PARTİ’nin Ankara’da; Keçiören, Altındağ ve Mamak Belediye Başkanlarını bir daha aday yapmayacağı...

Ankara Büyükşehir’de, AK PARTİ ile CHP’nin oy makasının daralması halinde, Erdoğan’ın kabinede görev yapan icracı bir Bakanı aday yapabileceği belirtiliyor. 

- Erdoğan, çalışma arkadaşlarına sık sık, “Mütevazı olun” çağrısında bulunuyor. Belli ki; Yeterince mütevazı ol(a)mayan mesai arkadaşlarını tespit etmiş. Cumhurbaşkanı’na katılıyorum.

- CHP, Ankara Büyükşehir için Mansur Yavaş ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu seçeneklerini tartışıyor. Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen rakiplerinden bir adım önde görünse de adaylığı kesin değil...

VELHASIL: Zamanı gelmeden üzülme... Seneca.