Yılmaz ailesi

Yılmaz ailesi

       ARI kovanına çomak sokunca arılar çılgınlar gibi dışarıya fırlayıp önlerine ne çıkarsa sağa sola saldırırlarmış. Arı kovanının önünde ateş yakıp ortalık duman altı olursa bu kez arılar çılgına dönmezlermiş ama kovanı terkeder ne bal, ne şu, ne bu; sadece canlarını kurtarmayı düşünürlermiş.
       Mesut Yılmaz da arı kovanlarına hem çomak soktu, hem de onları duman altı etti. Şimdi arılar çılgınlar gibi her tarafa saldırıyor ve canlarını kurtarmaya çalışıyor. Çeteciler, PKK'cılar ve terör örgütleri hepsi, hepsi Yılmaz ve ailesine akıl almaz tehditler ve tertipler içinde.
       Adamlarda para tonla, sayı ile değil. Üstelik kaba cesaretleri var, cezaevi, ölüm filan umursadıkları yok. Önemli birtakım insanlara para ile iktidar vaadiyle her türlü kötülük yaptırılabilir. Kimi de para veya koltuk hırsı ile değil enayice katılırlar böyle işlere. Bu nedenle polisler, politikacılar, bürokratlar ve hatta medyacılar aman dikkat çevrenizi iyi kontrol edin oyuna gelmeyin, kullanılmayın.

       Şimdi gelelim Berna Yılmaz Hanımefendi'ye... Biliyorsunuz, geçen hafta ansızın Amerikan Bristol Hastahanesi'ne yattı, beş gün kadar kaldı orada.
       İyi yürekli, sevecen ve çalışkan Berna Yılmaz'ın vücudunda alerjik reaksiyonlar görülmüş. İlk belirtileri kırmızı lekeler, hafif baş dönmesi, nefes darlığı ve sıkıntılar. Kısmen de panik (İnsan nefes alamayınca paniğe kapılır).
       Alerji olaylarında nefes darlığı fevkalade tehlikeli bir durum. Allah saklasın insan bir anda tıkanabilir, işin şakası yok. Kortizon denilen mucize ilaç var ama zamanında ve dozunda verilmezse vay gidene.
       Pekiyi, Şırnak'tan Edirne'ye, İzmir'den Rize'ye kadar ülkeyi karış karış dolaşıp insanlara yardıma kendisini adamış bu temiz yürekli hanımın üzüntüsünün ve bunun sonucu alerjik reaksiyonunun kaynağı ne?
     - Son aylar bir sürü olaylar yaşadık. Pek çok haksızlıklar gördüm, bunlar beni etkiledi. Ben çocuklarıma, eşime, aileme bağlı, onlarsız yaşayamayan bir anneyim. Onların başlarına gelen her şey beni etkiliyor, üzüyor.
       - Ama politika görüyorsunuz katı ve nankör bir meslek. Üzülmemek için olayların dışında kalsanız...
     - Mümkün değil. Ben birtakım şeyleri içime atıyorum ki reaksiyonun nedeni bu. Ama kendi bünyemi gayet iyi biliyorum, üzüntülerimi kısa süre içinde yeneceğim. Biraz dinleneyim her şey yoluna girer.
       - Yine bir uçtan bir uca ülkeyi dolaşıp çocuklara, özürlülere yardıma koşacak mısınız?
     - Hem de nasıl ve en kısa sürede. Ancak bana üzülmek artık yasak.
       * * *
       MAFYA ve çetelerin başları şimdi içerde. Hatta yakınları da. Cumhuriyet'in 75 yıllık tarihinde belki ilk kez bu kadar örgüt ortaya çıkartıldı ve mensupları toparlandı. Arı kovanına çomak sokan Mesut Yılmaz ve ailesi çıkarları bozulan, yasadışı kişiler tarafından hedef alınmış durumda! Baksanıza, Topal'ın kumarhanelerinden kaçırılan vergilerin bile 3 - 5 milyar dolar olduğu saptanmış durumda.
       Bir başbakan ve ailesi iktidarda iken korunabilir ama görevden ayrılınca ne olur? Okula giden çocukları, aile fertleri hatta bizzat başbakan ve eşine aynı özen gösterilebilir mi?
       Evet bugün gayet isabetli bir uygulama ile eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in ve eski Başbakan Tansu Çiller'in geniş bir koruma kadrosu var. Mesut Yılmaz ve ailesinin ise karşısında milyarlarca dolarlık çıkarların, uyuşturucu ve kumar mafyalarının tehditleri bahis konusu.
       Yavuz Yılmaz Amerika'da, Hasan Yılmaz Ankara'da okula gidiyor. Berna Yılmaz, Mesut Yılmaz halkın arasında. Kovanlarına çomak sokulmuş arılar ise can kaygısıyla ortalarda uçuşuyor.
       İnsanoğlunun bu iftira ve çamur dünyası içinde üzülmemesi mümkün mü?




Yazara E-Posta: y.cetiner@milliyet.com.tr