|
Erkan Mumcu ile depreşen alternatif özlemi
Önceki akşam çiçeği burnunda modern sanat müzemiz İstanbul Modern'de, Açık Radyo'nun programcılarını, destekçilerini ve dostlarını bir araya getiren peynir - şarap - sanat davetindeki (dileyenler, rehber eşliğinde müzeyi de gezdiler) en popüler kişilerden biri de bendenizdim. Bir gece önce Erkan Mumcu ile Habertürk'teki sohbetimiz nedeniyle...
Kendini takdim eden ya hemen görüş belirtiyor, ya Mumcu'nun ne demek istediğini anlamaya çalışıyor ya da benim fikrimi merak ediyordu. Anlaşılan bizim Doğan Medya Center çalışanları, Milliyet okurları ve benim yakın dostlarımın yanı sıra Açık Radyo'nun 1000 civarındaki dost çemberinin büyük bölümü de Mumcu'yu ilgiyle izlemişti.
Mumcu yorumları
TV programı ertesindeki görüş ve tepki bombardımanını, değişik bakış açılarına örnekler oluşturacak bir seçkiyle sizlere aktarmak istiyorum: (Bombardımanın altında ezilip kimilerinden izin almayı unuttuğum için isim vermiyorum)
Müzikolog, profesör: Mumcu'da laf bol, ama hiçbir şey yapamayacak, çünkü tabiat olarak çok sert. Parti kurulsa da YTP gibi bir şey olur.Finansçı, editör: Yeni çağ filozofu gibi, ama mesaj karışıyor, tam anlayamıyorsunuz. Dinlerken sıkılıyorsunuz. Ben kayboldum. Mumcu, şehvet derecesinde konuşmaya düşkünmüş meğer. Siyaset sosyologu, profesör: AKP'liler ne kadar Mahmutpaşa ağzıysa, Mumcu da o kadar kavram paralıyor. Ama bir liderin de Mumcu gibi olması lazım. Entellektüel seviyesi hayli yüksek, üstelik değişik bir ses. İyi ki liderliğe soyundu. İnanın ben Mumcu'ya acıdım. Öyle bir beynin yapabileceği pek çok şey varken, o nasıl bir siyasi hırstır ki, Kasımpaşa - Mahmutpaşa ortamında 2,5 yıl geçirebiliyor. İyi ki o eziyete dayanıp siyasette kalanlar var. Keşke başkaları da olsa... Zaten Türkiye'nin iyi yetişmiş insanları dayanamadığı için, siyaset bugün başımızdakilere kalmıyor mu?
Saz çalan Mumcu...
Emekli orman mühendisi, 58 yaşında bir hanım: Eskiden orta halliydik, şimdi kıt kanaat geçinebiliyoruz. Arabamı dahi satmak zorunda kaldım. Siyasilerden umudumu artık tümüyle kesmiştim. Programı izlerken, "Acaba son bir kez umutlanabilir miyim?" diye düşündüm. Siz ısrarla "Bu şekilde anlatırsanız, geniş kitleler anlamaz" dediniz. Ben Mumcu'yu bakanken atv'de Arif Sağ'ın da katıldığı bir programda izlemiştim. Saz çalmıştı. Heyecanlandığı için çaldığı parçayı yarıda kesti, birkaç kez özür diledi, mendiliyle terini sildi. O hali kesinlikle poz olamazdı. Dolayısıyla halkla bağ kurması bence zor olmaz. Yeni siyasi oluşumunda kadınlara öncelik vereceğini de ifade ediyor. Çok aklı başında buldum. Acaba Derviş'le birlikte mi siyaset yapacaklar? Keşke olsa...Boğaziçi Üniversitesi'nden bir profesör hanım: Ne lafazan adam o öyle... Kafası da çok karışık galiba. Keşke Mumcu gibi heyecanlı, ama ne dediği anlaşılır yeni yüzler girse siyasete...Bir iş adamı: Mumcu, hiçbirinizi konuşturmadı ki. Sanki sizlerin sorularını cevaplandırmıyordu da, bir kürsüden tek başına konuşma yapıyor gibiydi. Karşındakiyle diyalog kurmazsan, monolog yapmış olursun.Sinem Hanım: Dikkatle dinlememe rağmen söylediklerinden hiçbir şey anlamadım. Sersem etti beni. Çorbaya döndü herşey... Ekonomist, uzman: Kendini mükemmel yetiştirmiş. Tüm sorulara verdiği yanıtlar bir bütünlük içinde.
Toplumun özlemi
Değişik TV kanallarında daha önce katıldığım programların ertesinde aldığım yorumlarla karşılaştırdığımda şu ortaya çıkıyor: İnsanlarımız siyasette yeni şeyler söyleyen, dinamik, hırslı bir yeni yüz görmeyi çok istiyor.
CHP'nin maalesef muhalefetten bile düştüğü, AKP hükümetine tek muhalefetin Avrupa Birliği ve IMF gibi dış odaklardan yapılabildiği bir siyasi ortam, 70 milyon insanımıza hakaret olmuyor mu?
Hoşgeldiniz Erkan Mumcu. Siyasi hayatımızı ölü toprağı serpilmişlikten kurtardınız. Boşalttığınız koltuğun dolduruluş şekli bile, Ankara'ya hareket getirdi.
DEVAMI YARIN
mtamer@milliyet.com.tr
|
|