KADINLAR GÜNÜYMÜŞ DE KADIN CİNAYETİYMİŞ DE!

Kadın cinayetlerine, kadın yönetici sayısına ya da kadının sosyal hayattaki durumuna dair bir sürü istatistik... Zerre değeri yok bunların. Farkındalık çabası işe yarasaydı, kadın cinayetlerinin sayısı katlanarak artmazdı değil mi?

Bu yazıyı geçtiğimiz çarşamba günü, yani tam zamanında yazsaydım, o günün riyakarlıkları içinde kaybolup gidecekti, bekledim o yüzden. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanı’ndan “Kadınlar, bizim kadınlarımız” mısralarını hatırlayan romantik adamlar da dahil tüm adamlar, birbirimizi kandırmayalım.

Ofiste terfi eden bir kadının ardından, ‘patron ya da yöneticiyle flört ediyor’ diye hiç dedikodusunu yapmadınız mı?

Trafikte araba kullanan bir kadına kızdığınız zaman ettiğiniz küfür onun cinsiyeti ve namusunu hedef almıyor mu?

Biraz göğüs dekoltesi ya da mini bir etek gördüğünüzde, “O açarsa ben de bakarım” deme hakkını kendinizde bulmuyor musunuz?

”Kadına şiddete karşıyım” deyip, duygusal şiddetin de fiziki şiddet kadar hırpalayıcı olduğunu unutan adamlarız biz.

Bir sürü erkek biliyorum, eşinin ve kız arkadaşının sosyal medya hesabının şifrelerini elinde tutan, kimlerle yazışıyor diye kontrol edip, hesap soran.

Bu mu kadına saygımız? Güvensizliğin olduğu yerde saygı olur mu? Saygı duymadığı bir şeyi nasıl sever insan? Her yetişkin erkeğin hayatında en az bir kere “Sana değil, çevreye güvenmiyorum” cümlesini kurduğu bir ülke burası, yalan mı?

Güvenmediği çevre değil aslında erkeğin, kadın! Kadına yalan söylüyor ama asıl güvenmediği kişinin kendi olduğunu da biliyor.

8 Mart günü bilerek ve isteyerek tek cümle yazmadım bu köşede. Kadınlara herhangi bir gün değil illa belirli bir gün, yaş günü ya da yıldönümü zamanlarında çiçek almayı bilen erkekler ülkesi. Ve bizim 8 Mart yalanlarımız, ne fena ama...

KAÇAK HAFRİYATA KARŞI YAZILIM

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hafriyat kamyonlarının damper kaldırdıklarında bulundukları yeri gösteren bir yazılım üzerinde çalışıyormuş. Bu sayede Belgrad Ormanı ya da Kilyos sahili gibi alanlara kaçak hafriyat dökülmesinin önüne geçilmesi umuluyor. “Peki yakalanana ne oluyor?” derseniz, para cezası kesiliyor sonra aynı tas aynı hamam. Yazılımı bilmem ama kaçak hafriyat dökene kamyona değeri kadar ceza kesmedikçe bu işlerin düzelmeyeceğini biliyorum.

ANLAMLI YALNIZLIK

KADINLAR GÜNÜYMÜŞ DE KADIN  CİNAYETİYMİŞ DEGördüğünüz fotoğraf, geçen sene Güney Kore’de, Dünya Aerobik Jimnastik Şampiyonası’nda çekildi. O tek başına bayrak taşıyan genç kız, dünya şampiyonu oldu, bayrağımızı göndere çektirdi. Ayşe Begüm Onbaşı o zaman biraz haber olmuştu, şimdilerde hiç olmuyor. Oysa yerimiz bol, ‘Survivor’da birbirine horozlanan tipler, ayrılmayı bilmeyen çiftler hep haber ülkemizde. Bir içecek firmasının sponsorluğunda çalışmaya ve Türkiye şampiyonlukları kazanmaya devam ediyor Ayşe Begüm. Geçen hafta Mersin’de yine kazandı ama haber olamadı maalesef... Bu ayıp da bize yeter umarım.

POLİS ARANIYOR

Kovboylar ülkesi ABD’de, aranan kişileri afişler asarak aramak asırlardır süren bir alışkanlık. FBI, ülkedeki azılı suçluları bulmak için en çok arananlar listeleri hazırlar hala. Çarşamba günü Levent’in daracık sokaklarında dolaşan, sonra yolun üç şeridini keserek ana yola çıkan sonra da benzerleri gibi Fatih Sultan Mehmet Köpürüsü’ne bağlantı yolunun bir şeridini kapatarak park eden 12-13 metre uzunluğundaki yolcu otobüsünü görünce şikayet edecek trafik polisi aradım bulamadım.

Tıpkı sabah İstinye’den Baltalimanı’na kadar önümde giden dev kamyonu şikayet edecek trafik polisi bulamadığım gibi. Sabahın saat 08.00’inde ve akşamın 17.30’unda şehrin en işlek caddelerinde trafik polisi olmaz mı? Maalesef yok ve bunu anlamanın imkanı da yok.

YENİ MODA ORGANİK YATAK

KADINLAR GÜNÜYMÜŞ DE KADIN  CİNAYETİYMİŞ DE Dünyada belirli gelir seviyesinin üzerindeki insanların takip ettikleri trendler var. Mesela son dönemde, bir İngiliz firmasının ürettiği ve tamamen organik olan yatak son derece popüler. Kaşmir, ipek ve pamuk kullanılan, içinde en iyi malzemelerden üretilmiş 6 bin 240 yay bulunan bu yatak, 86 bin doların üzerinde bir fiyata sahip ve çok hızlı satılıyor. “Bir yatağa bu kadar para verilir?” mi derseniz, internette orijinal Pokemon kartlarının 100 bin dolara satıldığı bir dünya burası!