|
Elektrik kesintilerine karşı çırpınıp durma...
Bir gün Türkiye'de de, adam başına düşen yıllık ulusal gelir 10 bin dolar olduğunda, süper bir ülke olacağımız öngörüleri tamam da...
Ancak bizim Göztepe'de elektrikler sık kesilmeye başladı. Öğleye doğru tam yazıyı faks aracılığıyla gazetede sevgili Veysel'le Hasan'a geçeceğim sırada da kesilirse kaygısı; Türkiye'nin ileride süper bir güç olacağı öngörülerine ağır basmada...
***
6 yıl kadar önce komşu elektrikçi mağazalarından birinde, elektrikler kesilince de bizim faksı çalıştırabilen, çok hünerli bir "güç kaynağı kutucuk" bulmuştum...
Çok hünerli harika kutucuk, sanırım Uzakdoğu'dan ithal edilmişti. 40-45 cm genişliğinde; 25-30 cm yüksekliğinde; çanta gibi taşınabilen türden; sarımtırak fildişi renginde; bendeniz için yeterli bir güç kaynağıydı o kutucuk.
Sağ yanındaki sürmeli yuvadan, özel kablosunu çıkarıp da; fişini, prize şarj etmesi için taktığında; ortasında yukarı doğru minik minik yanan yeşil lambaları vardı. Minik lambalar önce yukarı doğru yanıyor, sonra iki minik lambayla sağa dönüyordu. Şarj tamamlandığında, sağa dönük iki minik lambanın sonuncusu kırmızı yanıyordu.
***
Uzakdoğu'dan ithal, mucize güç kutusunun hünerleri ise alkışlanacak bir zenginlikteydi.
Ön tarafında, kutunun yüksekliği boyunda, 2 neon lamba vardı. Ortasındaki sustalı tetiği sola bastırınca, neon lambalar yanıyordu. Arka tarafında ise, arızalanmış bir araba için gerekli, yanıp sönen kırmızı lambaları vardı.
Güç kaynağı mucize çanta kutu; aküsü zayıfladığı için araba çalışmadığında, arka tarafındaki sürmeli yuvada gizli özel kablolarıyla aküyü de hareketlendiriyor ve arabayı çalıştırıyordu.
Ayrıca sevimli kutuyu; araba giderken, arabanın özel çakmak prizine takıp şarj edebiliyordun.
***
Göztepe'de, telefonlu faksın yanında, hep şarjlı olarak dururdu o harika güç kaynağı çanta kutu...
Kazara elektrikler kesilirse; faksın fişini, mucize kutunun göbeğindeki prize takıveriyordum. Yazılar geçiyordu gazeteye...
***
Elektrikler Köyceğiz'de de sık kesildiği için, tuttum bizim harika güç kaynağı kutuyu Köyceğiz'e götürdüm. Doğrusu hiç aklıma gelmedi, koskoca İstanbul'da bir daha o minik minik yeşil ve kırmızı lambalı, elektrikli hüner kumkuması oyuncağı bulamayacağım...
***
Köyceğiz'e götürdüğüm güç kaynağı, sarımtırak fildişi rengindeki bakalit çanta kutunun bir bezerini bulmak için dolaşmadığım yer kalmadı. Ne Tünel'in yanındaki, elektrikle elektroniğin her türlü aygıtını satan toptanıcı dostlar; ne Selanik Pasajı'ndaki satıcı uzman dostlar; ne de çay servisi yapan her konuda donanımlı dostlar...
Kimseciklere anlatamadım ne aradığımı...
Bizim Uzakdoğu'dan gelme mucize kutu, Gölcük depreminden sonra şöyle bir piyasaya çıkmış ve arkasından kaybolmuştu...
***
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi...
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararına göre Abdullah Öcalan'ın davası yeniden başlayacak mı, başlamayacak mı?
Gaziosmanpaşa'daki, doktor bulunmadığı için kapalı duran sağlık ocaklarının durumuna; bol bol verdikleri demeçler, kereste atölyelerindeki talaş yığınlarına benzeyen parti liderleri, bir çare bulacak mı, bulamayacak mı?
Global sermayenin Türkiye'ye doğru da kayması, diplomalı işsizler ordusunun başına kuş konduracak mı, konduramayacak mı?
***
Ülke sorunları önemlidir önemli de...
Bendenizin Göztepe'de yazıyı gazeteye geçerken, elektrikler kesilirse; ne halt edeceğim de önemlidir...
***
Ülke sorunlarını konuşanlar, biraz da kendi özel durumlarını anlatsalar ne olur sanki?
Kaç parayla geçiniyorlar, nerelerde oturuyorlar, sık sık oraya buraya koydukları çelenklerin alımını kimler nasıl yapıyor, elektrikler kesildiğinde mum mu yakıyorlar vs...
***
Varsa yoksa ülke sorunları...
Türbanlı kızlar üniversitelere alınmalı mı, alınmamalı mı?
Laiklik, Hazine'den geçinmeli yönetici takımının; vatandaşlar arasındaki çeşitli ırk ve inançlara aynı mesafede durması mı demektir; yoksa vatandaşlar arasındaki çeşitli ırk ve inanç sahiplerinin de, her türlü olanaktan eşit biçimde yararlanması mı demektir?
Örneğin Ermeni vatandaşlar da vali, Yahudi vatandaşlar da general, Rum vatandaşlar da bakanlık müsteşarı olabilirler mi?
***
Ülke sorunları, ülke sorunlarıdır ve de efendim durmadan konuşulmaları, 20. yüzyılın da bir güzel ıskalanmasını engelleyememiştir.
Vatan için kanının son damlasına kadar verecek olan çoktur da; Gaziosmanpaşa'daki sağlık ocaklarının doktorsuz kalmaması için, maaşının son kuruşuna kadar verecek olan yoktur.
***
2023'te AB üyesi olacağız. Ülke hızla kalkınmada...
Yoksa AB bizi parçalamak mı istiyor?
İstiyor...
İstemiyor...
***
Fındıklı'da Kazancıyokuşu'nun başladığı dört yol ağzında, Bolahenk Sokağı girişindeki o canım çınarı, kimler öyle budadı da; uluorta kesilmiş birkaç yapraksız kalın dalıyla, acıklı bir ağaç heykeline çevirdi?
***
Savunma harcamaları çok mu abartılı?
Türkiye'nin özel durumu bunu gerektiriyor.
Belki de gerektirmiyor.
Gerektiriyor...
Gerektirmiyor...
***
Tamam da dostlar, hani söz aramızda; acaba vaktiyle Uzakdoğu'dan gelme, sarımtırak fildişi rengindeki, bakalitten çantamsı, minik minik yeşil lambalı o hünerli, güç kaynağı kutuyu, bir bilen var mı acaba?
Göztepe'de de elektrikler sık kesiliyor da...
c.altan@prizma.net.tr
|
|