Hakuna Matata.. Ole Sitima

Eklenme Tarihi16.03.2013 - 0:00-Güncellenme Tarihi16.03.2013 - 2:05

Sıra dışı ve dinlendirici bir seyahat arıyorsanız, Kenya’da safariye çıkmak çok doğru bir seçim olacaktır. Gün doğumundan gün batımına kadar doğayla baş başa olmak, uçsuz bucaksız yeşillikleri, ağaçları seyretmek ve yaban hayvanlarının yaşayışlarına yakından tanıklık etmek gerçekten çok keyifli… Şubat’ta bu muhteşem keyfi Kenya’da yaşadım. Tertemiz havasında birkaç saatlik uykuyla bile dinç uyanabildiğiniz, konakladığınız tentelerden dışarı çıktığınızda günün ilk ışıkları ile zebralar, bufalolar ve odanıza girmeye çabalayan babun türü maymunlarla karşılaşmak bir seyahatin sıra dışı olmasına yetiyor da artıyor bile.

Kenya’da Naivasha gölü üzerinde devasa kartalların balıkları kapışını seyretmek, Nakuru gölünde Flamingolar ve Gergedanların dünyasına dahil olmak, Masai Mara’da bir Leopar’ın ağacın üzerine çıkışını canlı olarak görmek, dişi aslanın ceylan yavrusuna saldırışını seyretmek, kendimi doğaya aitmiş gibi hissettirdi bana.

Kenya’da safari yapıyorsanız, en önemli şey aracınızı kullanan şoförün tecrübesi. Bu konuda çok şanslı olduğumu belirtmeliyim. Ole Sitima adında Mara köylüsü, sempatik mi sempatik, bir o kadar da kültürlü ve iç güdüleri son derece gelişmiş bir doğa insanı… Çalı çırpı iskeletin üzerine, sığır dışkısından yapılmış duvarları olan üç küçük odacığın olduğu, tahmini 15 metrekarelik bir barakada, doğanın ortasında, eşi ve 2 çocuğu ile yaşayan sevgili dostum Ole Sitima. Düşünün ki sadece beş gün birlikte geçirdiğiniz insana dostum diyebileceğiniz bir kişilik Ole.

Vahşi doğanın içinde elektrik olmadan, sığır eti yiyip, inek sütü içerek yaşayan bir ailenin reisi. Kendini geliştirmiş, üniversitede vahşi doğa bölümünde okumuş, çocukluğundan bu yana hayvanların hareketlerini incelemiş, ne zaman ne yapacakları konusunda incelemelerde bulunmuş ilginç bir insan. Sen de inek kanı içiyor musun diye sorduğumda, eskiden içerdim ama artık içmiyorum, vicdanen ineğin şah damarını kesip içmek bana artık rahatsızlık veriyor cevabını verecek kadar duygusal. Hiç şaşırmadım bu cevabına! Dağ başında yaşasa da, son derece hassas ve dost canlısı, hümanist aynı zamanda da hayvan sever biri Ole.

Masai Mara milli parkında araçların gittiği yeşilliklerin üzerinde, birçok sapaktan oluşan doğal yollar bulunmakta. Şoförümüz bazen dümdüz birkaç kilometre yol gidiyor, bazense yol ayrımına geldiğinde hiç tereddütsüz yoldan içeri dalıveriyor. Bir keresinde sağdan git istersen dememize kalmadı, hayır orada değil biraz ileride sola dönmem gerekiyor dedi. Hakikaten de bir anda sola dönüp ilerlediğimizde karşımıza ağaca zıplayan bir leopar çıktı. Nereden anladın da neden sağ yerine sola dönmeyi tercih ettin dediğimde, içgüdülerim var, bu kırsalda hangi hayvan hangi saatlerde nerelerde avlanır veya uyur işte ben bunların uzmanıyım diye ifade etti.

Ertesi gün bir yol üzerinden ilerlerken, yolun solunda bir fil ve sağından bir başka file rastladık. Fillerin arasına doğru gir orada fotoğraf çekelim dedim. Olmaz, hatta sağdaki fil bizi bloke etti bak soldaki otları koparırken sağdakinin kulağı seğiriyor, bu nedenle yoldan çıkıp arazi vitesi ile soldaki filin yanından geçip her iki fili de geçtikten sonra yola çıkacağım dedi. Meğer filin bloke etmesi demek, araca saldırıp ciddi hasar vermesi anlamına geliyormuş. Hakikaten de söylediğini yaptı ve ana yoldan dışarı çıkıp soldakinin solundan geçiverdi! Ne mi oldu? İlginç olan sonrasıydı… Bak şimdi arkaya dedi, arkaya döndüğümde bizi bloke ettiğini söylediği fil sakince yemek yiyordu ve her şey yolundaydı.

Ardından bir telsiz anonsu geldi, heyecanla hareketlendik. 4-5 aracın bulunduğu bir yere geldik. Bir de ne görelim, uzunca çalıların içine doğru gömülmüş yeleleri görülen bir erkek aslan, hemen yanı başında da bir dişi aslan uyuyordu. Yaklaşık yarım saat kadar başlarında durduk, hadi artık uyuyan aslanların başında neden bekliyoruz gidelim, zaten çalı çırpıdan da göremiyoruz bile dedim. Bana sen de diğer araçlar gibi davranma lütfen dedi. Nasıl yani? Bak biz biraz daha bekleyeceğiz ama belki de sadece biz kalacağız diğer araçlar muhtemelen gidecekler dedi. Hakikaten çok geçmedi diğer araçlar bastı gitti. Bir tek biz kalmıştık uyuyan aslanların yanında sap gibi orta yerde bekleyen. E hadi artık biz de gidelim hava kararmadan dememe kalmadı, erkek aslan yerinden kalktı ve esnemeye başladı. Ole, beklememize değecek, zira bu aslanlar balayındalar demesine kalmadı, aslan çiftleşmesine şahit olduk. Hiçbir rehber bunu bilmediğinden araçlarıyla oradan uzaklaşmıştı, ama bizim rehberimiz Ole Sitima hayatımızda unutamayacağımız o güzel anı bize yaşattırdı.

Teşekkürler Ole, iyi ki varsın çok keyifli ve ayrıcalıklı bir safari yapma imkanını bizlere sunduğun için. Teşekkürler ülkenin güzelliklerini bize yaşattığın için… Tekrar teşekkürler dostluğun ve güzel insanlığın için. Yeniden karşılaşmak dileğiyle; Hakuna Matata Ole Sitima

www.yurtdisiturlariuzmani.com

Etiketler