11 Mayıs 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Kolejde çocuk okutanın vay haline

     Kolejlerin gelecek öğretim yılı ücretlerini bu ay içerisinde açıklamaları gerekiyor. Çünkü yasa öyle emrediyor.
     Okullar, geçtiğimiz yıllarda önce rakiplerinin ücretini açıklamasını beklerdi. Bu yüzden de mayıs sonuna kadar yeni ücretler sır gibi saklanırdı. Oysa bu yıl çok farklı bir tutum sergileniyor. Sanki ücretlerini daha önce açıklama yarışı içine girdiler.
     Gelen ilk sinyaller alt sınırın 10 milyar lira civarında, üst sınırın ise 20 milyarı aşacağı yönünde. Büyük para. Bir yıla mahsus olsa, ne yapılır edilir ödenir. Ama çok uzun yıllara yayılıyor.
     Özele anaokulundan başlayanların ödeme süresi asgari 12, 13 yıl. Hele bir de özel üniversite tercih edilir ise bu süre 16, 17 yıla kadar çıkıyor. Yıllık masraf ortalama 15 milyar lira olarak düşünüldüğünde, bugünkü kur ile karşımıza çıkan fatura 250 milyar lira civarında. Bunu bir de finansçı gözü ile değerlendirdiğinizde yani çocuğunuzu devlet okuluna gönderip de özel okula ödediğiniz paraları yatırıma dönüştürdüğünüzde, karşınıza trilyonlara varan korkunç rakamlar çıkıyor.
     Peki onca fedakârlığa değiyor mu? Pek çok veli için evet demek çok zor. Kamuoyunda çocuğunu kolejde okutanlara zengin gözü ile bakılıyor. Oysa velilerin yarıdan fazlası dişinden tırnağından artırarak çocuğunu bu okullara gönderiyor. Dolayısı ile çocuğunun aldığı eğitimin yaptığı fedakârlığa değip değmediğini sorgulayan velilerin sayısı her geçen gün artıyor.
     İşte tam bu aşamada devlet daha doğrusu hükümet, kendi okullarını iyileştireceğine, özel okullara olan talebi artıracağına, kafa karıştırıcı projelere yöneliyor. Neymiş, devlet özel okullarda bedava öğrenci okutacakmış! Oysa çok daha akılcı önlemler alabirdi. Örneğin vergi oranlarını sıfırlasa okul ücretleri yarı yarıya düşer. Böylece aklından hiç özel okulu geçirmeyen veliler de bu okullara yönelebilir ve böylece hem boş kontenjanlar dolar hem de sektör büyür. Dolayısı ile devletin üzerindeki eğitim yükü de hafiflemiş olur...
     En ufak bir depremde okulların patır patır yıkıldığı, 70, 80 kişilik sınıflarda ders yapıldığı, öğretmen yokluğu nedeni ile derslerin boş geçtiği, spor salonu, laboratuvar ve kütüphane olanaklarının çok yetersiz olduğu bir ortamda, bedava kolej, bedava kitap projeleri sanki biraz fantezi geliyor.
     Veliler, bakanlığın elinde para varsa ya da sponsorlardan kaynak yaratılacak ise bu öncelikle daha acil ihtiyaçlar için değerlendirilmeli görüşünde. Bizden iletmesi...
     Türkiye öncelikle oturup şuna karar vermeli: Eğitim sorununu çözmek istiyor mu, istemiyor mu? Çağdaş bir eğitimden yana mı, değil mi? Eğer sorulara verilen cevap evet ise bu sorunun çözülmemesi için hiçbir neden yok.
     Batık bankalardan hortumlanan 40 milyar doların onda birini eğitime kanalize edebilmiş olsaydık bugün eğitimin sorunlarını tartışıyor olmazdık.
     Ama sanki hâlâ değişen bir şey yok. Duble yollara verilen öncelik eğitime verilmiyor. Kalıcı çözümler üretilemiyor. Hedefler konamıyor.
     Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, iyi niyetli, gayretli ve de üretken. Ama iktidarın gücü arkasında olmadan, yeni kaynaklar yaratılmadan, güçlü bir irade ortaya konmadan ne yapabilir ki?..
     Siz hiç Başbakan Erdoğan'ın ağzından, koltuğuna oturduğundan bu yana eğitime, gençliğe ve onların geleceğine yönelik bir şeyler duydunuz mu?
     Özetin özeti: Türkiye'nin sorunları elbette çok fazla. Ama eğitim de, gençlik de çok önemli. Gençliği önemsemeyen lider ve lider adayları Arı Hareketi'nin gençlik anketinde dibe vurdular. Eminim Erdoğan ve arkadaşları bu işareti almışlardır. Bugün Anneler Günü ve annelere verilecek en güzel armağan çocuklarının geleceğinin güvence altına alınmasıdır...
     
     aguclu@milliyet.com.tr
     





Melih AŞIK
Türbansızlar...

Fikret BİLA
Pişmanlık...

Güneri CIVAOĞLU
Manolya günü

Can DÜNDAR
Maçonun dönüşü

Abbas GÜÇLÜ
Kolejde çocuk okutanın vay haline

Mehmet Y. YILMAZ
Düş sokağı sakinleri...

Hasan PULUR
Fenerbahçeli olmanın tam zamanı!!!

Derya SAZAK
Tak koluna sepeti

Meral TAMER
Ayla Erduran'ın annesi ve benim annem

Ece TEMELKURAN
Annecim! Annecim!

Tamer HEPER
Alan ortaksa masraf paylaşılır

Osman ULAGAY
Dolar düştü diye kaygılanmak gerekir mi?

Güngör URAS
Memduh Hoca 1965'te uyarmıştı

Serpil YILMAZ
İstikbal orta sınıfı ele geçirdi