20.09.2014 02:30 | Son Güncelleme:
MİLLİYET SINIRDA - BURCU ÜNAL
FOTOĞRAFLAR: DAĞHAN KOZANOĞLU

‘Ne namusumuz ne de malımız kaldı’

Türkiye, IŞİD katliamından kurtulmak için Türk sınırına kaçan binlerce Suriyeliye kucak açtı. Sınırda 2 gündür süren endişeli bekleyiş, aç susuz bitkin haldeki binlerce Suriyelinin özgürlüğe attıkları yorgun adımlarla sona erdi

Suriye’de terör örgütü IŞİD’in (Irak Şam İslam Devleti), Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) kontrolünde bulunan Kobani bölgesine saldırmasıyla iki taraf arasında başlayan çatışmalardan kaçarak Türkiye’ye sığınan Kürtler’in sınırdaki bekleyişi dün sona erdi.
Sınırın ardında Çarşamba gününden beri endişeyle bekleyen binlerce Suriyeli, teller kesilerek Türk tarafına alındı. Savaştan kaçan Kürtler buradan da kamyonet ve minibüslerle bölgedeki boş okullara götürüldü. Sınırın diğer yakasında akrabası olanlar ise onların yanına sığındı.  

Biber gazlı müdahale
IŞİD’in, Kobani’ye yaklaşık 4 gün önce başlayan saldırılarının giderek şiddetini artırmasının ardından burada yaşayan Suriyeliler, köylerini boşaltmak zorunda kaldı. Birçoğu evlerini ve yakınlarını kaybeden Suriyeliler, Urfa’ya bağlı Suruç ilçesi sınırına gelerek, Türkiye’ye geçmek istedi. Fakat Türkiye tarafı Suriyelilerin geçişine izin vermedi. Suriyeliler, aç-susuz bir şekilde tel örgülerin diğer tarafında Türkiye’ye alınmayı beklerken sınır hattının Türk tarafında da protesto vardı. Kobani’den gelenlerin Türkiye’ye girişine izin verilmemesini protesto eden kalabalığa, güvenlik güçleri müdahale etti. Yaklaşık 100 kişilik gruba biber gazı ve tazyikli suyla gerçekleştirilen müdahalenin ardından, grup sınırdan uzaklaştı.

Tankerlere akın ettiler
Daha sonra da güvenlik güçleri Suriyelilerin beklediği bölgeye 200 metre uzaklıkta bir barikat oluşturdu. Gerginlik sürerken Suriye tarafından Türkiye’ye ilerleyen bir kadının mayına basarak yaralandığı duyuldu. Bir battaniye üzerinde sınırdan geçirilen kadın Suruç Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Gerginliği sevince dönüştüren tellerin kesilerek binlerce Suriyelinin saat 13.00 civarında Türkiye’ye geçişine izin verilmesi oldu. Önce güvenlik güçlerinin oluşturduğu bir alana alınan Suriyeli sığınmacılara, belediye ve Kızılay ekipleri yardım ulaştırdı. 35 dereceyi bulan sıcakta günlerdir aç-susuz yürüyen ve bekleyen Suriyeliler, belediye tarafından getirilen su tankerlerine akın etti. Bir tankerden uzatılan hortumun başında ise izdiham yaşandı.
Bu sırada sık sık sınırın diğer tarafından gelen patlama sesleri savaşın en acı yüzüne şahit olan Suriyelilerin her defasında irkilmelerine neden oldu. Neredeyse yarım saatte bir güçlü şekilde gelen patlama sesleri ile yüzleri hemen geldikleri tarafa dönen Suriyeliler, burada yerlere, çantalarının, çuvallarının üzerine oturarak beklemeye başladı.

‘Çok eziyet çektik’

Suriye’den yaklaşık 1 sene önce kaçarak Suruç’a yerleşen İbo, bu defa ev sahibi olarak Kobani’den kaçan akrabalarını karşıladı. Burada inşaat işlerinde çalışan İbo, geniş bir avluya açılan bitişik evlere akrabalarını yerleştirdi. Yaşını sorduğumuzda, “60’larda bir şey ama tam bilmiyorum” diyen Feride 2 kızını çatışmalarda kaybetmiş. “Biri 17, diğeri 18 buçuk yaşındaydı, çok zulüm gördük, çok eziyet çektik” diyerek yaşadıklarını anlatan Feride, varlarını yoklarını bırakıp canlarını kurtarmak için kaçtıklarını söyledi.

Suriyeliler, sınırdaki tellerin kendilerini yaralamaması için battaniye kullandılar.

