Efkan Şeşen, 1980’lerin sonunda Grup Yorum’la çıktığı ‘daha iyi bir dünya’ arayışını ‘Vazgeçtim’ albümündeki yeni şarkılarla sürdürüyor. Belki geçmişe göre biraz ‘temkinli’ sözler ama daha olgun

Hayatın hor görüldüğü, eşyaya tapınmanın baş tacı edildiği zamanlarda yaşıyoruz nicedir. Umutsuz- luğa düşüp yorganı başımıza çektiğimiz, “Ne olacaksa olsun artık” dedi- ğimiz zamanlar arttıkça artıyor. Sonra beklenmedik bir anda eski bir dostun selamı, sesi geliyor bir yerlerden... Bir ışık sızıyor yorganın altına, miskinliğini atıp üzerinden vuruyorsun kendini sokağa.
Efkan Şeşen, bizim eski dostumuz, kadim dostumuz. Onu, Grup Yorum’un çığlığı olduğu zamanlardan beri tanırız, biliriz, dinleriz, severiz. Gücümüze güç, sesimizi ses katmak için bir kez daha sıvamış kolları dirseğine kadar.
Eski sesleri, eski lezzetleri aramış bir arkeolog titizliğiyle. Hüzne de batmış, neşeye de vurmuş kendini... En kederli notasının yakasına bile oturtmayı becermiş ‘umudu’.
Yenilere de el atmış! Zor olana soyunmuş. O şahane Can Yücel çevirisi Shakespeare şiiri ‘Vazgeçtim’i oturtmuş gitara. Ezginin Günlüğü’nden tadına vara vara dinlediğimiz parçanın gölgesinde kalmadan, “Seni yalnız komak var, o koyuyor adama”nın hakkını vermiş.
Övünmek gibi olacaksa da olsun, başkaları da kendi coğrafyalarını bizim gibi anlatsın. Efkan da, ben de Karadeniz kıyısının çocuklarıyız. Hararetimiz de ayrı merhametimiz de. Öfkemiz de pişmanlıklarımız da...

‘Vazgeçtim’ dese de vazgeçmez

Albümün beni en çok kasıp kavuran parçası, sözleri Mehmet Demirci’ye ait Efkan Şeşen bestesi Karadeniz türküsü ‘Balıkların Gözyaşı’ oldu. Bu yaz Çamlıhemşin’in Kotençur Yaylası’nda Hüseyin Altay’ın tulumu eşliğinde sabahın ilk ışıklarına kadar söylediğimiz ‘Balıkların Gözyaşı...’
“Ben miyim Amlakit’in aşuğu va ayyaşu / Denizde belli olmaz baluklarun gözyaşu” diyen türkü de öyle bir döktürüyor ki Efkan, insan ağlasa mı gülse mi, kalkıp oynasa mı çöküp kalsa mı, ne yapacağını bilemez oluyor...
‘Şivekar’da bizim kıyıların uzaklara göçmüş/göçürülmüş sesini geri çağırıyor Efkan. O da tıpış tıpış geliyor elinde buzukisiyle. Oturuyor Efkan’ın kıyısına, usul usul mırıldanıyorlar birlikte; “Çıkıp gelsen bu gece” diyorlar, “Bitsin yalnızlığım, yaralı eski bir şarkıda sevdalıyım.”
İyi adamlar iyi şarkılar yapıyor. İyi insanlar iyi dünyalar tasarlıyor... İyi dünyaların kurulması için iyi insanların bir araya gelip, yüksek perdeden iyi şarkılar söylemesi gerekiyor.
Efkan Şeşen, 1980’lerin sonunda Grup Yorum’la çıktığı ‘daha iyi bir dünya’ arayışını ‘Vazgeçtim’ albümündeki yeni şarkılarla sürdürüyor. Belki geçmişe göre biraz ‘temkinli’ sözler ama daha olgun. Bu karamsar zamanlarda Antonio Gramsci’ye bir selam çakma gibi Şeşen’in ‘Vazgeçtim’ albümü; “Aklın kötümserliği, iradenin iyimserliği...”

HELALiN VAR DIEGO!
Her insan etkinliği gibi futbol da ‘güzel yarınlar için’ ilhamlarla dolu. Kimin kim, neyin ne olduğunu görmek için biraz yakından bakmak yetiyor da artıyor. Şahane blog ‘aceto balsamico’dan ilham veren bir alıntı:
Maradona: “Tamam peki, beni Messi ile karşılaştırabilirsiniz. Böylece Pele’den kurtulmuş oluruz!”