GELİN ADAYI HANİFE, SİNAN AYGÜN’ÜN İZİNDE

 Şu artık evinin kadını olan ‘ünlü gelin adayı’ Hanife’nin nikahına, anne- babasının katılıp katılmadığını merak ediyor musunuz?
“Bize ne?” dediniz tahminen ama yeni yılın ilk gününde bir sürü yerde haber oldu bu...
Neymiş, Hanife, işte gelmedi diyordunuz, buyurun fotoğraflar falan diye sosyal medya hesabında kareler paylaşmış. Aslan parçası
medyamız da atlamış üzerine bu karelerin...
Belki 1-2 triko atölyesinde çalışan kadınların, öğle tatili sırasında laf olsun diye konuştukları bir mesele haber diye çıkıyor karşımıza.
Ama Hanife’nin zekasını da hafife almamak lazım.
Bu paylaşımı yılın son haftasında yapsa, ‘Ünlüler nerede olacak?, Kim, kaça sahneye çıkacak?’ haberleri arasında kimse dönüp bakmazdı.
Ama yılın
son gününde bu paylaşımı yaparsan, 1 Ocak’ta haber arayan medya atlar üzerine...
Ankara Ticaret Odası Başkanı olduğu dönemde Sinan Aygün, bilimselliği tartışmalı araştırma sonuçlarını hep pazar günleri açıklardı. Tatil günü
manşet bulmakta zorlanan gazeteler de o araştırmaları birinci sayfalara taşırdı.
İçerikleri, amaçları çok farklı olsa da, medyayı kullanma zekası açısından evinin kadını ‘gelin adayı’ Hanife’nin, Aygün’ün izinden gittiğini söylemek hata olmaz...

Bergüzar Korel ve Hadise’nin kardeş yarası

Her ailede zaman zaman kardeşler arasında gerilimler olur.
Bu kavgaların bir kısmı, kardeşlerin eşlerinden kaynaklanır, bir kısmı para, birlikte ticaret yapmaktan, bir kısmı da miras kavgasıdır.
Para kaynaklı kavgalarda bir taraf daha verici olur sorun çözülür, eş kaynaklı kavgalarda küsülür veya kardeşler konuşur, eşler konuşmaz olur ama orada da bir yol bulunur.
Görüyor ve anlıyoruz ki, kardeşini kıskanan, anne-babasına duyduğu nefreti yıllar sonra çıkarmaya çalışanların kötülük
sınırı olmuyor.
Bergüzar Korel’in ablasının ilk günden son güne kadar söylediklerine bir bakın...
En son, “Merak etmesin ben de kaseti yok. Onun hakkında bildiklerimi de
asla açıklamam” demiş.
Alt mesajı, ‘Kaseti olabilecek davranışları da vardı, hakkında bildiklerim var, anlatırsam zor durumda kalır ama ben açıklamıyorum’ cümleler bunlar, utanmazlığın nirvana noktası.
Görünen sebep para olsa bile, aslında çocukluk yıllarının, gölgede kaldığı zamanların intikamını, kardeşinin canını yakarak almaya çalışan bir portre Zeynep Korel.
Nefreti ve belli ki geçmişe yönelik takıntısı nedeniyle ne kadar kötü olunabilirse, o kadar kötü olmaya çalışıyor.
Bir diğer problemli abla da Hadise’ninki...
Yılın son günü Hadise’nin yakın çevresine giydirmiş sosyal medya hesabından.
İki abla, iki ünlü kardeş ve yaşadıkları...
Hadise’nin işi kolay, tekrar iş ve para musluklarını açarsa,
durumu toplayabilir.
Zor olan Korel’in durumu...
Sadece para vermesi yetmez, bir de uzun süren bir tedavi sürecine ikna etmesi gerekiyor ablasını...

Sharon Stone eş arıyormuş!

Sharon Stone, ‘Temel İçgüdü’ filminden beri dünyada en çok beğenilen kadınlardan birisi oldu.
‘Temel İçgüdü’ ,1992 yılı yapımı ve Stone da bugün 62 yaşında.
2019’un son gününde, ajanslara düşen bir habere göre, bir dönem dünyanın en fazla arzulanan kadını Stone, diyaloğu kadınların başlatabildiği çöpçatanlık uygulaması Bumble’a üye olmuş.
Sonra bazı üyeler, “Sahte bir hesap Sharon Stone fotoğraflarını kullanıyor” diye şikayetçi olmuş, bunun üzerine Bumble yönetimi hesabı dondurmuş.
Diyelim ki buraya kadar yazılanların hepsi gerçek ama sonrası bir garip.
Ajanslara düşen habere göre, oyuncu, “Bana ayrımcılık yapmayın” diyerek Bumble’a seslenen bir tweet atmış, çöpçatanlık sitesi de, Stone’un bu mesajına hesabının yine aktive edildiğini bildirerek yanıt vermiş.
Bana reklam kokan global bir magazin haberi gibi geldi bu.
Stone bir çöpçatanlık sitesine üye olduğunu tüm dünyaya duyurmadan, mail yoluyla da site yönetimine derdini anlatabilir ve hesabını tekrar kullanmaya başlayabilirdi.
Oysa birçok insan bu haber sayesinde Bumble adını duydu, merak edip, mutlaka indirenler de olmuştur.
Sonuç mu? Stone eş arıyor mu bilmem ama güzel bir iş bulduğu kesin.
Kesin olan bir başka şeyse, reklam kokan haberlerin artık evrensel boyuta ulaştığı...

EN ZOR JAMES BOND

Bu sene, 3 Nisan’da Bond serisinin 25’inci filmi vizyona girecek.
Bugüne kadar seyrettiğimiz Bond yapımları arasında en zorlu sınavı
bu proje verecek.
Senaryo zor, zira İngiliz Dış İstihbarat Servisi’nin emekli ajanı bir kez daha göreve çağırmasına ikna olması gerekiyor seyircinin.
İyinin değerli olabilmesi için kötü karakterin çok başarılı olması gerekir ya, Oscar ödüllü Rami Malek canlandıracak bu kez kötüyü...
Fakat kamera arkası da zorlu bir film olacak.
Yönetmen Sam Mendes, 1917 yapımı üzerine çalışıyor, Danny Boyle da yönetmenlik teklifini
kabul etmedi.
Şimdi yönetmen koltuğunda oturan Cary Joji Fukunaga’nın gözünden bir James Bond filmi izleyeceğiz. Daniel Craig’in Bond rolünü oynadığı son, yönetmeninse ilk Bond filmi.
Bakalım, seyirci James Bond’un bu garip karışımına ne kadar ilgi gösterecek?