|
 |
|
|
Küresel ekonomik durumun kalıcılığı
Bugün dünyada yaşanan likidite bolluğunu yeni, kalıcı bir dünya düzeni ve paradigma değişikliğinin sonucu olduğunu düşünen birçok iktisatçı var. Ancak bir o kadar da bu durumu geçici bir konjonktür olarak gören iktisatçı mevcut. IMF araştırma bölümü direktörü Rajan bu grupta yer alanlardan.
Rajan'ın geçen hafta yaptığı bir konuşma, basınımızda daha çok Çin parası yuanın ani değer kazanması halinde yaratacağı sorunlarla ilgili olarak söyledikleri nedeniyle gündeme geldi. Oysa konuşmada dünya ekonomisindeki oyun düzeniyle ilgili olarak söylenenler çok daha dikkat çekici.
Geçici görüyor
Rajan, küresel ekonomideki likidite bolluğunu, geçen on yılda yaşanan krizler sonrasındaki uyum politikalarının ortaya çıkardığı geçici bir durum olarak görüyor. Asya ve Latin Amerika'da yaşanan krizler ile bunların öncesinde Japon varlık piyasalarında oluşan ve son olarak enformasyon teknolojileri piyasalarında yaşanan balonların dünyada yatırımları yavaşlattığını söylüyor.
Bu durumda, büyümeyi sürdürmek için, başta Anglosaksonlar olmak üzere gelişmiş ekonomiler genişlemeci ekonomi politikalarına başvurarak kredi ve servet artışıyla desteklenen tüketimi, büyümenin motoru haline getirdiler. Genişlemeci politikalar küresel likiditeyi de artırdı.
Ders çıkardılar
Yükselen piyasa ekonomilerinin önemli bir kısmı ise Asya krizinden önemli dersler çıkardılar. Sıkı para ve maliye politikaları yanında şirketlerin ve devletin yatırımlara ihtiyatlı yaklaşımları, ihracatı büyümenin motoru haline getirdi. Bu ülkeler önemli ölçüde cari fazla vermeye başladılar. Elde ettikleri tasarruf fazlalarıyla küresel likidite artışını hızlandırdılar.
Dolayısıyla likidite fazlası, tasarruf bolluğunun değil, yatırım eksikliğinin bir sonucu. Artan taleple birlikte üretim kapasitelerinin sınırına yaklaşıldıkça bunu sürdürmek zor. Geçiş sürecinde büyümenin motoru olarak yatırımların tekrar tüketimin yerini alması ve cari açığı olan ülkelerle fazlası olan ülkelerin yer değiştirmeye başlaması lazım. Son dönemde ham petrol fiyatlarındaki artışlar ve cari fazla veren bazı ülkelerin paralarının değerlenmesine direnmeleri bu geçişi daha da zorlaştırıyor.
Artan dengesizlik
Bu gözlemlere dayanan Rajan, dünyada ödemeler dengesi cari işlemler hesabında giderek artan dengesizliklerin, kalıcı ve yeni bir uluslararası düzenin sonucu olmaktan çok, geçmişte yaşanan krizlere, uluslararası çapta çok da koordine edilmeyen bir şekilde cevap verilmesinden kaynaklanan geçici bir durum olduğunu söylüyor.
Nasıl gerçekleşir?
Ortaya çıkan kritik soru ise geçişin birdenbire ve sert bir iniş şeklinde mi, yoksa büyük oyuncuların koordinasyon içinde uygulayacakları politikalara bağlı olarak, düzenli ve tedrici bir biçimde mi gerçekleşeceği. Sert bir inişin tüm dünya için çok ıstıraplı olması bekleniyor. Ancak dünyanın önde gelen kuruluşlarının başında bulunan iktisatçıların açıklamaları koordinasyon içinde bir uyum olasılığından da giderek uzaklaşıldığını ortaya koyuyor.
Sert bir inişin, borçlanmaya devam eden, yani cari açık veren yükselen piyasa ekonomileri için çok daha acılı sonuçlar vereceği biliniyor. Üstüne üstlük bu ülkelerin yönetimleri, ekonomik göstergelerde, yukarıda sözü edilen dünyadaki geçici ortama bağlı iyileşmelerin, kendi politikalarına bağlı olduğunu sanıp yapısal reformlara ara veriyor veya geri adımlar atıyorlarsa, sert inişler karşısındaki kırılganlık daha da artıyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|