Maskesiz, mesafesiz, tertemiz!

Alanya’da gördük ki Mars’a inen uzay aracı Perseverance, dün de kaş-göz arasında santraya konmuş. Ne demek oluyor bu? Perseverance, bizim dilimizde “azim” anlamına geliyor. Kararlılık içeriyor.. Engelleri aşma kararlılığı. Fatih Terim ligde ve kupada hem de İstanbul’da, Alanyaspor karşısında oynadığı iki maçı da kaybetmiş olmalarının rövanşını “kararlılık” gösterisi ile almaya gelmişti.
Peki nasıl işledi bu “kararlılık” ? Muslera ile… Galatasaray’ın tecrübeli kalecisi, tuttuğu her topu oyuna sokarken, uzun atışlar yaptı.. Bu atışların çoğu da isabetliydi. Alanyaspor’un Salih, Berkan, Umut’tan oluşturduğu genç ve dinamik orta alanında didişmeye gerek görmüyordu Galatasaray. Geriden seri paslarla oyun kurup rakip ceza alanına ulaşmayı denemediler. Muslera’nın uzun erimli topları Onyekuru, Mustafa Muhammed ve Emre Kılınç’la buluşuyor, ev sahibi takımın hesaplamadığı tehlikelere neden oluyordu.
Alanyaspor Teknik Direktörü Çağdaş Atan, maçtan önce “Muslera dahil, tüm rakip oyunculara pres yapacaklarını” anlatmıştı.. Galatasaray zaman zaman Muslera gibi savunmanın da kullandığı uzun erimli toplarla bu presten ustaca kurtulmayı bildi. Orta alanda az sayıdaki sert ikili mücadelelerde oyun sık sık faullerle durduğunda uzun oynamanın ne kadar isabetli olduğu da anlaşılıyordu.
Alanyaspor, ara transferde Bakasetas gibi üretken lider oyuncusunu Trabzonspor’a kaptırmıştı. Yine de bu kayıptan dolayı zayıfladıklarını kabul etmiyorlardı. Ama ev sahibi takımı tedirgin eden asıl konu, Galatasaray’ın özellikle Gedson Fernandes ve Muhammed’le beklenenin üzerinde güçlenmesiydi. Alanyaspor “pres”le bu gücü kırmanın hazırlığını yaptığı halde, oyun hiç de öyle gelişmedi.
Maç, Muhammed ve Salih’in karşılıklı olarak topu direğe vurdurdukları iki sivri pozisyonla renklendi. Arada Onyekuru’nun direk dibinden auta giden bir şutu da var.
Fatih Terim’in uzun erimli toplara dayalı planı, Yedlin’in gönderdiği topla buluşan Emre Kılınç’ın golüyle işe yaradı.
Alanyaspor skorun altında ezilmedi… Davidson, Babacar, Salih ve Efecan, Tayfur ve Berkan’la denkliği aradılar. Ama rahat top kullanamadılar. Galatasaray savunmacıları ile orta alandan koşup yardıma gelenlerin arasında bir de Muhammed’i gördük. Bravo!
İkinci yarıda Alanyaspor daha etkin, Galatasaray daha savunmacı tablolar sergiledi. Babacar, Davidson, kale ağzında Tayfur, üst üste gol pozisyonlarına girdiler. Hele Caulker’in kale ağzında bir kafa vuruşu var ki ancak Muslera tutabilirdi o topu. Öyle oldu. Maçın yıldızı en az beş mutlak golü önlerken harikalar yarattı. İki hocanın oyuncu değiştirme hamleleri de maça renk ve heyecan taşıdı.
Süper Lig zirvesinde mesafe de yok maske de… Takımlar, birbirlerinin ensesinde soluk soluğa koşuyorlar. Dün olduğu gibi maskelerini indirip maç içindeki gerçek niyetlerini ve yüzlerini de açık açık ortaya koyuyorlar.
Galatasaray topu rakibine bıraktı (72/28). Rakibinin neredeyse üçte biri kadar pas yapıp, uzun paslarla kısa yoldan (!) amacına ulaştı.