Günlerdir kurduğumuz hayaller, beslediğimiz ümitler bir yana, Milli Takım bir yana… En azından ilk yarı için söyleyelim, bizim beklentilerimizle Milli Takım’ın oyununda bir türlü senkron tutturamadık.

Savunmada Karadağ’a geniş alanlar ve boşluklar bırakırken, orta alan ve hücumdaki gayretlerimiz yetersiz kaldı. Milli Takım, kamuoyunda beklendiği kadar istek ve enerjiyle sahip olamadı oyuna.

Daha dördüncü dakika dolarken Beciraj’ın attığı gol, Katar 2022 hesaplarında play off formatı ve doğrudan finallere katılma olasılıklarına karşılık hiç aklımıza gelmeyen senaryoyu da canlandırmış oldu. Evet, bu oyunda yenilmek de vardı. Ve işin bu tarafını yok sayıyorduk. Yenilmeyi olasılık dışında bırakıyorduk. O nedenle maça 1-0 yenik başlamak, yararlı bir uyarı etkisi yarattı.

Sahanın her bölgesinde sorunlu bir oyunumuz vardı. Birinci bölgede Zeki Çelik ve Merih Demiral, rakibi karşılamakta, ikili mücadelede eksik kaldılar. Merkezde Berat Özdemir, oyuna katılamadı. Hele rakip ceza çizgisi üzerinde alan ve zaman varken şut atmayı aklına getirmeden pas atacak adam araması çok yanlıştı. Abdülkadir Ömür de ilk goldeki asistine rağmen anormal top kayıplarıyla oynadı.

Kaptan Burak Yılmaz’ın etkili ve sert şutlarını bekledik. İlk yarıda iki şutu zayıf vuruşlarla kaleciye gitti. Yanı sıra Halil Dervişoğlu’nun da “muavin” rolünü aşamadığını gördük. Gol için beklenen gayret ve katkıdan uzaktı.

İyiler de vardı.. Kaleci Uğurcan Çakır, Çağlar Söyüncü, sol bekten çok sol ön oynayan Caner Erkin, Hakan Çalhanoğlu, beraberlik golünü atan Kerem Aktürkoğlu, Karadağ karşısında daha dik duran, oyuna ağırlık koyan grubu oluşturdular.

Maçı izlerken Stefan Kuntz’un istatistik sayılar dışında oyuncu kadrosunu yeterince tanıyacak zamanı olmadığını düşündük. O da zor durumdaydı.
Ancak ikinci yarıya başlarken Berat’ın yerine Orkun Kökçü’yü oyuna alması isabetli bir hamle oldu. Oyunun üçte ikisi dolarken (Dk.60) Orkun’un Hakan Çalhanoğlu asistiyle ceza alanı dışında sağ çaprazdan attığı gol, sadece Milli Takım’da değil, memlekette de coşku rüzgarları estirdi.

Öne geçmenin moral motivasyonuyla Milli Takım daha etkili ataklar, gol pozisyonları ve duran toplar kazandı. Bunda Kuntz’un oyuncu değişikliği hamleleri de olumlu katkılar sağladı. Hele Hollanda’nın Norveç’e attığı gol tüm oyuncularımıza fazladan enerji kazandırdı.

Sonuç bizi zorlu bir play off atmosferine taşısa da grupta çakılıp kalmaktan iyidir. Umutla, çalışmayla, araştırmayla, iyi bir hazırlıkla o zor savaşta yer almak ve büyük yolculuğa devam etmek gurur duyacağımız bir maceradır.
Bakarsınız, orada da mutlu bir sona ulaşırız, kim bilir!