Beşiktaş'ın kaybolan sultanları

Fenerbahçe, Galatasaray ve Eczacıbaşı’na her iki devrede de tek skorla 3-0 yenilmişler ve Vestel Sultanlar Ligi’nden düşmeleri kesinleşmiş.
Eczacıbaşı, Vakıfbank, Galatasaray ve Fenerbahçe ile hak ettikleri rekabet ortamına ortak olamamışlar. Oysa 117 yıllık bir tarihi ıslatıyorlar emek terleriyle.
Beşiktaş Kadın Voleybol Takımı çökmüş durumda... O çöküntünün başından bu yana neredeyse yıl geçmiş. 11 aydır ödenmeyen maaşlar yüzünden tüm kadro, teknik adamlar, oyuncular, masör ve malzemeciler sabrın uzatmaları oynayıp kaybettiği takımda çözülmüşler, dağılmışlar. Küskünlükler, kırgınlıklar, dargınlıklar, kopmalar olmuş.
Futbol ve basketbolda ancak amatör semt takımlarında rastlanabilecek rakamlarla onlar Sultanlar Ligi’nde dev bir kulübe imza atmış. En pahalı oyuncuları 450-500 bin liraya anlaşmış. 200-250 bine anlaşanlar da var. Hiç biri maaşını ve hak edişlerini alamamış. Sezonun adı erozyona dönüşmüş.
Zorunlu göç başlamış. Büşra Kılıçlı, Türk Hava Yolları’na geçmiş. Merve Dağdeler Ezcacıbaşı’na, Dilara İller Bankası’na, Fulden Karayolları’na, Mislina ve Fatma Kalespor’a, Ceyda ve Su Aksaray Kuzeyboru’ya, Amelya Aydın BB’ye gitmişler.
Ablalar tükenmiş. Geciken alacakları için altıncı ayın sonunda noterden ihtarname göndermişler kulübe... Vay, sen misin! Kötü davranışlarla karşılaşmışlar. Kendilerini değersiz hissettikleri için gözyaşlarıyla yuvadan birer birer uçmuşlar.
Sezonun ilk haftalarında üç maç kazanmış Beşiktaş Kadın Voleybol Takımı... Orta sıralardan Play-off’a atlamayı hedefliyorlarmış. Üç yabancı oyuncuyla anlaşmışlar. Ödemelerin yapılamadığını duyunca hiç biri gelmemiş.
Voleybol şubesinin 22 yıllık profesyonel yöneticisi Aziz Kalaoğlu görevi bırakmış. Tükenmiş takımın teknik yönetimi Kamil Söz’de.
Onlar çok dramatik haftalar yaşıyorlar şimdi. Ablalar gidince iş, genç takımda 14-15 yaşındaki kızların başına düşmüş. Tecrübesizler. Yetişmekte olan amatör çocuklar hepsi de... Güçleri, bilgileri ve moral motivasyonları rekabete yetmiyor. Her maçı kaybediyorlar. Kupayı hayal bile edemeyen, bırakın maç kazanmayı, set bile alamayan bu çocuklar yine de sporumuzun ve kardeşlik tarihimizin en büyük dayanışma eylemine ortak olmuşlar.
Ezeli rakipleri Galatasaray, Fenerbahçe, Sultanlar Ligi’nin devleri Eczacıbaşı, Vakıfbank bu genç kızlara karşı genç ve tecrübesiz sporcularını sürmüşler sahaya... Yine de yenmişler tabii Beşiktaş’ı. Aradaki güç farkını ortaya koyup ezmek istememişler çocukları. Maç bitiminde tribüne çağırıp alkışlamışlar.
Futbolun yaban ortamında birbirinin yolunu kesen, atmadık taş bırakmayan yöneticiler, voleybolda hoyratlığa bulaşmamışlar.
Beşiktaş’ın voleyboldaki vukuatı mahcubiyet tarihini yazıyor adeta... Kadın takımı birkaç kere düşmüş-çıkmış. En garibi, Türkiye Şampiyonluğu’nu kazanan, final oynayan genç takımın dağıtılarak voleybol erkek şubesinin kapatılması...
Beşiktaş parasızlıktan bunalmış durumda. Çocuklarını kapının dışına atıp boğmak zorunda değil.
Bu işin bir çaresi olmalı. Başkan Çebi ve yönetimi o çareyi bulmalı!

Haydi, bu sene o sene!

Tıpkı maraton yarışı gibi... Önde giden takımlardan üçü beklenen atağı yaparak öne geçti. Trabzonspor, Başakşehir ve Galatasaray şimdi tempoyu daha da artırarak “kopmaya” çalışacak. Arkadakiler, Sivasspor, Alanyaspor, Fenerbahçe daha güçlü ataklarla öndekileri yakalayabilir. Ama krediler tükenmek üzere... Hele Beşiktaş tüketmiş durumda...
Süper Lig’de 22. haftanın önemli olayı Trabzonspor’un yıllar ve yıllar sonra ilk kez liderlik pozisyonuna yükselmesi... Başakşehir’in istikrarla yola devam etmesi, Galatasaray’ın ilk yarıdaki hayal kırıklığı ve öfkeden sıyrılıp çok rahat fulelerle yarışta zirveye yaklaşması... Sivasspor’un kadro kifayetsizliğinden yakınmayı sürdürmesi, Alanya’nın kupa yorgunluğunun ceremesini çekmesi, Fenerbahçe’nin de MHK, Federasyon, hakemler ve rakip kulüpleri suçlamak yerine, bir “iç hesaplaşma” evresine girmesi.
Farkındayım, çoğunuz “Bu lig daha çok su kaldırır” diyorsunuz.
Ben de hepsine şöyle sesleniyorum: “Haydi, bu sene o sene!” Artık hangisi kazanırsa!

Bu işin çözümü var

Voleybol hiçbir ülkede kendine yeten bir spor dalı değil. Sponsorların desteğiyle güçlü bir şekilde ayakta duruyor. Fransa Ligi’nin 15 sponsoru var. Türkiye’de Eczacıbaşı ve Vakıfbank 21 milyon TL, Fenerbahçe 18 milyon, Galatasaray da 8 milyon TL ile faaliyetini sürdürüyor. Beşiktaş’ın Play-off’a yetecek orta karar bir takım için 5 milyon liraya ihtiyaç var. Devletin amatör sporcular için verdiği vergi iadesi de bugüne kadar önemli bir destek sağlamış.
Beşiktaş’ın düşüşünde yoldaşlık üstlenecek, gelecek yıl da genç kızların elinden tutarak Sultanlar Ligi’ne dönüş için destek sağlayacak bir sponsorun çok büyük farkındalık yaratacağı, önemli geri dönüşler elde edeceği söyleniyor.
Beşiktaş Finansman ve Amatör Şubeler Asbaşkanı Fatih Avşar, “İmzalanmış avantajlı sözleşmeler nedeniyle hiç oynamadan para almaya hak kazanmış ve ayrılmış sporcularımız var. Onlar da hakkını alacak. Şubeyi kapatma niyetimiz yok. Bu sorunu biz eski yönetimden devraldık. Menacerler de ortamı çok gerdi. Sorunları 2 ayda çözeceğiz” diyor.