Cumartesi

07.04.2018 - 01:30

Yeni albümler arasında

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Kulağımıza çalınan, önümüze gelen, masamızın üzerine ulaşan yeni müziklere dair izlenimler, yorumlar, kısa bilgiler, eleştiriler.

“Uprooted” - MInor EmpIre

World music dünyada en fazla sanatçısı ve dinleyicisi olan müzik türü olabilir. Çünkü belli bir dile mecbur değil. Belli bir hikayeye bağlı değil, belli bir müzik türüne bağımlı da değil. Dolayısıyla dünyanın her köşesinde her türden müzisyen çok geniş bir spektrumda kendi yerel özelliklerini yeniden üreterek dünya müziğine katkıda bulunuyor. Tek yapmanız gereken, tabii müzikal açıdan yeterince özgünseniz ve hikayeleriniz etkileyiciyse, bu müzik sektörünün doğru kanallarında dağıtım ve tanıtım imkanı bulmak. ‘80’lerde kavram olarak yaygınlaşan, 2000’lerde zirve yapan world music sanıldığının aksine demode olmadı, yok olup gitmedi. Bunu biraz da geniş spektrumuna ve kendini yenilemesine borçlu.

Kanada’da çalışmalarını sürdüren Ozan Boz ve Özgü Özman’ın ‘Minor Empire’ adlı projesinin son albümü “Uprooted” iddialı bir world music albümü.

Köklerinden koparılanların hikayelerini anlatan albümde türkü formatındaki şarkılar Batılı kulakların hoşuna gidecek şekilde düzenlenmiş. Temalar göç ve bunun kültürel, toplumsal ve bireysel etkileriyle ilgili.

Albüm, ABD bağımsız müzik ödülleri’nde (Independent Music Awards) dünya albümü ve dünya müziği yapımcısı kategorilerinde iki dalda aday. Ekip Kanada’da hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip.

“After The Hurricane” - Kerem Görsev

Trompette Terrel Stafford, davulda Ferit Odman, kontrbasta Peter Washington piyanoda Kerem Görsev. Bu şahane ekip Görsev’in kişisel hikayelerinden hareketle bestelediği sekiz parçayı New York’taki Bunker Studio’da kaydetti. Tek kelimeyle müthiş. Standart caz seslerini sevenler için rüya gibi bir 54 dakika. Hem plak olarak da basıldı. Yakışır.

“An”  Edis

Doğru dürüst ne pop şarkıcısı ne de pop albümü var diye yazıp çiziyoruz. Karşılaşınca da söz etmeden olmaz. Edis’in “An” isimli albümü sound ve alt yapılar bakımından dünya popundaki trendleri yakalamayı hedefleyen bir albüm. Gerek beat anlayışı gerek efektler bakımından “şu ara moda olan” yerlerden gidilmiş. Bu elbette çağdaş duruyor ama orijinallik bakımından daha güçlü olunabilir miydi sorusunu da sordum. Albümün artıları da var. “Yalan”, “Çok Çok” taşıyıcı öne çıkan şarkılar. Açılış şarkısı “Roman” klasik Türk pop dinleyicisine yönelik bir hizmet olmuş. Klasik anlayışta ama şık bir parça. Yasemin Mori’li “Sevişmemiz Olay” kulağa ilginç geliyor.  “An” ve “Banane” sorunsuz icra edilmiş kaliteli modern dans şarkıları. “Sen Özgür Ol” gibi klasik baladları ise çok etkileyici bulmadım. Edis yeni şeyler denemeye hevesli, nitelikli ve yetenekli bir isim. Hevesini gerçekleştirdiğinde kalıplardan biraz dışarı çıktığında etkileyici oluyor. Ancak albüm standart popa teslim olduğu noktada durum değişiyor. Artıları ve eksileri olan dinlemeye değer bir pop albümü.

“Stories”   

Cazzip Project

Türkiye çok yetenekli müzisyenlerin yetiştiği bir ülke. Dünya çapında caz müzisyenlerimiz, klasik müzik icracılarımız, enstrümancılarımız var. Ne kadar değeri biliniyor, bu değerli sanatçılar ne kadar hak ettikleri yerlere gelebiliyor bu elbette ayrı bir tartışma. Cazzip Project, kendini iyi yetiştirmiş üç müzisyenden oluşuyor. Modern Müzik Akademisi’nde tanışan ve bir araya gelen Erhan Ertetik ve Ertuğrul Biber, daha sonra piyanist Aslı Özer’i de ekibe katarak yollarına devam ediyorlar.

Basta, Kıraç ve Gülşen’n konser ekibinden Erhan Ertetik yer alıyor. Davulcu Ertuğrul Biber de Bora Öztoprak ve Emre Kınay ile çalışıyor. Cazzip projesinde ise tamamen kendi keyiflerine ve ideallerine göre müzik yapıyorlar. Aslı Özer kurumsal hayatı devam ettiren bir yandan da piyano çalarak beste yapan bir isim. Albümde bazı besteleri de üstlenmiş.

Üçlünün müzikal anlayışı elektrik caz estetik kalıpları etkisinde. Etkilendikleri isimler arasında Chick Korea Electric Band’i görmek şaşırtıcı olmadı. Diğer referans isimler arasında Esbjörn Svensson Trio’ya rastlıyoruz. Üçlünün ilgi alanı cazın çağdaş yorumları çevresinde geziniyor.

“Stories” başarılı bir ilk albüm. Amatör ruhla kaydedildiği belli. İyi müzisyenlik ve kaliteli bir müzikal çaba var. Bu yetenekli enstrümancılarla tanışmakta tereddüt etmeyin.

Dinlenmeniz gereken 5 şarkı

“Mother Maybe” - Kadhja Bonet: Yeni nesil soul ve R&B’nin heyecan verici vokallerinden biri Kadja Bonet. Yeni single’ı ikinci el bir plakçının disko rafından fırlamış gibi. Orijinal, old school nefis bir sound.

“Everyone Acts Crazy Right Now” - Unknown Mortal Orchestra: Old School demişken, Unknown Morta Orchestra’nın yeni albümünün adı “Sex & Food”. Bu albümden yayınlanan üçüncü single’ın dans beat’leriyle arası hiç
fena değil.

“Philly Forget Me Not (with Train)”  Hall & Oates: ‘80’lerin en büyük hit makinelerinden Hall & Oates yeni şarkı yaptı. Bunu en son 14 yıl önce yapmışlardı. Dinlemek lazım.

- “I Can’t Stand It”  Blossoms: Son yılların en şahane pop gruplarından biri Blossoms ikinci albümünü yayımlamak üzere. İlk single’ı paylaştıklarından beri playlist’imizden eksik olmadı.

- “Wasted Time”  The Weeknd: Nu-soul’un süperstarının yeni EP’sinden bol bol duygusallık, minörler ve süpersonik efektler.

 

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.