Gazeteciler Erdoğan’a hangi arzuhali verdi?

Eklenme Tarihi14.10.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi13.10.2018 - 23:32

Rahmetli babamı radyoda Selda Bağcan’ın ‘Sivas ellerinde sazım çalınır’ sözleriyle başlayıp...
‘Kâtip arzuhalim yaz yâre böyle’ diye devam eden...
O güzel Anadolu türküsünü ağlayarak, hatta hıçkırarak dinlerken gördüğüm günden itibaren...
Bir daha bu türküyü dinlemeye cesaret edemedim!
Baba kokusu getiren bu türküyü, yıllar sonra evine haciz geldiği bir günde ziyaret ettiğim bir gazeteci arkadaşımda dinledim!
Hani büyük halk ozanı Ali Ekber Çiçek’in...
Derdim çoktur hangisine yanayım? 
Yine tazelendi yürek yarası... 
diye yürek pişirdiği bir türküsü var ya...
Öyle bir gündü...
Anlattıkça ağladı... Ağladıkça anlattı...
“45’den fazla gazeteci/çalışan mağdur edildi. 3 gazeteciye daha haciz geldi. Çoğu tefeciye düştü, 2 gazeteci arkadaşımız intihara yeltendi. 
1 gazeteci abimiz geçim sıkıntısından eşinden boşandı. Cumhurbaşkanımıza; gazeteciler Ahmet Eskioğlu ve Fahrettin Damga aracılığı ile bizzat mektup vererek, Jülide Sarıeroğlu’na da yüz yüze durumumuzu arz ettik. Konuyla Erdoğan da, Sarıeroğlu da çok ilgililer. Kapanan Kanal A’nın patronları Mustafa Kaya ve Ahmet Kaya’nın, gazeteci ve diğer çalışanlara faizi hariç 5.5 milyon borcu var. 
Mektupta, güçleri olmasına rağmen yıllardır paramızı ödemediklerini ispatlayacak belgeler koyduk. Şayet dedikleri gibi zor durumdaysalar, kayyum atanmasını da önerdik...” 
Madem bugün türkülerden, deyişlerden yol aldık.
Final yine Ali Ekber Çiçek’ten olsun.
Ben bu derde nerde derman bulayım? 
Meğer ŞAH elinde ola çaresi!

FİKRİ TAKİP 

Çay davetinin perde arkası

Geçen hafta, 2018 ODTÜ mezuniyet töreninde, Erdoğan’ın “Tayyipler Âlemi” pankartını açtıkları için bir ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan ODTÜ’lü 4 öğrenciyi... 
Cumhurbaşkanı’nın çaya davet ettiğini Türkiye’ye bu sütunlardan duyurmuştum.
Rus resmi ajansı Sputnik’ten Fox’a...
Ahmet Hakan’dan Vatan gazetesine...
19’u yabancı ajans/gazete/dergi olmak üzere...
180 civarında yayın organı Milliyet’i kaynak göstererek yayınladı.
Gösterilen büyük ilgiyi, uzlaşmaya duyduğumuz büyük ihtiyaca bağlıyorum... 
Az sayıda da olsa, davetin samimiyet ve doğruluğunu irdeleyen yazılar da oldu. Bu yazıları da saygıyla karşılıyorum.
Erdoğan’ın ODTÜ’lü 4 öğrenciye yaptığı çay davetinin bir de perde arkası var... Her şey Cumhurbaşkanı’nın çalışma arkadaşlarıyla rutin görüşmesinde başlamış... 
Önüne yığılan dosyaların yoğunluğundan... 
Ancak yarıya kadar içmeye fırsat bulduğu nar suyunu yavaşça masaya bırakan Cumhurbaşkanı Erdoğan...
Okuma gözlüğünü yüzünden sıyırıp, elinde hafifçe aşağı yukarı sallayarak danışmanlarına döner...
“Boş verin şimdi siyaset işlerini... 
ODTÜ’lü o çocuklar ne yapıyorlar şimdi? Yaşamlarını travmayla geçirmesinler. Onları çaya çağıralım!” talimatı verince... 
Tek tek aranan ODTÜ’lü öğrenciler çay davetini kabul eder...
Görüşme ne zaman olacak derseniz...
Pek yakında! 
Çay demleniyor!

PORTRE

MALKOÇOĞLU GİBİ!

15 Temmuz darbe gecesi “TRT binasına giremezsiniz!” diyen komutanı yumruklayan… 
Yere serdiği o komutanın elinden düşürdüğü telsizi hatıra olarak saklayan… Yine darbe gecesi TBMM’de; Namluya mermiyi sürdükten sonra, sokağa davet ettiği vekillerin tereddütünü görünce “Korkak mısınız siz!” diye bağıran… 
Terör örgütü liderinin, kendisine yönelik “Mutlaka etkisizleştirin” talimatını, “Sizi bitirmezsem, bakanlık bana haram olsun! “ sözleriyle yanıtlayan... 
Fena halde şahsına münhasır... 
Malkoçoğlu benzetmesi yapabileceğimiz bir siyasetçi Süleyman Soylu... 
Muhalefete yönelik bazı sözleri, bir kısım çevrelerin tepkisini çekse de... 
Terörün belini kırmada tüm zamanların en etkili isimlerinden birisi o...
Adı bazı illerin belediye başkan adaylığı için geçiyor olması bir siyasetçi için onur ama... 
Terörle mücadele eden unsurların, en etkin isimlerinden birisinin sistemden çekilmesinin bedelini hepimiz ödeyebiliriz...
Bazı terör unsurlarının, Soylu’yu terörle mücadele sahasından çekmek için büyükşehir adaylığını  çaktırmadan desteklemeleri, yazdıklarımın en açık belgesi    değil mi?

BAŞKA ŞEYLER...

Kış kapıda... Dışarıda yaşayan hayvanlar için bir parça yemek... Bir kap su... Bir parça şefkat... Çorak dünyamıza muson yağmurları yağdırmaz mı? 

VELHASIL: Güzel hayat isteyen, güzel insan biriktirsin.  Cemal Süreyya

Etiketler