Kulüpler Birliği Vakfı, geçenlerde TFF ile yaptığı görüşmede, beklenenin aksine hakemlerden isim isim şikayetçi olmadığını, asıl isteklerinin “sistem değişikliği” olduğunu açıkladı.
Haftalardır bekliyorum. Değiştirilmesini istedikleri (mevcut) sistemi anlıyorum da sistem değişikliği adına bir öneri, yeni bir plan taslağı, yeni bir ilkeler metni, bir “manifesto” var mı? Yeni bir çalışma grubu oluşturuldu, İngiltere’den önemli bir danışmanla anlaşma yapıldı ama, 5 Kasım’dan beri gelişen, değişen, bir durum var mı?
Yok!.
Olsaydı şaşardım zaten. Kulüpler (başkan ve yöneticiler) usulen verilen cezayı göze alarak istedikleri eleştiriyi yapıp istemezük dediklerinin kellesini aldığına, MHK’yı da kıyafet gibi kolayca değiştirdiklerine… Teknik adamlar bazen ölçüyü kaçırarak cezayı bile bile konuştuğuna göre yeni sistem arayışında pek de samimi olmadıklarını düşünüyorum.
Ama yine de sistem değişmeli!
En azından daha iyi hakemlerin yetişmesi, hakemlerin özgür ve güven içinde olması adına yeni bir sistem gerekiyor.
Hakem hocaları arasında bir ufuk turu yaparak gerçeklere dokunan önemli öneriler aldım. İşte o öneriler:
TFF Yönetim Kurulu’nda, hakemlerle gereğinden fazla ilgilenen üyeler yerine, başarılı ve güvenilir eski bir hakem (eski futbolcu Hamit Altıntop gibi) görev almalı. (Elbet aynı kurulda bir de antrenör yer almalı).
Maç yayını gelirlerinden alınan TFF payından belli bir oranda hakemlere bütçe ayrılıp eğitim ve organizasyon harcamaları karşılanmalı.
Süper Lig’de profesyonel hakemlerle 10 aylık sözleşme yerine 12 aylık sözleşmeler yapılmalı. Kıdem tazminatı, emeklilik ve sosyal güvenlik hakları sağlanmalı. Profesyonel hakemlerin sözleşmelerinin iptalinde kademeli olarak belli koşullar dikkate alınmalı.
BAL, Amatör, İkinci ve Üçüncü Lig hakemlerine verilen yolluk ve ücretler günün gerçeğine uygun hale getirilmeli. Çoğu öğrenci olan amatör lig hakemlerinin sağlık raporu giderleri TFF tarafından karşılanmalı.
Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemciler Derneği başkan ve yöneticileri TFF kurullarında ücretli görev almamalı..

Ders veren hayat

Mustafa Cengiz, Galatasaray tarihinde iz bırakan başkanlardan biri olarak aramızdan ayrıldı. Cenaze töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar, kulüp başkanları, siyaset, spor ve medya dünyasının temsilcileri, geniş bir halk yığını yer aldı. Son döneminde anlaşmazlık yaşadığı Fatih Terim de törene katılarak aileye taziye dileklerini sundu. Yaşadığı hayat, her yönüyle ders veren örneklerle doluydu. Rahmet diliyorum. Bu arada… Geçen yıl Ekim ayında gazetecilik ihtirası yüzünden kalbini kırdığım sevgili başkanla aday olmadığı kongre sonrasında “helalleştiğimi” açıklamalıyım. WhatsApp sayfamdaki mesajını dikkatinize sunarım. Eşi Hayat Hanım ile Oğlu Sarper’e ve gelinine başsağlığı diliyorum. Alkışlar sana Sevgili Başkan!

Abdullah Avcı: O bir invictus!

Tam da İngiliz şair William Ernest Henley’in 1875 yılında yazdığı şiirdeki gibi… Ele geçirilemeyen, yakalanamayan ve yenilemeyen… Bu özelliği o mu Trabzonspor’a kazandırdı, yoksa Trabzonspor mu ona bağışladı? Bilmiyoruz. Bu durumdan kimsenin şikayeti yok. En mutlu kişi de Başkan Ahmet Ağaoğlu, bunu biliyoruz.
Üç Büyükler’den kopmuş, en yakın rakiplerine 10 puan fark yapmış Trabzonspor’da Abdullah Avcı “şampiyonluk” sözcüğünden özenle uzak duruyor ama, büyük zafer yine de ona ve ekibine yakıştırılıyor.
Invictus şiirinin tamamına internetten ulaşabilirsiniz… Burada sadece son dörtlüğü var. Hocaya sevgilerle.
Kapı ne kadar dar olsa da
Cezalarım ne kadar ağır olsa da
Kaderimin efendisi benim
Ruhumun kaptanı benim

Denizli’nin mekik maratonu

Mustafa Denizli, geçen hafta Perşembe günü öğle uçağıyla İstanbul’a geldi. Altaylı futbolcular, Florya Metin Oktay tesislerinde Galatasaray’ın konuğu olarak top peşinde koşarken iki eski dost Fatih ve Mustafa Hoca, derin bir muhabbete koyuldular. Sonra telefon geldi. Spor Bakanı Kasapoğlu, Alsancak Stadı’ndaki törene davet ediyordu. Hoca Perşembe akşamı uçağa bindi, İzmir’e döndü. Cuma günü adının verildiği Alsancak Stadı’ndaki törende yer aldı. Yıldırım Demirören’in tahsis ettiği uçakla tekrar İstanbul… Akşam Başakşehir (0-0) maçı ve İzmir’e dönüş. Gece 03.00’de yatağa girdi. Eh biraz da yorul be hocam… Baksana, artık yakışıklı bir statsın sen!

SEÇİM, SEÇİM, SEÇİM

AİHM’nin uyarıları ve hukukçu spor adamlarının ısrarıyla TFF kurullarının seçimle iş başına getirilmesi, bir ölçüde kabul gördü. PFDK ve Tahkim Kurulu başkan ve üyeleri seçimle belirlenecek. TFF Başkanı Nihat Özdemir, pazarlık masasında iki kurulla ilgili istekleri kabul etti. MHK seçiminin kargaşa yaratabileceğini öne sürerek atamada ısrarcı oldu. Görüşünü kabul ettirdi. Bunca deneyden sonra artık MHK’nın da seçimle belirlenmesi gereği bence daha da önem kazandı. Türkiye’de hakemlerle ilgili tartışmalar kaosa dönüşürse, korkarım ki iş AİHM’ye kadar uzanacak. Bakalım neler olacak?