Türkiye’nin B planı devrede

24 Haziran 2022

ABD Başkanı Biden ağırlığını koymaz ve ABD Kongresi Türkiye’ye yeni F-16 satışına izin vermezse ne olur?
Fransa’dan savaş uçağı almayı aklımıza bile getirmeyiz zira Macron bunu “Türkiye’ye hayır” deme şovuna dönüştürür. “Rusya’dan 5. nesil SU-57 savaş uçağı almaya mecbur kalırız” diye bir fikir var ama o da bir seçenek değil. Gerek pilotların eğitimi, gerek NATO’nun ortak haberleşme sistemi, gerek bakım-işletme… Tüm kurulu düzeni değiştirme mecburiyeti bu seçeneği de imkânsızlaştırıyor.

İşte bu noktada Ankara B planı için düğmeye bastı. Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz, Londra’da İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri Komutanı’yla bir görüşme yaptı. Dışarıya sızan bilgilere göre, Türkiye, yerli 5. nesil savaş uçağı envantere girinceye kadar, gelişmiş uçak ihtiyacını İngiltere’den 2. el Eurofighter Typhoon uçakları alarak kapatabilir.

Türkiye’nin filosuna katmayı planladığı Eurofighter Typhoon, Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı Rafale uçaklarıyla çok yakın özelliklere sahip. Düşük irtifa it dalaşında Rafale, yüksek irtifa it dalaşında Eurofighter Typhoon avantajlı. Dünyadaki kullanımına bakacak olursak, Eurofighter Typhoon daha çok ülke tarafından tercih edilmiş. Rafale, hava-kara savaşlarında etkin olmak için üretilmiş, Eurofighter Typhoon hava-hava savaşında etkili. Rafale, uçak gemisine inen versiyonlara da sahip ama bu Ege’deki denge için detay zaten.

Sonuç olarak, Türkiye, Ege’de deniz ve hava üstünlüğünü korumak için adımlarını sıklaştırmaya başladı zira Washington’a güvenemeyeceğimizi biliyoruz.

Atina boyunun ölçüsünü aldı

24 Mayıs’ta yabancı ajanslar, tüm dünyaya Suudi Veliaht Prens Selman’ın bir bölge turuna çıkacağını duyurdu. Habere göre, Selman Ürdün, Mısır, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı ziyaret ettikten sonra Türkiye’ye gelecekti. Fakat gezi haberdeki gibi olmadı.

Prens Selman, Ankara ile Atina arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde Yunanistan ve Güney Kıbrıs gezilerini erteleyerek, Türkiye’ye gelmeyi tercih etti.

Yazının devamı...

Başbakan olmak için Türkiye ile savaşı göze alan adam

15 Haziran 2022

Adı Nikos Dendias.

Bugün Yunanistan Dışişleri Bakanı. Gençliğinden beri sağ siyasetin içerisinde ama hep üye olmuş, hiç lider olamamış.

Milletvekili seçildikten sonra 10 ay süreyle Adalet Bakanlığı, iki yıl da Kamu Düzeni ve Vatandaşı Koruma Bakanı olarak görev yaptı.

Bakanlık süresinden en fazla aklımızda kalan şey, Yunanistan meclisinde yediği dayak oldu.

Aşırı sağcı Altın Şafak’ın milletvekili Kasidiaris konuşma yaparken önünden geçen Dendias’ı uyardı, Dendias cevap verince, parlamentosunda bir güzel dayak yedi.

Yunanistan’a gelen Suriyeli mültecilere kötü muamele de Dendias’ın bakanlık döneminin eseri, bugün başını okşayan efendileri o gün Dendias’a çok laf etmişlerdi. Daha sonra, üç ay Kalkınma ve Rekabetçilik Bakanı, altı ay da Milli Savunma Bakanı olarak görev yaptı.

Partisi Yeni Demokrasi seçimleri aşırı sağcıların desteğiyle kazandığı günden beri, Dendias bir zamanlar dayak yediği adamlara şirin gözükme derdinde, bunun yolunun da Türkiye karşıtlığından geçtiğine inanıyor.

Öyle tutarsız bir adam ki Türkiye’den Yunanistan’a mülteci gelmesin ama Türkiye mülteciler için Suriye’de yerleşim yerleri de inşa etmesin diyebiliyor aynı cümle içerisinde.  Tek hayali Yunanistan’a başbakan olmak aslında. Ankara’da diplomatik kuralları çiğneyerek yaptığı şov da bunun bir parçası, her tarafta “Yunanistan demokrasinin beşiği” diye böbürlenmesi de...

Yazının devamı...

Rumların ‘Ada Sahillerinde Bekliyorum’ dalgası

12 Haziran 2022

“Ada sahillerinde bekliyorum, her zaman yollarını gözlüyorum....”

1967 yılında, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Kıbrıs’a çıkarma yapmak için Mersin’den askerleri şileplere bindirip sonra indirince, Rumlar da bu şarkıyı Kıbrıslı Türklerle dalga geçmek için söylemişlerdi.

Aslında bu bestenin sözlerinin Rumca versiyonu da var, “Matia mu, matia mu, matia mu, ton omation mu matia” diye başlayıp devam ediyor şarkının Rumcası. Gözlerim, gözlerim, gözümün göz bebeği diye çevrilebilir yani. Rumca güftede Ada sahilinde bekleyen kimseden söz edilmez aslında ama dedim ya, o dönem Rumların derdi Türklerle dalga geçmekti...

Bu şarkıyı ve 1967 senesini bir kenara not edip, devam edelim...

***

20 Temmuz 1974 günü yıldırım baskı yapan gazeteler, Türk askerinin Kıbrıs’a çıktığını ve kolaylıkla tüm hedeflerine ulaştığını yazıyordu. Zafer başlıkları, köy ve kasabalarda davul-zurnalı kutlamalara dönüşmüştü.

