21 Temmuz 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Tanık olunacak şiirler

Nadiren rastlanan bir Turgut Uyar fotoğrafında önce bakışlar doldurur sizi. Sonra anlatmaktan gocunmayan ‘adam gibi bir adam’ın şiiri tarafından işgal edilirsiniz. Turgut Uyar’ın tüm şiirleri aynı kitapta toplandı. Ne güzel!

     AYBALA ALAÇAM

     Turgut Uyar üzerine yazmak gerekince evdeki arşiv altüst edildi. Mehmet Fuat yazıları gözden geçirildi. Biraz sinirlenildi. Zira böyle önemli bir şair, İkinci Yeni gibi bu kadar önemli bir akım hakkında ne kadar da az malzeme vardı! Derken Ocak 1985 tarihli sapsarı kesmiş, kedilerce tırtıklanmış bir Hürriyet Gösteri’de Refik Durbaş’ın şairle yaptığı söyleşi karşımıza çıkmaz mı! Tam da ölümün arifesinde! Zamanda yolculuk gibi oldu. O günlerde artık roman okumaktan vazgeçmiş Turgut Uyar. Sinemaya, tiyatroya da gitmezmiş. Filmleri sevmediğinden değil, sinemaya gitme plan programlarından hoşlanmadığı için. Tiyatro eserlerini izlemek yerine okumayı tercih edermiş. Emeklilikle birlikte öğleden sonraları üç duble suyla karışık limonlu votka, akşam yemeklerinin ardından da bir duble sek rakı içermiş. Kendisiyle ilgili hiçbir şeyi biriktirmemiş. Şiirlerinin el yazmalarını saklamamış. Rızası olmadan hiçbir şeyinin yayımlanmasını istemezmiş. Kırk yıl boyunca şiir yazmış, şiir düşünmüş biri olarak, bunun bir kişilik işi olduğuna inanan Turgut Uyar, büyük şairlerin tarzlarını getirdikleri kurallarla değil, kişilikleriyle geliştirdiklerini söylüyor bu söyleşide. O sıralar Kırlent diye bir kedisi varmış. Tam 14 yaşında ama minyon, çıtı pıtı. Yalnızlığını paylaşan, huzur bulduğu bir sevgili gibi kediye sık sık sarılırmış.
     1927 Ankara doğumlu Turgut Uyar, Askeri Memurlar Okulu mezunu. Orduda ve çeşitli devlet memurluklarında çalıştıktan sonra 1969’da emekliye ayrılıp serbest yazar olarak yoluna devam ediyor... Garip akımına ve 1940 kuşağının toplumsal gerçekçi şairlerine ‘tepki’ olarak olarak doğan İkinci Yeni akımının öncüleri arasında. Edebiyatçı Tomris Uyar’ın eşi. Ona ‘güzel’ şiirler yazan âşık...
     Terim olarak ilk kez Muzaffer Erdost tarafından kullanılan İkinci Yeni, anlatım kalıplarını yıkan, kelimelerle oynayan, onları değiştiren, şiirin hikâye anlatmasından çok imgesel anlatı, hayal gücü ve tüm ‘köşeleri’yle duygulara öncelik verdiği bir arayış dönemi olarak tanımlanabilir. Kişinin toplum içindeki yalnızlığı, toplumsal yaşamdaki bireysel uyumsuzluklar ve yaşanan girdaplar İkinci Yenicilerin hayata karşı sanatla takındığı bir dil tavrıydı. Özünde politik bir karşı çıkışın temsilcileri olarak yorumlanabilecek İkinci Yeniciler, işe bakın ki, ‘slogan atan bir sanat’ beklentisi içindeki bir takım ‘tutucu’ çevreler tarafından apolitik olmakla ve biçimcilikle itham edildiler. Oysa İkinci Yeni, gelenekten farklılaşan diline rağmen, kökenleri Ahmet Haşim’e kadar uzanan, yeni bir ‘damar’ın doğuşuydu. Bu ‘çağdaş’ akımın Turgut Uyar dışındaki belli başlı öncüleri arasında Ece Ayhan, Edip Cansever ve Cemal Süreya gibi büyük ‘adam’lar yer aldı.
     1950’den sonra bireyin iç çatışmaları ve uyumsuzluklarını anlatan olağanüstü derecede etkili şiirler yazan Turgut Uyar’ın "Arz - ı Hal" (1949), "Türkiyem" (1952), "Dünyanın En Güzel Arabistanı" (1959), "Tütünler Her Pazartesi" (1968), "Divan" (1970), "Toplandılar" (1974), "Kayayı Delen İncir" (1982), "Dün Yok mu?" (1984) ve "Son Şiirler"inin birlikte yer aldığı "Büyük Saat / Bütün Şiirleri" adlı toplama, YKY’den yayımlandı. Keşke böyle kapsamlı bir kitap Uyar ve İkinci Yeni hakkında da bilgilendirici makalelerle desteklenseydi. Çok mu kalın olurdu? İki cilt halinde basılamaz mıydı? Madem böylesi tercih edildi, o zaman yayınevine seslenmekten başka çare yok. İkinci Yeni şairleri ve Turgut Uyar şiiri üzerine teorik bir malzemenin de açlığı içindeyiz. Anlatılamayacak, ancak okunacak, tanık olunacak şiirlerin yazarı Turgut Uyar, yani vakitsiz bir uykuya erkenden yatan bir adamın ta kendisi.
     
     Büyük Saat
     Turgut Uyar
     Yapı Kredi Yayınları
     644 s.
     Fiyatı: 8.000.000 TL.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Salsa gecelerinden asit caza
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Ödül mink bir kürk gibidir"
Bağımsızlık ve mizah onların karakteri
Yorgun tekerlekler
Dergilerle serinlemek için...
"Türkiye’nin 30 yılını yakamayız!"
Dalgınlık halinin ressamı
Vialli gibi bir küratör
"Femme fatalemiş! Kıçımın kenarı!"
Coen kardeşlerin patetik sonatı
Uzaklardan gelen mesaj
Kırsal alanda cinsel oyunlar
Babalık davası
Köfte ile patates
Tanık olunacak şiirler
EB ile adım adım
Dijital sanatta Latin başkaldırı
Sarkis ile yolculuk
Hep yek, hep kız başına
Ortaya karışık caz
İşkenceciler afişe ediliyor
Paha biçilmez mozaikler
Beşi bir yerde rock!
Bu yaz çok büyüyecek
Düzce’den Beyazıt’a "Uğurlu" albümler
Hem tatil yap hem film
Haftanın albümleri
Dünyada markalaşmak lazım!
Futbol ve turizm
Hayat atölyesi
9. Caz Festivali ve web’de caz...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet