Mustafa Anıklı

Mustafa Anıklı

mustafa.anikli@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Medipol Başakşehir’in Fırat Aydınus tarafından korunmasına gerek yok ki... Turuncu-lacivertliler, kendi göbeğini kendi kesen, kesemediğinde de rakibini takdir eden bir takım zaten...
Evkur Yeni Malatya karşısındaki penaltıyı gördükten sonra demezler mi, “Başakşehir kollanıyor” diye... Söylemezler mi “Böyle penaltı mı olur?” diye...
Evet Başakşehir’in futbolunda düşüş var. Ama bu son derece olağan... Akıcı değil akılcı oynuyor. Ligin boyu kısaldıkça, son düzlüğe önde giren lider, yakalanmamak için elinden geleni yapar; oyuna değil sonuca bakar. Kimse de Başakşehir’i ayıplamasın. Bu saatten sonra da cengaverlik beklemesin. Tarih yazmanın kıyısında gezen bir takım macera arar mı?
Karşısında üçlü savunma dizilişinde gibi görünüp, kenar bekleriyle beş kişiyle duvar ören bir takımı geçebilmek gerçekten zordu. Başakşehir yine “ya sabır” diyerek işe koyuldu, rakibin hata yapmasını bekledi.
Ancak ilk hata yapan Aydınus oldu. Penaltı öncesinde ve sonrasındaki kararlarında pek tartışma yoktu ancak olan 44’te oldu. Bülent-Arda mücadelesini penaltı olarak değerlendirmek, faul değil ama ancak fena hareketlere sokulabilirdi.
Üstelik Emre’yle pozisyonları tartışması yok mu? Düdüğüyle konuşması gereken Fırat Aydınus pozisyonları anlatarak “hakem semineri”nde ders verdi!
İkinci yarı Barış’ın girmesiyle görülen sağ kanattaki hareketlilik Malatya’ya renk getirdi ama gol getirmedi. Ev sahibinin gol bulma iştahını kullanan ve hevesini kursağında bırakan ise yine Edin Visca oldu. Eğer Başakşehir bir tarih yazıyorsa bunun vakanüvisi Visca’dır.