Saatler 18:00’i gösterdiğinde Beşparmaklar’da bir hareketlilik başladı.

Bombardıman uçakları saat 20:00 gibi son yüklerini boşalttıktan sonra dönüşe geçti. O zamanın şartlarında gece bombardımanı yapmak oldukça zordu ve adına Barış Harekatı denilen, Başbakan Ecevit’in “Sadece Türkler’e değil Rumlar’a da barış getiriyoruz” diye açıkladığı harekatın planında gece bombardımanı yoktu.

Yazının devamı...

‘Yunanistan bize yayılmacı diyemez’

11 Haziran 2022

Akar, uzun süren sohbetimizde başta Yunanistan ve Suriye operasyonu olmak üzere oldukça önemli açıklamalar yaptı. Kelime kelime söylemedi ama ulusal meselelerde duygu seferberliği olması gerektiğine dair ince mesajlar da verdi.

Efes 2022 Tatbikatı’nın ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile yaklaşık 2.5 saat zaman geçirdik. Bakan Akar ile sohbetimize gündemin en sıcak maddesi Yunanistan ile başladık haliyle. “Riyakâr” gibi ağır bir ifadeyi neden kullandığını açıkladı Milli Savunma Bakanı: 

YUNANİSTAN VEKALET SAVAŞINDA... 

“Proxy (vekalet) savaşları yüz yıllardan beri devam eden bir şey. 1919’u hatırlayın. Ne haddine Yunanistan’ın tek başına buraya gelmesi. Yunanistan 1922’de altı başbakan, bakan, genelkurmay başkanını astı, ‘Niye bizim başımızı belaya soktunuz’ diye. Kendi yöneticilerini. Biz de “Tarihe, coğrafyaya, şartlara bakın, boyunuzu aşan işlere girişmeyin, herkesin telkin ve teşviklerine uymayın” diyoruz. Yunanistan’da bazı siyasiler şahsi ikballeri için sabah kalkıyor ‘Türkiye’, akşam yatıyor ‘Türkiye’. Türk-Yunan halkı, gerçekçi baktığınızda birbirini tanıyan, kültürü benzeyen halklar. Diyoruz ki görüşelim, sorunlar üzerinde çalışalım, zenginlikleri beraber paylaşalım. Onlar diyor ki ‘Hepsi benim’. Kimse bu devirde bunu kabul etmez. Ortak payda bulmak, bunu geliştirmek lazım. Tarafların bir yerde anlaşması lazım. 200 senede 3 kat büyüyen Yunanistan Türkiye’ye ‘yayılmacı’ diyor. Yayılacak yeri kalmamış adamların bu şartlarda bize yayılmacı diyorlar.” 

Yunanistan sağa sola harita yolluyor ama Türkiye’nin de dünyanın dört yanına dağıttığı haritası var. Lozan’da kara suları ve hava sahası olarak 3 mili kabul etmiş bir ülke bugün fırsat bulsa 12 deniz mili bir sınıra çıkacak. Bu önemli ama asıl önemli olan konu Akar adını vermese de “bazı siyasiler şahsi ikballeri için…” diye Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias’ı tarif etti gibi geldi bana. Dendias’ın Yunanistan Başbakanı olmak adına Türkiye ile ilişkileri sabote ettiğini aylar önce yazmıştım. Akar’a Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atina’ya yönelik uyarısının ana nüvesini de sorduk, uyarı her konuda dedi, Türkçe açılımı, Ankara, Atina’yı iyi komşuluk ilişkisine değil iyi komşu olabilmek için konuşabilmeye davet etti diyebiliriz... Yunanistan’a verilen ABD üsleri meselesi de elbette gündeme geldi: 

‘ABD ÜSLERİ TAKİP VE TEDBİR MESELESİ’ 

Yazının devamı...

Tatbikat eşittir 3 gün yıllık izin...

11 Haziran 2022

Başarıyla tamamlanan Efes 2022 Tatbikatı’nı birçok üst düzey komutan da izledi. Bakan Akar, tatbikatı izlemeye gelen komutanların yıllık izinlerinden 3’er gün düşeceğini söylemiş...

“Kampta kalan diğer ülke askerlerinin konuşmalarına kulak kabarttım, ‘Deli mi bunlar, gerçek mühimmatın arasına daldılar, biz de peşlerinden gittik’ diye anlatıyordu yaşadığı duyguyu...”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 49 yıllık askerlik alışkanlığından olacak, yönetim tarzı net biri.

Övgüsünü de eleştirisini de direkt söylemeyi tercih ediyor. Sohbetin sonunda tatbikattaki atış başarı oranını sordum. Cebinden bir tomar kâğıt çıkardı Akar, meğer izlediği her safha için bir sürü not almış.

Biz seyrederken tüm hedefler yüzde 100 vuruldu diye görmüştük, doğru tüm hedefler vuruldu ama bir nokta bir değil iki havan atışıyla tahrip edilmiş. Bunun da notunu almış Akar, üstelik bunu söyledikten sonra havanların çok netameli silahlar olduğunu da anlattı ama bir kenara yazmış işte.

Sohbet sırasında ortaya çıkan bir başka durum tatbikatı izlemeye gelen üst düzey komutanların 3’er gün yıllık izinlerinden düşme şartı olmuş. Milli Savunma Bakanı, “yıllık izinlerinizden 3’er gün düşerim” diye şart koşmuş.

Gerçekten 3’er gün düşecek misiniz diye üsteledim, “Kimse izine çıkmıyor ki zaten bizim orada” diye cevap verdi, üzerine ne söylesem boş olacaktı...

Yazının devamı...