Gaziantep FK ile Fenerbahçe sanki sessiz bir anlaşma yapmış gibi hem kendilerini hem de seyirciyi oyaladılar. Ne oyun kurgusunda, ne de defansif-ofansif hareketlerinde parıldayan bir şey vardı. İlk yarıdaki sıkıntı ikinci yarıda açıkça meydan okumaya dönüştü ve Yanal’ın ekibi deplasmanda hak ederek nihayet bir maç kazandı.  Gaziantep FK ile Fenerbahçe sanki sessiz bir anlaşma yapmış gibi hem kendilerini hem de seyirciyi oyaladılar. Ne oyun kurgusunda, ne de defansif-ofansif hareketlerinde parıldayan bir şey vardı. İlk yarıdaki sıkıntı ikinci yarıda açıkça meydan okumaya dönüştü ve Yanal’ın ekibi deplasmanda hak ederek nihayet bir maç kazandı.  Temposuz, risksiz, verimsiz, bol faullü, az şutlu bir futbol tiyatrosu vardı ilk yarıda. Biliyorsunuz tiyatronun bir tanımı da “gibi yapmak sanatı”dır. İki takım da ilk yarıda oynar gibi yaptılar, oynamadılar. Hadi seyirciyi ve rakiplerini oyalıyorlar, diyelim… Oyalamak tribündekileri eğlendirmek, saha içinde de  karşı takımı kendi yarı sahasına hapsedip çıkamaz hale getirmekse eyvallah… Ama el insaf! Bu kadar sıkıcı ve sıkıntılı oyalama olmaz. Vakit geçirdiler desek, o bile değil!Fenerbahçe penceresinden bakarsak… Ersun Yanal garip bir onbirle başladı maça… Savunmaya bir şey diyemeyiz. Muriqi’ye de sözümüz yok. Şu orta alana bir bakar mısınız? Gustavo, Emre, Ozan, Kruse ve Tolga. Bunların hangisi kanat oyuncusu? Hiçbiri… O zaman Ersun Hoca’ya sormak gerekmez mi: En azından Rodrigues’i kulübede bekletmek yanlış olmuyor mu? İlk kırkbeşi resmen harcadı Fenerbahçe. Gaziantep de oyunu kontrol altında tuttuğunu sanıp hamlesiz  pozisyonsuz haliyle yetindi. Bu arada şunu da yazalım: İlk yarıda 18 faul, 5 sarı kart. Hiçbirine yakışmadı. Kollar-dirsekler rakibin kafasına çalıştı, yere yatan ayağa kalkmadı.Yanal, maçın başında oyuna sürmesi gereken adamı, ikinci yarıda soktu oyuna. Rodrigues’in girişiyle Fenerbahçe her iki kanatta daha etkin oynamaya başladı. Muriqi de ceza alanında bekleme halinden çıkıp daha geniş alanda, daha fazla sorumlulukla top kovalamaya başladı. Gol de böyle bir gayretin sonucu : Muriqi sağdan ortaladı ve performansıyla tartışılan adam Kruse kafayla golü atıverdi. Öncesinde ve sonrasında da heyecan yaratan gol pozisyonları vardı. Kruse’nin golü çok değerli. Sakatlık sonrasında Kruse iyi değildi, toparlayamamıştı. Ama dün attığı gol gayretinin göstergesi oldu. O golle Ozan ve Emre’nin de oyuna  katkıları arttı. Gaziantep FK’nın gole karşı reaksiyonu da oyuna müthiş bir hareket getirdi. Kırmızı-siyahlı ev sahibi  gol pozisyonlarına girmeye başladı. Fenerbahçe savunmasını hataya zorladı. Kayote ve arkadaşları zaman zaman bunaltıcı baskı kurdular. Kendi adıma en beğendiğim pozisyon, sağbek Oğuz’un caza alanına kadar girip Altay’ın inanılmaz kurtarışına neden olan şutu ve Kayote’nin sonradan gelen hamlesi oldu. Kayote’nin iptal edilen golüne gelince… Üç faul peş peşe geldi. İlk ikisinde Gaziantepspor’a avantajı uyguladı Göçek. Ama üçüncüde Ozan’a yapılan faul, golü geçersiz kıldı. VAR da çalıştı, hakem de. Doğru karar. Fenerbahçe adına en sıkıntılı olay, Muriqi’nin Kana Bıyık’a faulden sarı kart görüp Başakşehir maçında cezalı duruma düşmesiydi. Sonrasında bir de bilerek- gördüğü ikinci sarı var ki, konuşulur. Kırmızıdan ihraç edildiği için Kupa’da Kayseri maçında oynamayacak . Ne gam!… Başakşehir maçına da hazır Vedat. Vay uyanık vay!