İsim, cisim ve direniş!

21 Mayıs 2012

Fenerbahçe’nin başkanlık seçimi, tek adaylı, tarihi bir ortamda, oy kullanma oranı yüksek, duygusal, başkaldıran ve bir o kadar da yeni yönetim kadrosu nedeniyle düş kırıklığı ile yaşandı, bitti.
Tutuklu bulunan Aziz Yıldırım’ın oy rekoru denemesi yaptığı kongreye, asbaşkan Ali Koç’un yönetim kurulu listesinde olmaması damga vurdu. Koç’un çekilmesi, Metris Cezaevi’nde listesini hazırlayan Aziz Yıldırım’ın aldığı tek eleştiri oldu. Kongre üyeleri, seçime giren yönetim kurulu listesinin “zayıf” olduğunu ileri sürüp, “Ali Koç da ayrıldı. Şimdi bizim sesimizi kim duyuracak. Bu listedeki isimler, bu süreçte başkan Yıldırım tutuklu olduğu için, Fenerbahçe’nin haklarını savunacak yeterlilikte değiller” serzenişindeydi.
3 Temmuz sürecini yöneten Fenerbahçe yönetiminden “as yöneticiler” kimi kendi iradesi ile kimi de başkan Yıldırım’ın tercihi nedeniyle liste dışı kaldı. Onların ortak özellikleri, bir şekide isimlerinin Fenerbahçe Başkanlığı için telaffuz edilmiş olmasıydı. Elbette listede olmamalarının nedeni bu değildi ama ilginç bir ayrıntıydı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlunun kayınbiraderinin yedek yönetici olarak yönetim kuruluna girmesi farklı tepkiler aldı. Ahmet Ketenci ismi, dün Ali Koç’tan sonra kongre salonunda en fazla konuşulan isim oldu.
Finansal açıdan kaygıları bulunan Fenerbahçe kongresi üyeleri, İsfendiyar Zülfikari ismi nedeniyle bu yöndeki beklentilerini artırırken, İran asıllı petrolcü Zülfikari’nin, Aziz Yıldırım’ın yeni prensi olacağı konuşuldu.
Kongre salonu, “Yakında olağanüstü genel kurul olur, bu yönetim yetersiz” söylemi ile yüzü asık başladığı güne, “Ali Koç için yürüyüş yaparız” çaresini üreterek ve rekor oy alarak, tutuklu bulunduğu halde seçime tek başına girip kazanan ve tarihe geçen Aziz Yıldırım’ın 10. seçimini kazanmasının keyfi ile noktaladı. Ayrılan yöneticilerin “İsmimiz olmasa da cismimiz olacak” garantisi oy kullanma gününü renklendirmeye yetmese de, kongrenin genel sonucu bir kez daha “Direniş” olarak akıllara yazıldı.

Yazının devamı...

Kongrenin yıldızları!

26 Eylül 2011

Fenerbahçe seçmeni, iradesini tutuklu bulunan yöneticilerin masumiyetinden yana kullanıp, sürecin sıra dışı bir bütünleşme ile geçilmesi konusunda tarihi bir üslup ortaya koydu.
Nihat Özdemir’in “Son şampiyonluğun tarifine” aldığı tepki, hem kongrenin en renkli dakikalarını oluşturdu hem de genelin futbol takımının emeğine ne kadar sahip çıktığını ve onlara ne kadar inandığını gün yüzüne çıkardı. Muhalefetin pasif davranması, sanki hassas dönemin bir gereğiydi ve bu sağduyu sağlandı. Fenerbahçe’nin bu soruşturma sürecini zararsız atlatması için kayıtsız şartsız destek birliği doğdu.
Alkışların şiddeti, kızgın genel kurul yığınının ortak iradesini de soyut biçimde ortaya çıkardı. Kongrenin havası, tutuklu bulunan Başkan Yıldırım’ın üye yapısındaki hâkimiyetinin-inanırlılığının da bir sonucuydu. Olası olumsuz gelişmelere hazırlıklı kongre üyesi, konuşmalardan sonra ayağa kalkarak kişilere özel verdiği fiziki tepki ile onlara önem yükledi; Fenerbahçeli hâkim irade, her şeye karşın ileriye dönük başkan seçeneği olduğunun mesajını yaydı. Ali Koç’un aldığı alkışın şiddeti ve biçimi, seçmenin gözlerindeki “Başka çaremiz de var” ışıltısıydı.
Konuşmacılardan Nihat Özdemir, Selami Öztürk, Uğur Dündar ve Funda Sibel Pala, hatiplik performansları ile kalabalığı birlik olmaya zorlayan bir başarı gösterdi.
Tutuklu bulunan başkan Yıldırım da, mevcut yönetim de, orada bulunmayan ama isimleri anılan Kocaman ve Alex, bu sürecin kahramanları ilan edilirken, bu sonbaharda Fenerbahçe adeta yeniden baharı yaşadı.

Yazının devamı...