SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

Hormon dengesi yaşam dengesi

.

ABONE OL
Milliyet Haber

Kendinizi şişkin ve sinirli hissettiğinizde bir sürü muhtemel sebep sıralayabiliriz. Ama hava değişiminden beslenmeye, hareketsizlikten stresinize kadar aklınıza neredeyse hiç gelmeyen bir neden varsa o da hormonlarınızın dengesizliğidir. Hormonlar, hücrelerimizin ve organlarımızın çalışma şeklini etkileyen kimyasal habercilerdir. Biz kadınlar bunu adet döngümüz ile rutin biçimde yaşıyoruz ve hormon değişimlerinin ne anlama geldiğini biliyoruz, hatta bizler sayesinde erkeklerin de farkındalığı artabiliyor ama hormonlarımızın eksikliği veya fazlalığı hayatın her alanında akla gelmeyecek problemlere sebep olmaya devam ediyor.

Hormonlar vücudumuzda endokrin bezlerde üretilip kan dolaşımımıza verilir, onlar da dokulara ve organlara giderek ne yapmaları gerektiğini söylerler. Metabolizma ve üreme dahil olmak üzere vücudumuzdaki birçok önemli süreci kontrol ederler. Durum böyle olunca hormon seviyelerindeki küçük değişiklikler bile tüm vücudumuzda ciddi etkiler yaratabiliyor. Bu durumu bir yemek tarifi gibi düşünebiliriz; herhangi bir bileşenin miktarındaki ufak bir değişiklik bir anda sofranın tadının kaçmasına sebep oluyor. Etkisi bu kadar yaygın olunca dengesizliği durumunda da çok sayıda belirti ve şikayet gelişebiliyor.

Uyku problemleri: Yumurtalıklarınız tarafından salgılanan progesteron hormonu bundan sorumlu olabilir. Progesteron seviyesinin düşük olması uykuya dalmayı ve sürdürmeyi zorlaştırabilir. Düşük östrojen de aynı şekilde, sıcak basmaları ve gece terlemelerine sebep olarak uyku kalitenizi bozabilir.

Hafıza problemleri: Düşük östrojen ve progesteron düzeyi hafızanızı etkileyebilir. Özellikle östrojen beyindeki nörotransmitter işleyişini etkiler; menopoz öncesi ve sonrası yaşanan hafıza ve dikkat sorunlarının sebebi çoğunlukla budur. Aynı şekilde tiroid bezi hastalıklarına bağlı tiroid hormonları ile ilgili düzensizlikler hafıza ve algıya ait problemlere sebep olabilir.

Sürekli yorgunluk ve halsizlik: Sürekli halsiz ve yorgun hissediyorsanız, bunun altında yatan progesteron fazlalığı ve tiroid hormon eksikliği olabilir.

Depresyon ve değişken ruh hali: Hormon seviyelerindeki hızlı düşüş veya yükselişler, karamsarlık veya hüzne sebep olabilir. Hemen depresyon ilacına başvurmak yerine hormon ve vitamin durumumuzu araştırmak iyi bir yol olabilir.

Kilo değişikliği: Östrojen iştahımızdan sorumlu leptin gibi hormonların seviyesini etkiler, seviyesindeki düşüklük gereğinden fazla yememize ve kilo almamıza sebep olabilir. Fazla çalışan tiroid hormonları da açıklanamayan kilo kaybınızın sebebi olabilir.

Libido kaybı: Testosteron düşüklüğü sebebidir.

Üreme sistemi: Tamamen hormona bağımlı çalıştığı için regl düzensizliğinden menopoza, doğurganlığa kadar tüm fonksiyonlar etkilenir.

Çocuklarda etkileri: Hem erkek hem kız çocukları, ergenlik döneminde cinsel kimliklerine özgü hormonları üretmeye başlar. Hormon üretmede bir problem olduğunda hipogonadizm denilen sorun oluşur. Erkek çocuklarda kas ve kemik gelişimi, kıllanma, cinsel organların gelişimi etkilenir, saç dökülür. Kızlarda ise regl başlamaz, meme dokusu gelişmez, genel anlamda büyüme ve gelişmenin tümü etkilenir.

Bozulmasının nedenleri

Çok sayıda sebebi olabilir, en sık gördüklerimiz...

Hormon tedavisi almak, ilaçlar, iyi huylu da olabilecek bir tümör, hipofiz bezi hastalıkları, stres, yeme bozuklukları, travma veya yaralanmalar, kanser sebebiyle kemoterapi veya radyoterapi uygulanması. Ayrıca diyabet, tiroid bezi hastalıkları, Cushing hastalığı, Addison gibi böbrek üstü bezlerinin rahatsızlıkları her iki cinste de hormon bozuklukları yapabilir. Kadınlara özel durumlar ise menopoz, hamilelik, emzirme gibi fizyolojik olaylar ya da doğum kontrol ilaçları veya polikistik over sendromu olabilir.

Cildimizde çıkan sivilce, sindirim sistemi problemleri, baş ağrısına kadar pek çok bulgunun altında hormonal dengesizlik yatabilir. Yapmamız gereken bir şikayetimiz olduğunda bunun hormonlarımızdan kaynaklanan bir sorun olabileceğinin bilincinde olmak. Çünkü sorun eğer hormonlarınız ise şikayetlerinizi gidermek için ne yaparsanız yapın onları kontrol etmediğiniz sürece çözülemeyecek ve sürekli ilaca bağlı yaşamak durumunda kalacaksınız.
Birçok hastalıkta ve hatta yaşamsal problemde, öncelikle sorunun ne olduğunu bulmak çok önemli. Benzer şikayetlerin kaynağı benzer ilaçlar değildir ve bu konuda alacağınız tedavi ve öneriler kesinlikle kişisel size özel olmalıdır. Yakın gözlükten ağır ilaçlara kadar yardımlaşmayı ve öneride bulunmayı çok seven insanımıza önemle rica ediyorum; bulduğumuz tek bir çözümün herkes için geçerli olmasını en çok biz isteriz ama maalesef mümkün değil. Bilgili, maskeli, sağlıklı, coşkulu ama mesafeli bir bayram dileğimi tekrarlıyorum...

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Baş boyun kanserlerini konuşalım
  2. CİLDİMİZİN YAŞLANMASINI NASIL YAVAŞLATABİLİRİZ?
  3. Keloid tedavisinde yeni seçenek: Radyoterapi
  4. ANTİBİYOTİKLER VE KOLON KANSERLERİ
  5. Prostat kanseri
  6. KOVİD-19! ARTIK DAHA BİLGİLİYİZ
  7. Meme kanseri herkese!
  8. DOĞRU SU…
  9. Kaygı bozukluğu ve uyku problemi
  10. DİYEMEMEK AYIP...

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.