Akdeniz Foku’na  kıymayın beyler

Mersin’deki deniz yaşamı, sadece nükleer santral değil, iki termik santral ve liman genişletme çalışmalarıyla tehlikeye atılıyor.. Nesli dünya çapında tehlike altında olan Akdeniz fokunun soyu tükenebilir

Mersin’in Silifke ilçesinde yapımı planlanan nükleer santral hakkındaki tartışmalar, malumunuz. Ancak aynı bölgede yapılması planlanan iki termik santral ve bir çimento fabrikası hakkında pek bilgimiz yok. Yeşilovacık Limanı’nın genişletme ve dolgu projesi çalışmaları, tüm itirazlara rağmen ocak ayında başladı. Bilim insanları, bölgedeki bu yatırımların geri dönülmez zararlar vereceğinden emin.
Türkiye’nin alanındaki en iyi uzmanlığa sahip kurumlarından ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Orman Bakanlığı’na konuyla ilgili bir dilekçe yazdı... Enstitü Müdürü Prof. Dr. Ahmet E. Kıdeyş, nükleer santralin 15 km. uzağında planlanan iki termik santral için yapılan liman inşaatının kıyı ekosistemine geri dönüşümü olmayan etkilerini açıkladı.
Prof. Kıdeyş, Taşucu’yla Aydıncık arasındaki bölgenin, Türkiye’nin doğallığını ve biyolojik çeşitliliğini nispeten koruyabilmiş ender kıyılarından biri olduğunu vurguluyor.

Balıklara elveda
Zaten tehdit altında bulunan Akdeniz Foku, deniz kaplumbağaları ve deniz çayırları gibi birçok hassas canlı türü, büyük tehlike altında. Peki neden ve nasıl?

1. Santraller yapıldığı takdirde, soğutma faaliyetleri için gerekli büyük miktarlarda deniz suyunun alınıp ısıtılarak denize salıverilmesiyle, zaten küresel ısınma tehdidi altında bulunan deniz suyu sıcaklığının yükseleceği tahmin ediliyor.

2. Bu durum, zehirli deniz anası, balon balığı gibi yabancı türlerin daha da çoğalmasına, birçok yerli türün kaybolmasına neden olabilecek.

3. Türkiye’nin sahip olduğu biyolojik zenginliğin bir kısmının daha kaybedilmesinin yanında, balıkçılık ve turizm faaliyetleri de olumsuz etkilenecek. Büyük debilerde soğutma suyu alımı ve ısıtılarak denize verilmesi, bölgede üretimi yüksek olan balık larvalarını ve diğer küçük canlıları yok etme potansiyeline sahip.

4. Akdeniz’deki en değerli balıkların başında gelen Orkinosun (Thunnus thynnus) Akdeniz’de bilinen dört üreme alanından biri, yine enerji santrallerini de içine alan kuzeydoğu Akdeniz’de...

Akdeniz Foku yaşayamaz
Limana gelince... Türkiye’nin en önemli Akdeniz Foku alanının içinde genişletiliyor. Fokların ürediği mağaralarından üçü, yapılaşma, kirlilik ve yoğunlaşan gemi trafiği yüzünden kullanılamaz hale gelecek.
Akdeniz Foku nesli kritik derecede tehlikede olan bir tür. Üreyebilmeleri ancak bu mağaraların korunmasına bağlı. Ayrıca Türkiye’nin bu bölgesi, tüm dünyadaki Akdeniz Fokları’nın en büyük kolonilerinden birine ev sahipliği yapıyor.
Bilim insanları, tesislerin uzun dönemli faaliyetleriyle bölgede Akdeniz Foku’nun tümüyle yok edilmesi anlamına geleceğini söylüyor.
Dikkat ederseniz söz konusu yatırımların ‘sadece’ deniz ekosistemi üzerindeki etkilerinden bahsettik... Kıyıda yaratacağı zararlar, hele termik santrallerin iklim değişikliğine olumsuz katkısını buna ekleyince korkunç bir tablo ortaya çıkacak.
Bir ülke, sadece bir avuç topraktan ve üzerinde yaşayan insanlardan ibaret değildir. Ancak doğal ve kültürel değerlerini koruyabilirse değer kazanır.

iNSANLIK iÇiN BÜYÜK KAYIP

ODTÜ Deniz Bilimleri, sosyo-ekonomik gelişmemizi, denizlerimizin biyolojik zenginliğini böylesine ciddi şekilde etkilemeden gerçekleştirmemiz gerektiğini vurguluyor.
* Muhteşem bir doğal güzelliğe, deniz yaşamına ve dolayısıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olan Taşucu-Aydıncık arasındaki bu kıyılarda söz konusu tesislerin inşa edilmesi, nesli tehlikede olan deniz canlılarının sonu olmakla kalmayacak...
* Ülke ve gelecek nesiller dahil, insanımız için çok büyük bir kayıp olacak. Şimdi söyleyin, değer mi?

Not: Bir süreliğine izninizi istiyorum... Uzak ve sıcak bir diyardan dönünce burada buluşmak üzere.