Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
70 yıllık soyut resim serüveni

2005 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nden birine değer görülen ressam Ferruh Başağa ile sanat hayatını konuştuk

Aslı Onat

92 yaşındaki Ferruh Başağa'nın Türkiye'de son 50 yılda yetişmiş sanatçılar arasında çok önemli bir yeri bulunuyor. Başağa, 1940'lı yıllardan beri devam ettiği soyut resim çalışmalarıyla sayısız sergiye katıldı ve pek çok ödülün sahibi oldu.
Çalışmalarını kışın İstanbul'daki atölyesinde, yazın da Foça'daki evinde sürdüren usta ressamın son sergisi, 30 Kasım'a kadar Kare Sanat Galerisi'nde görülebilecek. Başağa'nın çoğu 2005 tarihli işlerinden oluşan sergisi, "Akdeniz'in Işığı" adını taşıyor. Sergi, ustanın uzun zamandır tutkusu haline gelmiş geometrik formları, gene kendisine özgü renklerle ele aldığı yapıtlardan oluşuyor.

Picasso'nun yanında
"Aşk" adlı tablonuz 1949'da Ahmet Çanakçılı Ödülü'ne layık görülmüş ve bu ödül, devletin soyut resmi kabul etmesi ve Türk resim sanatı açısından bir devrim olarak nitelendirilmişti. 2005'te Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü almanın sizin için anlamı nedir?
Bu ödül, sürpriz oldu benim için. 92 yaşındayım. 70 yıldır resim yapıyorum ve birçok ödül aldım. Ama Cumhurbaşkanlığı tarafından bu ödüle layık görülmüş olmak, beni ayrıca mutlu etti.

Uzun sanat yaşamınızda yurtiçinde ve dışında pek çok sergiye ve bienale katıldınız. Sizin için en özel serginiz hangisiydi?
Resimlerim, yurtdışında ilk kez UNESCO'nun 1946'da Paris'te açılan milletlerarası büyük bir sergide yer almıştı. Orada beni çok mutlu eden bir tesadüf gerçekleşti. Baktım küratörler, Picasso'nun tablolarının yanına benim yaptığım küçük bir tabloyu yerleştirmiş... O yüzden bu sergi, benim için çok özeldir.

Tuvallerinizde sürekli olarak geometrik formlar görüyoruz. Geometriye duyduğunuz tutkunun kaynağı nedir?
1945'ten sonra yavaş yavaş soyut kavramına geçtim. Nonfigüratif denen figürsüz çalışmalara yöneldim, Dadaizm üzerine çalıştım. 1970'ten sonra kendi kişiliğimi ortaya koymam gerektiğini fark ettim ve kendime göre bir kavram aradım.
Gördüğünü değil düşündüğümü yansıtan, çağımızın dinamizmini içine koyan resimler yapmaktı amacım. Bunu ifade etme aracı olarak da geometri ağır bastı bende. Çünkü 1935'te Saraybosna'da elektromekanik okumuştum. Orada sıkça çizgilerle çalıştım ve bu da beni geometriye götürdü. Binlerce yıl önce İnkaların üçgen piramit esasına dayanarak yaptıkları evleri ya da Mısırlıların inşa ettikleri piramitler de matematiğin bir kolu olan geometri esasına göre yapılmıştır. Geometri kavramı Selçuklu sanatında da kendini gösteriyor. Ben de bunlardan faydalanarak yaşadığım sürece çalışmalarımı yenileme gayretindeyim.

Sürekli arayış halindesiniz ve öğrenci ruhunuzu muhafaza ediyorsunuz...
1935'ten bu yana hep resimle meşgul oldum, Güzel Sanatlar Akademisi'nde ders verdim. Orada vitray ve mozaik atölyelerini kurdum. '80 yılında emekli oldum ama 25 senedir hiç durmadan resim yapıyorum. Çalışmam, faaliyetim gittikçe artıyor ve işimi daha da çok seviyorum.





GÜNCEL
Suçlu bulundu!
'Müdürü uyardım'
Hükümet 3 yıldır sorunları çözmedi
Rektöre ilk dava açıldı
'Hayata dönüş'te jandarmaya ihtar
70 yıllık soyut resim serüveni
Gelen giden yok
'Yeniliklere açık, gösteri odaklı festival'
Murathan Mungan'ın oyunu Britanya'da
Balkan kültürü üzerine incelemeler
Konya, şehidini uğurladı
DÜZELTME...






Melih AŞIK
Bayramı kutlarken
Cumhuriyet'i kutlarken umutlu kalıplara dökül...
Can DÜNDAR
'Beni mahkûm edenlerden temizim'
Hakkındaki intihal suçlaması sabit görülerek ...
Hasan PULUR
"29 Ekim" hem bayramdır, hem seyrandır...
BUGÜN Cumhuriyet'in kuruluşunu kutluyoruz. ...
Çetin ALTAN
"Çıktık açık alınla..." emin misiniz?..
Geldik Cumhuriyet'in 82. yılına... Bir yandan...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2005 Milliyet