Dizilere ceza yağdı. Altısına ağırlıklı ‘aile yapımız’ ve ‘şiddet’ üzerinden yüklenildi. Birinin tam üç ay içinde yayınlanan altı bölümüne ceza gelmiş mesela. Aynı zamanda en çok izlenen dizi...

“Şiddet var” diyerek şikayet edip, ‘şiddeti izlemek’ mi diyelim? Şiddet, dizi ve filmlerin cinsellikle en çok rağbet gören hayat gerçekliğidir. Galiba sorun da burada başlamaktadır. Bu kavramları sömürmek mi -reyting için- yoksa ‘anlatmak istediği bir hikaye’nin içinde işlemek mi? Burada kim haklı kim haksız durumu oluyor.

Haberlerde kamerada

Senaryolaştırılmamış dizi diyorum ben. Hani haber bültenlerinin büyük bölümünü kaplayan, ‘kamera görüntüleri’.

Kadına şiddetin envaiçeşit örnekleri bu ‘senaryolaştırılmamış dizi’lerde bizlere sunuluyor. Sonra akşam dizide görüyoruz kurgulanmış halini.

Orada, “Bir derdim var şiddetle, onu anlatmaya çalışıyorum” mu diyor yoksa “Kadına dayak koyarsam, ilgi olur reyting artar” mı diyor?

Şiddeti nasıl verelim?

Emrah Erkanı imzalı ‘Sinemasal Şiddet’ DergiPark’ta çıkan makalesi. Bir film örneği belki bu şiddetin nasıl verilmesiyle ilgili öncü olabilir. Yazar şöyle demiş: “Alain Resnais’nin ‘Gece ve Sis’ filminde ölüm kamplarının otoriter hiyerarşisi konu edilir. Şiddet en sert boyutlarıyla yer alır.

Ancak burada öncelenen, şiddetin yarattığı gerilim değil; böyle bir ortamın sorumlularının kim olduğu sorusunun yarattığı gerilimdir.” Bu film ekranda gösterilse acaba sonuç ne olabilir? Ana fikri anlamak mı yoksa ‘şiddet var kes ceza’ mı? Gelelim biz yerli dizinin ‘şiddet’ine...

Anlatı yapısının içinde

Mert Gürer televizyon üzerine özellikle de dizilerle ilgili hayli kafa yoran bir öğretim üyesi. Konuyu sordum. “Şu anda yayın hayatına devam eden pek çok dizide şiddet hem sözel hem de fiziksel olarak anlatı yapısının içerisinde yer almaktadır ve içimizdeki ilkel benliği beslemektedir. Ama özellikle şiddeti merkezine alan ve olay örgüsünü bunun üzerine kuran dizilerin de popülerliğini korumakta olduğu, hatta daha önce yayınlanan benzer temalı dizilerden beslenen yeni ürünlerin de ortaya çıktığı söylenebilmektedir” dedi. Şiddet eylemini, izleyiciye durumu sorgulayan ‘birikim’le vermek önemli.

Cezayı kesenlerin de “Bu sahnede ne anlatmak istiyor?” diye sorma zahmetine girmeleri tabii ki...

Sonuçta ceza en kolay çözüm yolu!