‘Çocuklarımız aç ve perişan’

IŞİD’in köylerine 4 ay önce vardığını söyleyen Rabia Esman ise eşi, eşinin 2’nci eşi ve 8 çocukları ile 4 aydır yollarda olduklarını anlattı. Esman, “4 aydır köy köy gezdik, en son Türkiye sınırına geldik. Çocuklarımız aç-susuz, perişan; günlerdir doğru dürüst hiçbir şey yemedik, içmedik. Çok korkuyoruz” dedi. Bu sırada yaşanan kargaşada bazı kadınlar çocuklarını kaybetti. Kadınlar durumlarını güvenlik güçlerini bildirerek, 4 bin kişi içerisinde çocuklarını aradı.
Suriyeliler sınırda bu şekilde yaklaşık 2 saat beklediler. Daha sonra bölgeye servis araçları geldi. Suriyelilerin bir kısmı grup grup güvenlik güçleri kontrolünde servis araçlarına bindirildi. Fakat büyük bir kısmı geride kaldı. Güvenlik güçlerinin oluşturduğu kordonun yaklaşık 100 metre gerisinde Suriyelileri almaya gelen Suruçlular bekliyordu. Güvenlik güçlerinin, Suriyelilere izin vermesi ile, bekleyişte olan Suruçlular kamyonetleri ve arabalarına alabildikleri kadar çok Suriyeliyi alarak ilçe merkezine götürdü.

4 aylık minik Elif bebek de geldi

Yerlerde bekleyenlerin arasında bulunan 4 aylık Elif bebeğin annesi Mahu, 7 çocuğu ile birlikte 2 gündür Türkiye sınırında beklediğini anlattı. Eşini sınırın diğer tarafında bırakarak gelmek zorunda kaldığını söyleyen Mahu, “Herkesi öldürüyorlardı” dedi.
 3 çocuğu ile birlikte Türkiye’ye sığınan Hadi Ali ve eşi ise “IŞİD zulüm yapıyordu, ne namusumuz ne malımız mülkümüz kaldı.
Kadınları satmaya götürdüler, ufacık çocukları kestiler” dedi.

Sınırdan Suruç’a doğru yola çıkan Abdullah İzzet ve ailesi 2 gözlü bu eve götürüldü.

20 kişi 2 göz odaya sığındı

Suriyelilerden ailesi daha önce Türkiye’ye gelmiş olanlar ile Suruç’ta akrabası bulunanlar, yakınlarının yanına götürüldü. Diğerleri ise boş okullara götürülürken, daha sonra kamplara yerleştirilecekleri belirtildi.
Abdullah İzzet ve ailesi de yaklaşık 1 sene önce sınırı geçerek Türkiye’ye sığınan akrabalarının kendilerini almak için getirdikleri kamyonetin arkasına binerek sınırdan Suruç’a doğru yola çıktı. Suruç’ta iki gözlü bir evde onları daha önce buraya gelen 2 kadın akrabaları karşıladı. Çocuklar kamyonetten hızla fırlayarak evin bahçesindeki hortuma koştular. Hepsi önce kana kana su içti daha sonra sıcaktan yanmış yüzlerini yıkadı. Bu sırada büyükanneleri tekerli sandalyesi ile kamyonetten indirildi.
Evin avlusuna getirilir getirilmez sigarasını yakan kadın, bir yandan da sağ salim kurtulduklarına şükrediyordu. İzzet birkaç aile birlikte yaklaşık 20 kişi geldiklerini söyledi. Köylerinde 4 gün önce başlayan çatışmalardan kaçtıklarını anlatan İzzet, “IŞİD kime yetişse başını kesiyordu. Çoluk çocuk fark etmiyordu. Kızları ise alıp götürdüler” dedi. Neredeyse 2 gündür Türkiye sınırında beklediklerini söyleyen İzzet yaşadıklarını şöyle anlattı: “Beklerken duyduğumuz her patlama sesi ile yeniden korktuk. Arada YPG askerleri arada da sınırın diğer tarafından Türk askerleri yiyecek veriyorlardı ama genel olarak pek yemek ve su bulamadık. Biz yine de orada savaş biterse kendi topraklarımıza dönmek istiyoruz.”

Kobani nüfusu 4 katını aştı
IŞİD’in Telabyad ile Carablus arasında kaldığı için kendisine hedef olarak belirlediği Suriye’nin Halep kentine bağlı Kobani ilçesinde endişeli bir bekleyiş var. Suruç ilçesinin karşısında olan ve Suriye’de olaylar başlamadan önce nüfusu 100 bin civarındaki Kobani’de, nüfusun savaşla birlikte 400 bini aştığı bildirildi. PYD’nin kontrolüne geçen Kobani’ye, Kürtlerin yanı sıra Arap ve Türkmenler de göç ediyor.
DHA

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0