Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Her iki takım da kendi liglerinde sıkıntılı günler yaşıyordu. Hem saha içinde hem dışında. Biz alışığız, ancak Marsilya taraftarının kötü sonuçlara ve kulübün yeni patronuna tepkisi uzun zamandır dinmiyordu. Maçın havasını anlatmak adına söylüyorum, geceye damgasını vuran olay, Fransızların sıra dışı protestosu idi.
Mustafa Reşit Akçay Osmanlıspor’un başında, UEFA Avrupa liginde ilginç skorlara ve sonuçlara imza atmıştı. Konyaspor’da aynı başarıyı nasıl yakalacağı, özellikle bu zorlu grupta merak edilen bir soru idi. Mustafa hocayı tanırız. Önlemini alır, rakibin açığını kollar. Mesajları mütevazıdır.
Lakin rakibin gücü ve silahları belli idi. Payet gibi bir usta, Germain ve Thauvin isimli etkili ayaklara sahip olan Marsilya onca sıkıntıya karşın, kağıt üzerinde favori gösteriliyordu.
Bu tarz maçlar üst düzey konsantrasyon, sabır ve deneyim gerektirir. Konyaspor ilk yarıda ezberlenen kurallara harfiyen uydu. Gerçekten de bizim ligimizin üzerinde bir rakip değildi bu haliyle Marsilya. Savunmayı iyi yaptık, hücumda ise telaşlı ve aceleci olmamız pozisyon bulmamızı engelledi.
İkinci yarı şokla başladBasit gol yedik. Adil Rami’yi o kadar boş bıraktık ki, antrenmanda bile bu kadar kolay bir kafa vuruşu yapamazdı Faslı oyuncu. Gol Marsilya’nın güvenini geri getirdi. Bizim de kimyamızı bozdu.
Farkı artıracak pozisyonlar Marsilya’dan geldi. İki takım adına da direkten dönen topları dikkate almayın. Önce onlar, sonra biz dövdük dizimizi. Haddimizi bilelim. Kaleci Serkan’ın olağan üstü performansı olmasa, Konyaspor maçı farklı kaybedebilirdi.
İyi başlamadık. Rakibin en sıkıntılı döneminde puan çıkaramadık. Güçlü bir grupta mucize beklemiyoruz. Orada olmak ve ülke puanlarına katkı yapmak adına Konyaspor’un daha iyi şeyler yapacağını beklemek hakkımız.