Geri Dön
Pazar“Hayri’ye olan merak beni hırslandırdı”

“Hayri’ye olan merak beni hırslandırdı”

“Camdaki Kız” dizisinin en merak edilen karakteri olan Hayri’ye hayat veren Cihangir Ceyhan, “Onu kim olduğunu bilerek, severek oynamaya çalışıyorum. İnsandır, beşer şaşar tarafıyla heyecanlandırdı bu rol beni. Yoksa her şeyi çok düzgün yapan, karizmatik biri olması çekici gelmezdi” diyor

“Hayri’ye olan merak beni hırslandırdı”

ÖZLEM ÜLKÜ / Söz konusu meraksa bu konuda en başarılı karakterlerin başında “Hayri” geliyor demek yanlış olmaz. Kanal D’de yayınlanan “Camdaki Kız” dizisinin geçtiğimiz sezon sonundan beri merak ettiğimiz karakteri... Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitabından uyarlanan OGM Pictures’ın yapımcılığındaki dizide en vurucu sahnelerde karşımıza çıksa da bir türlü tanışmadığımız o karakter, bu hafta itibarıyla karşımıza çıktı. Artık izleyicinin meraktan yüzlerce caps yapıp, “Yaka kartı olarak mı devam edecek, hayallerimiz gibi Hayri’yi de bir türlü göremedik” gibi ifadeler kullandığı Hayri, genç oyuncu Cihangir Ceyhan oldu. Burcu Biricik’in canlandırdığı Nalan’ın hayatında önemli bir rol oynaması beklenen Hayri’yi canlandıran Ceyhan’la buluştuk; babasının bile artık ne zaman göreceğiz diye defalarca sorduğu Hayri’den başladık konuşmaya...

Daha diziye girmeden herkes sizin canlandıracağınız karakteri konuştu. Bu size nasıl hissettirdi?

Proje anlamında verilmek istenen algı, oldukça başarılı oldu. O kadar beklenildi ki ailem bile sordu. Babam da sürekli, oğlum gerçekten gidiyor musun sete, ne zaman göreceğiz seni dedi. Hayri için daha anlaşmadan önce çevremdekiler, sen oynasan ne güzel olur demişlerdi. O karakterle benim enerjimi yakın hissetmişler ki yolumuz kesişti.

“Hayri’ye olan merak beni hırslandırdı”

Hayri, yaka kartıyla merak salan ilk karakterdir belki de. Sosyal medyada yüzlerce caps yapıldı, yaka kartı olarak diziye devam edeceğinizi düşünür oldu izleyici...

İlk başta benim de çok güldüklerim olmuştu. Tabii bu durum hem motive ediyor hem bir taraftan da gururlanıyorsun, hırslanıyorsun. Beklenti var daha güzel yapmalıyım, çok iyi olmalı diyorsun. Yazılanlar karaktere olan motivasyonumu artırdı.

Herkesin beklediği Hayri’yi sizden dinlesek?

Hayri, Anadolu’dan gelmiş, kendi ailevi sıkıntıları, içsel ezginlikleri olan ama bir taraftan da kendini beğenen, 20 liralık gömleğini de ütülü giyen, hayattaki en pozitif dönüşleri de beğenilme duygusundan alan biri. Arkadaş ortamında sevilen, güven veren biri. Onunla ilgili tam betimlenmeyen, üzerindeki kara bulut sadece evli bir kadına aşık olması. 

Bu durumda izleyici sevecek mi Hayri’yi?

Tabii sevecek. Ben kendi adıma seviyorum. Kafamızı biraz çevirirsek Hayri gibi binlercesini görürüz, o var olmaya, hayatı da keyifle yaşamaya çalışan bir adam.

“Camdaki Kız” adlı kitabı okumuş muydunuz?

Proje için görüşmeye başladıktan sonra okudum. Gerçek olması, o kurmaca dahası reyting kaygısına göre değişen karakterlerden olmadığı için daha fazla oynamak istedim. Hani karakterler asla hata yapmaz ve karizmatiktir ama bu karakter bunu yıkıyor. Bağımsız film çeker gibi bir heyecanla ilerliyorum.

Eleştirdiğiniz bir yanı olmadı mı?

İnsanların Hayri için iyi veya kötü çok sayıda yorum yapacağını hissettim ama Hayri’nin yaşadığı durum; beşer şaşar bir durum. İnsanlar 3-4 çocuktan sonra 60 yaşında da boşanabiliyor veya 50 sene birini bekliyor. Nasıl bunlar insana dair ise bu durum da öyle. Hayri’nin de kendi sıkıntısının farkındalığını yaşayıp, Gülseren Hanım’ın dediği o kader motifinden kaçamama durumu var. Benzer insan hikayeleri reality şov şeklinde kanallarda yayınlanıyor.

Peki, kitapla paralel mi gidecek Hayri’nin yolu?

Senaryonun ilerleyişinde bazı oynamalar olursa bilemem. Ben Hayri’nin kim olduğunu bilerek, severek oynamaya çalışıyorum. Onu başka bir şeye çevirmek beni de mutsuz eder. İnsandır, beşer şaşar tarafıyla heyecanlandırdı bu rol beni. Yoksa her şeyi çok düzgün yapan, karizmatik biri olması çekici gelmezdi.

“Hayri’ye olan merak beni hırslandırdı”

İmajınızdaki değişiklik de bu proje için değil mi?

