Geri Dön
PazarBayburt’tan sisli tepelere

Bayburt’tan sisli tepelere

Bayburt çıkışında Araklı yoluna sapınca boz tepeler yavaş yavaş yeşermeye başladı, sonra o tepelere ulaşınca orman, zirve, uçurum, viraj; tekrar Karadeniz coğrafyası, “hoş geldin” dedi

Bayburt’tan sisli tepelere

Eşyamı toplayarak sabah otelden ayrıldım. Artvin Motosiklet Spor Kulübü’nden Anıl Yenigün (Instagram: anil_yenigun08) kardeşim gece ciddi yağmur yağınca gelemedi. Derebaşı virajlarına yalnız gitmek kaldı geriye. Uzungöl yolundan yukarı doğru sürmeye başladım, Çamlıbel’de ana yoldan ayrıldım ve Çamlıbel’den sonra, Karaçam istikametinde yoldan ayrılarak devam ettim yola. Yol çok ama çok dar, bir yanı uçurum, birbirini takip eden virajlarla dolu asfalt bir yol. Sunduğu manzaraları zaten kelimeler anlatamaz. Karaçam’dan hemen sonra hidroelektrik santralin güvenlik kulübesi var. Oradan itibaren yol toprak. Orada görevli Uğur Sivas çay ikram etti. Güvenlik amaçlı telefonlarımızı verdik karşılıklı ve düştüm yola. Bir kilometre var yok Derebaşı Dinlenme Tesisleri  görünüyor. Bu demektir ki tırmanacağım yere yaklaştım.

Buraya akşam fena yağmur yağmış. Turgut Yanık’ın mekânı Derebaşı Dinlenme Tesisi’ne 200-300 metre kalmıştı ki bir şelale alt tahliye kanalı tıkandığı için yoldan akarak kayaları ortaya çıkarmış. Akan suyun içinden ve kayaların üzerinden hoplaya zıplaya giderken bir noktada Vagabond’u durdurmak zorunda kaldım ve devirdim. Kaldırmak ne mümkün. Yükümle beraber en az 320 kg. Turgut kardeşime el salladım. Sağ olsun geldi. Birlikte kaldırdık ve mekâna geçtik.

Sticker seremonisi sonrasında “haydi bakalım” diyerek başladım tırmanmaya. Yağmur yola irili ufaklı epey taş düşürmüş. İki virajı taşlar yüzünden durarak dönmek zorunda kaldım. Sonrasında bol bol gaz açarak ve yer yer art arda gelen derin çukurlarda hoplaya zıplaya virajları saya saya çıktım zirveye.

Bayburt’tan sisli tepelere

Wilfried ve Guilaume ile birlikte.

1914 yılından kalma yolda

Evde rota planlarımı hazırlarken bugünün rotası endişe uyandırmıştı bende. İşte o tedirgin günü de arkada bıraktım. Gerçi benim planlamam yukarıdan aşağıya inmekti. Ancak planı spontan değiştirdim ve yukarı istikamete çevirdim. İnmek belki daha da zor olabilirdi yükten dolayı. Kim bilir!

Derebaşı virajları 1914 yılında Çarlık zamanında Rusların el işçiliğiyle yaptığı bir yol. www.dangerousroads.org, bu yolu dünyanın en tehlikeli yolu ilan etmiş. Dolayısıyla Enduro motosiklet tutkunlarının bir nevi kutsal mekânı diyebiliriz. E, hacı oldum sayıyorum kendimi!

Bir müddet daha toprakta sürdükten sonra asfalt yola ulaştım. Soğanlık Geçidi tabelasına stickerımı yapıştırıp yola devam ettim. Bayburt’a giden yolun nefis virajlarını dönerek aşağıya inerken tırmanan iki motosikletli gezgine denk geldim. Durduk sohbet etmeye başladık. İki Fransız, iki KTM. Wilfried ve Guilaume, Derebaşı virajlarına, oradan da Of’a gideceklermiş. Sonra da kıyıdan kıyıdan İstanbul ve oradan da Fransa’ya. Yolları açık olsun!

Son durağım Giresun’a

Bayburt çıkışında Araklı yoluna saptım. İleride görünen sisli tepelere bakarak, “sanırım bu tepelere çıkacağım” diye geçirdim içimden. Nitekim öyle de oldu. Bayburt’un boz tepeleri önce yavaş yavaş yeşermeye başladı, sonra o tepelere ulaşınca orman, zirve, uçurum, viraj, viraj; tekrar Karadeniz coğrafyası, “hoş geldin” dedi. Aynı durumu Ardahan’dan Şavşat’a giderken de yaşamıştım. Dilerim yakın gelecekte buralardaki dostların rehberliğinde bol bol dağlarda sürme şansını bulurum.

Araklı’dan son durağım Giresun’a sürdüm sahilden. Bu sefer yağmursuz berrak bir havada batıya doğru sürdüğümden denizde parlayan güneş ışıklarının şöleninde vardım Giresun’a. Günlerdir haberleştiğimiz İsmail Kılıç kardeşim karşıladı beni. Sıkı iki tekerci Eşref Karnak da (Instagram: isocan28-esrefkarnak) eşlik etti bize. Akşam İsmail’in köy evinde misafir oldum. Üçümüz hafif demli keyifli bir sohbete oturunca gecenin 3’ünü bulmuşuz.

Öğle saatlerinde Akçaabat’tan Avni Ortay (Instagram: avniortay) kardeşim Samsun’a gitmek üzere gelecek. Sanırım bir müddet beraber süreriz. Benim yolum Ünye’ye. Bir iki gün akrabalarımla kaynaşacağım. İnsanın, daha önce hiç görmediği akrabalarını bulup tanışması kaynaşması çok ilginç bir ruh hali oluşturuyor. Bunu Ardahan Sulakyurt köyünde ve Şavşat Ciritdüzü köyünde yaşamıştım. Sanki dün de berabermişiz gibi. Şimdi üçüncü kez mutlu olacağım Ünye’deki akrabalarıma doğru döndüreceğim tekeri.

Merak edenleriniz için: Bütün rotalarım Wikiloc programında Oskrom hesabımda kayıt altına alınıyor. Ayrıca yol maceramın daha fazla detayına Instagram: Oskrom ve Facebook Osman Kromer hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Bayburt’tan sisli tepelere

İSTATİSTİKLER:

Mesafe: 396 km
Sürüş süresi:
6 saat 30 dk.
Yol süresi:
11 saat 10 dk.
En yüksek rakım 2427 m
En düşük rakım 3 m
Hava: 27-13-24-16-30 dereceler arasında yer yer sisli.