Galatasaray’da “ibrasızlık”la başlayan kaos sonlanabilmiş değil. Başkan Burak Elmas bazı üyelerin ve adayların “nefret” sözcüğünü kullanarak eleştirisini yaparken, başkan adayları ve bazı eski yöneticiler de Elmas’ın “gizli ajandasından” söz ediyor.
Seçimli kongrenin mahkemece iptal edilmesi, ardından yürütmenin durdurulması ve yeni mahkeme kararlarıyla kongre yolu açılırken Elmas ve arkadaşlarının da yeniden adaylık için sürekli topa bastıkları, Metin Öztürk ve Eşref Hamamcıoğlu’nun adaylıkları ile birlikte kongrenin yeni adaylara da açık hale gelmesini bekledikleri öne sürülüyor.
Elmas’ın 4-11 Haziran tarihlerini açıklaması da tartışılıyor. Galatasaray Lisesi’nde 5 Haziran’da yapılacak giriş sınavı nedeniyle organizasyon sorunları çıkabileceği konuşulurken, takvimin hızlandırılmasında Prof.Dr.Asaf Savaş Akat başkanlığındaki Denetleme Kurulu’nun da tüzükteki yetkisini kullanarak daha önceden kongre kararı alabileceği, ancak bu fırsatın kullanılmadığı eleştirileri dile getiriliyor.
Burak Elmas ve arkadaşlarının tüzüğe göre 6 Mayıs 2022’de seçilme hakkını kazanabilecekleri, bu tarihten önceki adaylıkların geçersiz kalacağı ve Öztürk ile Hamam-cıoğlu’na ek olarak başka adayların da seçime katılabileceği anlatılıyor. Bunun yanı sıra Elmas’ın 21-28 Mayıs tarihleri uygun olduğu halde kongreyi Haziran’a kaydırması, seçim şansını güçlendirme çabası olarak anlatılıyor.
Futbolun takvimi ile Galatasaray’ın takvimi de dip dibe iş yoğunluğu ve zorluk yaratabilecek gibi görünüyor. Teknik Direktör Domenec Torrent’in sözleşmesi, gidecek-kalacak futbolcu listelerinin ve yeni alınacak oyuncuların belirlenmesine ayrılacak zaman darlığı dikkat çekiyor.
Süper Lig kulüplerinin “batık” durumu elbette Galatasaray’ı da etkiliyor. Hatırlayalım: Son kongrede, sabaha karşı alınan kararla 2022 bütçe teklifi reddedilmişti. Yasalara göre yönetimin bir önceki bütçeyi esas alarak her ay 1/12 oranında harcama yetkisi var. Ancak bu yetkinin milyon Eurolarla ölçülen giderleri karşılaması mümkün görülmüyor.
Öte yandan Bankalar Birliği ile imzalanan yapılanma anlaşmasına göre yeni sezonda yüzde 25 zorunlu tasarruf maddesinin de yürürlüğe girmesi gerekiyor. Elbette bunlar bilinmeyen şeyler değil. Ama yeni yönetime yeteri kadar zaman kalmayacağı açık. Elmas’ın 21/28 Mayıs’ta kongre yapılabilmesi olanağı varken 4/11 Haziran’ı seçmesi bir tür öteleme ve zaman kazanma iddiasına yol açıyor.
Kimse kuşkulanmasın: Galatasaray, Galatasaray’dır. Tartışır, çatışır, karar verir ve çıkış yolunu bulur…
Bu yol uzamamalı… Nefrete karşı çıkarken de samimiyet gösterilmeli.

Hangisi daha Kartal, kim daha İsmail?

Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, sezonun son derbisi… Evet, şampiyonluk düğümü çözüldü, iki takım da aday değil. Ama ikisinin de hesapları var. Fenerbahçe olasılıkla Şampiyonlar Ligi’ne katılabilmenin kapısını zorlamak için, Beşiktaş da Avrupa pasaportu alabilmek için ellerinden geleni ortaya koyacaklar.
İsmail Kartal, Kartal’a karşı! Süper Lig’in ikinci yarıda harikalar yaratan hocası Fenerbahçe ile yakaladığı galibiyet serisini Dolmabahçe’de sürdürebilecek mi? Bu soruya çok rahat “Evet, sürdürebilir” diyebiliriz. Beşiktaş’ın konuğu, hem formda, hem de bir çok sorunu aşmış görünüyor. Bakınız: Kimse Mesut Özil’in durumunu konuşmuyor artık. Ama genç Arda Güler hem tribünlerde, hem de ülkenin dört köşesinde merak edilen, sevilen desteklenen bir oyuncu. Artık gündem Arda’nın. Beşiktaş da Emirhan İlkhan’ı sürecek sahaya. İkisine de şans dileyelim.
Teknik direktörler açısından güven sorunu yok. İsmail Kartal şeref diplomasıyla bitirecek sezonu. Ötesi Başkan Ali Koç’a kalmış. Valerien İsmael de Çebi’nin inandığı, saygı duyduğu bir hoca. Her zaman fazlasını vaat ediyor.
Adaşların kapışmasını kim kazanır? Bilmem. Ama beraberliği de unutmayın, derim.
Derbide baştan keyfimi kaçıran bir şey var: Rosier’in Kayserispor maçında anlamsız sarı kart görüp cezalı duruma düşmesi. İsmael Hoca, hakemi değil, oyuncusunu eleştirdi. Doğrusu da bu… Ayıp ettin Rosier!

Başkan ve Hoca

Abdullah Avcı, 2005’den beri şampiyonluk mücadelesi veren bir teknik direktör. Futbola bilimi katan bir hoca. Trabzonspor’un şampiyonluğunu yorumlayanlar “Hocaya bak, diyorlar, geldi ve bir sezonda şampiyon oluverdi.” O kadar basit değil. 30 yıl artı bir sezon!” Tebrikler hocam. Çoğu meslektaşınızın hak ettiği halde kıramadığı hasreti tarihe gömdünüz. Umarım onlar da alkışlıyordur sizi.
Başkan Ahmet Ağaoğlu’nu 2001’de tanıdım. Ülke unutulmaz ekonomik krizle mücadele ederken, Ağaoğlu, 10 milyon doların üzerinde riske girerek Tuzla tersanesinde dev bir geminin inşasını başlatmıştı. Gemi denize indirilmeden satıldı.
Bu şampiyonlukta Ağaoğlu ve arkadaşların aklını da alkışlamak gerekiyor. Parayı buldular, akıllıca harcadılar, sezonu tam kadro açtılar. Akla hayale gelmeyen transferleri başarıyla gerçekleştirdiler. Sonrası? Aydınlık bir yola girdiler, düzlüğe çıktılar.. Yol devam ediyor, bekleyin daha ne maceralar var!