Evet, kendim karar verip bıyık bıraktım. Karakterin gerektirdiği her şeyi yapmaya çalıştım. Ben inandığım proje için saçımı da kazırım, 100 kilo da olurum.

Burcu Biricik’in bu karakter için sizinle oynamak istediğine dair haberler çıkmıştı. Bu doğru mu?

Bu konuda hiçbir bilgim yok, kimseye de sormadım. Burcu ile sette tanıştık. Ama güzel bir uyum yakalayacağımıza inanıyorum.

Nalan mutluluğu Hayri’de mi bulacak?

Bilmiyorum ama nihayetinde bir kitaptan uyarlama. Ama senaryo grubu hikayeyi neye çevirir, nasıl ilerler, sevinirler mi üzülürler mi şu an bilemiyorum.

“Camdaki Kız”, geçtiğimiz sezonun en başarılı işlerindendi. Hiç, şu karakteri oynamak isterdim dediğiniz oldu mu?

Şükürler olsun, bugüne kadar yaptığım işlerde beğenilen, örnek alabileceğin, imrendiğim insanlarla çalışma fırsatı buldum. Bu projede Rafet Koroğlu’nu oynamak isterdim dedim kendimce. Çok gerçek biri o, mali durumu değişse de hayat formu değişmemiş. Bu bana çekici geliyor, nasılsan öyle olmalısın.

“Garsonken nasılsa şimdi de öyle çalışıyorum”

Canlandırdığınız karakterlere bakınca sevilen ama “arıza” yanları da göze çarpan karakterler görüyoruz. Siz yolculuğunuzu nasıl anlatırsınız?

Daha çok halktan, insanların gördüğü zaman yabancı saymadığı karakterleri oynadım. Bu rolleri daha çok anladığımı düşünüyorlar sanırım. Yaptığım her işte olduğu gibi oyunculukta da kendime laf ettirmemeye çalışıyorum. Tabii takdir görmesi hoşuma gidiyor ama burada kendime başka bir misyon yüklemiyorum. Cihangir kim denildiği zaman, bu merakı gidermek gibi bir amacım yok. Halihazırda yaşadığım hayatın bana getirdiklerinden keyif almaya çalışıyorum. Hayatı onurlu, şerefli, düzgün yaşamaya çalışıyorum. Garsonken nasıl çalışıyorsam bugün oyuncu olarak da aynı şekilde çalışıyorum. Ünlü olmadan önce insanlarla nasıl konuşuyorsam yine aynı samimiyetle konuşuyorum

“Tanınana kadar tanıdığım en çapkın kişi bendim” demişsiniz. Şimdi nasıl biri oldu Cihangir?

Şimdi iyiyim ama hayat daha zor. Sorumluluklarım var, ailemdeki insanların benim bu ilerleyişimden beklentisi var. Onun için kendimi spekülatif durumların içine düşürmemem lazım. Nasıl yediğime içtiğime dikkat ediyorsam buna da dikkat ediyorum. Nihayetinde dışarda çalışan binlerce insandan daha fazla para kazanıyoruz bunun da bir bedeli var. Bu bazen zorluyor, kafana göre hareket edemezsin artık. Ben Anadolu kültüründe büyüdüğüm için yakınlarımın düğünü, sünneti olduğunda oralarda da olmam lazım, kendime laf ettirmemem lazım. Ailevi değerleri olan insanlar hep dikkatli olmalı.

El yorumlarına şaşırmış

“Camdaki Kız”ın Hayri’si olarak yüzünden önce ellerini ve yaka kartını gördüğümüz Cihangir Ceyhan, sosyal medyada elleri için yapılan yorumlara şaşırmış: “Ellerimin beğenilmesiyle ilgili yorumlar bana çok alakasız bir yerden para gelmesi gibi hissettiriyor. Benim ellerim güzel değildir, çok özen gösterdiğim söylenemez. Dizide gösterilen eller o kadar düzgün ki, gördüğümde keşke buradan gitmeselerdi diye düşündüm.”

“Salon erkeğini oynamadım”

Cihangir Ceyhan bugüne kadar canlandırdığı karakterlerin içinde ters taraflar olsa da sevildiğini söylüyor: “Mesleğe başladığımda hırsız, katil birini oynamıştım ama insanlar onun antikahraman olarak sevilebilir taraflarını da gördü. Çok zengin bir adamı da oynadım ama salon erkeğini oynamadım. Bu belki benim kendi enerjimle alakalı, senaristlerin, yönetmenlerin tercih ettiği durumla...”

“Beş ayrı salonda spor yapıyorum”Yıllarca basketbol oynadıktan sonra şimdilerde nasıl sporla ilişkiniz?

14 seneye yakın profesyonel olarak oynamak, sürekli antrenmanlara gitmekle spor benim için vazgeçilmez oldu. Neredeyse 6 gün 5 ayrı salona gidiyorum. Hepsi benim için kahveye gitmek gibi. Orada ayrı bir hayatım var; oyuncu, ünlü olmanın dışında doğal muhabbetlerimiz oluyor. CrossFit yapıyorum, boks yapıyorum, yürüyüşe çıkıyorum, kürek sörfü yapıyorum. Böyle böyle farklı etkinlikler yapmak, o arkadaşlarla bir arada olmak güzel geliyor.

Fotoğraf: OZAN GÜZELCE

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler