BİZ SAHNELERİNİ YIKIYORUZ ONLAR SUPER BOWL’A GİDİYOR

Dünya üzerinde en fazla seyirci toplayan ve televizyonda reklam saniyesi en yüksek organizasyondur Super Bowl... Amerikan Futbol Ligi şampiyonluk maçı, bu sene 2 Şubat’ta Miami’de oynanacak.
Karşılaşmadan sonra davet edilmek için herkesin çıldırdığı after party’de, Lady Gaga sahne alacak. Gecenin tek yıldızı o değil ama, Eminem ve Ariana Grande de olacak.
Bir de Anadolu Ateşi yer alacak orada, bir başka dünya starı, gururumuz olan grup...
2020’de, Paris’te her para ödeyenin sahneye çıkmasına izin verilmediği Le Grand Rex Tiyatrosu da kapılarını açtı Anadolu Ateşi’ne... Onlar tüm dünyada büyük bir saygı ve kabul görüyor, bir tek Türkiye’de, kendi vatanında, ‘tu kaka’ durumda.
Kendi yatırımları olan, dünyanın en büyük gösteri sahnesini, her yıl binlerce turistin koşarak gittiği mekanı yıkmak için uğraşıyor Antalya’nın Serik Belediyesi...
Mustafa Erdoğan’ın bir elinde dünyanın en saygın sahnelerinden gelen davetler, diğer elinde Serik Belediyesi’nin “Yıkacağım, yıkım parasını da senden alacağım” tebligatı duruyor.
Kural hiç değişmiyor, bu ülke için iyi şeyler yapmanın bedelini mutlaka ödetirler insana...
İyi işler mi yaptın, dünyada iz mi bıraktın, öde o zaman Erdoğan!
Sonra da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur” cümlesini yaz bir kumsala. Eminim dalgalar, bizden daha fazla sahip çıkarlar o sözlere...

Meme-bacak çıkmaz!

Bu fotoğrafı alın ve çevrenizde tanıdığınız tüm erkeklere ne gördüklerini sorun lütfen. Hırs, inanç, sevinç, farklı farklı bir sürü şey gören çıkacaktır ama bu kareden meme, kalça ya da bacak çıkmaz...
Avrupa’da ırkçlığın en fazla yükseldiği ülkelerden Hollanda’nın bir şehrinde, Avrupa’da ırkçılığın zirve yaptığı Almanya’yı
3-0 devirmişiz final maçında.
Tribünlerde başı açık ya da kapalı, kadın, erkek yüzlerce Türk vatandaşı, yıllardır hor görüldükleri bir coğrafyada, “Sizin ülkenizde kadınlar ikinci sınıf vatandaş” diyenlere karşı, voleybolcularımızın zaferiyle gururlanmış, mutlu olduğu bir an yaşamış.
Daha da önemlisi, Türkiye’yi kadınların ikinci sınıf vatandaş olduğu bir ülke sananların bir kısmı kendi salonlarında, bir kısmı da ekran başında derslerini almış.
Katıksız ve tartışmasız bir sevinci bile fazla görenlerden biri çıktı ve zehrini saçtı yine...
Bu fotoğrafta meme, kalça ya da bacağa dikkat eden biri çıkarsa, tavsiyem ondan uzak durmanız, belli ki kadınları seks objesi olarak gören biri var karşınızda!

Kenan’ın ceketi...

Bu fotoğrafta ceket yok Kenan İmirzalıoğlu’nun üzerinde. Sıla ve Hazer Amani’nin nikah sonrası verdikleri davetten çıkarken, üşüyen eşine vermiş ceketini...
Ünlü erkeklerin medya karşısında saç tellerinin görüntüsüne bile takıldıkları bir dünyada hoş bir hareket!
Çoğumuzun unuttuğu, benzer durumlarda, aracı getiren valelere “Acele edin!” diye fırça attığı bir dünyada eski zamana dair bir jest...
Bazı erkeklerin eşlerine aldıkları cip, bilmem kaç karat tektaş ya da bilmem ne marka saatin haberini muhabirlere
uçurup, sevgisini harcadığı parayla göstermeye çalıştığı bir dünyada, çok daha kıymetli bir tavır bu...
Kenan’ın ceketi, Sinem Kobal’ın üzerinde çok daha yakışmış İmirzalıoğlu’na...

Hangi Mehmet, hangi Öz?

Eğitimi tıp olan, evrensel üne sahip bir televizyon yıldızı doktor Mehmet Öz... Dünyanın neresine giderse gitsin, yanında televizyon şovunu hazırlayan şirketin yetkilileri olur. Özellikle medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda mutlaka bulunur o kişiler.
Türkiye, son üç gündür Öz’ün kahvaltı konusunda söylediklerini tartışıyor, kimi “Haklı, kahvaltı problem” diyor, kimi itiraz ediyor.
Mehmet Öz’ün bir süre yazılarının yayınladığı Hürriyet’in arşivlerine baktım ben de...
27 Ekim 2013’te, kahvaltının kalp krizini engellediğini anlatan bir yazı kaleme almış.
Sonuç mu? Bilim zaman
içerisinde, yeni bulgularla, ilkinden farklı sonuçlara ulaşabilir her zaman... Burada bir sıkıntı yok ama cümlelerinizi kutsal kitap metinleri kadar keskin yazdığınızda, ortaya garip bir durum çıkıyor.

Bak şu varoş (!) Almanlar’a!

Nusr-Et’in Dubai’deki şubesinde altın kaplama biftek yiyen futbolcular kervanına Borissia Dortmund forması giyen Jadon Sancho da katılmış.
Tıpkı daha önce Bayern Münih’in yıldızı Ribery vakasında olduğu gibi Alman medyası, görgüsüzlükle suçlamış genç futbolcuyu... O altın kaplama bifteğin fiyatı, yaklaşık 2 bin TL ve orta halli bir Alman tarafından da rahatlıkla ödenebilir bir fatura bu...
Peki bu Almanlar neden böyle yapıyorlar acaba?
Yoksa servet sahibi olduğunu insanların gözüne sokmanın ayıp kaçtığını falan mı zannediyorlar? Eğer bu kafadalarsa, fena halde haksızlık ediyorlar. İstanbul’un sosyetik alışveriş merkezlerinde tek bir gün geçirseler, servetlerinin kaynağını ve ödedikleri vergiyi hiç bilemediğimiz kimi tiplerin sosyal medya hesabına girseler, utanırlar bu 19 yaşındaki futbolcuya yaptıklarından...
Sahi, biz ne ara görgüsüzleştik bu kadar ve bir zamanların esprisi “Kıroyum ama para bende” lafı, nasıl hayatımızın gerçeği oldu?