Besinlerle olan ilişkimiz çok karmaşık; hem bizi kanser yaptığını düşünüyoruz hem de koruduğunu... Bugün de belli başlı bitkileri ve yararlarını incelemeye devam edeceğiz.

Safran (Crocetin): Bir baharat türü safranın, yeni yayınlanan hayvan denekli bir çalışmada, karaciğer kanserine karşı etkili olduğu rapor edilmiştir. Akciğer, pankreas, deri, bağırsak ve meme kanserine karşı koruyucu olduğunu söyleyen yayınlar bulunmaktadır. Mekanizması kesin olmamakla birlikte DNA yapısındaki nükleik asit sentezini engellediği ve anti-oksidan etki gösterdiği düşünülmektedir.

Zencefil (Gingerol): Bulantı başta olmak üzere, mide rahatsızlıklarına karşı uzun yıllardır kullanılır. Zencefilin
meme kanseri modeliyle yapılan hücre kültürü çalışmasında, kanser kök hücresini öldürmede çok kullanılan birçok kemoterapi ilacından daha etkili olduğunun bulunmasıyla, kanser tedavisinde daha da popüler hale gelmiştir. Programlı hücre ölümünü ve otofaji dediğimiz hücrelerin kendi kendini sindirmesini aktive ederek antikansorejen etki gösterir. Kanser iki grup hücreden oluşur: Yüzde 99 kanser hücreleri ve yüzde 1 kök hücreleri. Kemoterapi veya radyoterapiyle kanserin küçülmesine hatta radyolojik olarak yok olmasına rağmen geri gelmesinin en önemli sebebi, bu kök hücrelerinin yaşamaya devam etmesinden kaynaklanmaktadır. Zencefilin aktif maddesi 6-Shagaol’un kök hücreye etkili olduğu, yapılan laboratuvar çalışmalarında gösterilmiştir. Yine de bu durumun, insanlarda da benzer fayda sağlayacağına dair yeterli çalışma bulunmamaktadır. Zencefilin hangi miktarda bu etkiyi göstereceği de araştırılması gereken bir başka sorudur.

Sulfarofan: Ana kaynağı brokolidir. Kanserojen maddelere dönüşümü engelleyen metabolik enzimleri bloke eder, kanserojen maddelerin atılımını, yok edilmesini sağlayan enzimleri ise aktive eder. Ayrıca damarlanmayı engelleyerek tümör beslenmesini ve yayılımını durdurur.

Fisetin: Çilek, elma, üzüm, soğan gibi birçok sebze ve meyvede vardır, ayrıca bulunduğu yere renk verir. Kanser hücreleri tarafından kullanılan çok sayıda sinyal yolunu etkilediği için umut verici bir kanser ajanıdır. Ancak tedaviye girebilmesi için hâlâ çok sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır.

Apigenin: En fazla maydanozda bulunmakla birlikte kereviz, üzüm ve biberde de vardır. Otofaji ve programlı hücre ölümü üzerinden etkisini göstermektedir. Kanseri hem engelleyici hem de tedavi edici etkisi olduğu düşünülmektedir; ancak yeterli çalışma henüz yapılmamıştır.

Geniş bir yelpazede beslenmeli

Fitoterapi örneklerini artırmak mümkün; ancak görüldüğü gibi araştırmalar hücre kültürü veya hayvan çalışması düzeyinde ya da epidemiyolojik çalışmalar seviyesindedir. Herhangi bir bitkinin, kesin olarak insanlar üzerinde etkinliğini gösteren yeterli bir klinik çalışma henüz bulunmamaktadır.

Önemle belirtmek durumundayım, cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi standart tedavileri bırakıp, tamamen fitoterapiden fayda beklemek doğru bir yaklaşım değildir.

Türkiye’de satılan bitkisel ilaç ve besin takviyeleriyle ilgili bir başka sorun, ürünlerin sadece Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan onay alması fakat Sağlık Bakanlığı onayının zorunlu olmamasıdır. İnsan hayatı odaklı bir düzenlemede sadece Tarım ve Orman Bakanlığı denetimi yeterli olmayabilir.

Sağlık Bakanlığı, 2018 yılının ikinci yarısında ‘Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Yönetmeliği’ yayınlamış olsa da; içerikteki takviye edici gıdalar, bitkisel kozmetik ürünler ve tıbbi cihazlar dışında hâlâ kapsam dışında çok sayıda ürün bulunmaktadır.

Yarar-zarar dengesinden genellikle emin olmadığımız, internetten tedarik edilebilen birçok ürünün kullanımı konusunda dikkatli davranmak ve doğal yollardan vücudun gereksinimlerini karşılamaya çalışmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Kanser tanısı aldığımızda, tedavi için radikal biçimde söz konusu bitkilere yönelmek yerine, hayatımızın rutin akışı içinde kanserden ve daha bir sürü rahatsızlıktan korunabilmek için tüm bu besinlerin olduğu geniş bir yelpazede beslenmek, eğer gerekiyorsa besin takviyeleri almayı düşünmek inanın en doğrusu olacaktır. Biz yaşamı, yormayan, sıkmayan, keyif veren, çok renkli bir çeşitlilikte    istiyoruz. Yaşam da bizi  öyle istiyor...

BİTKİLER VE KANSER-2

Daha fazla ve detaylı bilgiyi ‘50 SORUDA KANSER’ kitabında bulabilirsiniz. www.berrinpehlivan.com