Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ankara izlenimleri (2)
Çankaya senaryoları!

ANKARA

Cumhurbaşkanı seçimi... Daha bir yıl var. Ama siyaset kulisini şimdiden uğraştırıyor. Cumhurbaşkanı Sezer'den sonra Çankaya Köşkü'ne kimin çıkacağı konusunda kafalar karışık, belirsizlikler ağır basıyor.
Çankaya, kritik bir konu.
Her zaman da öyle oldu.
Devlet başkanlığı koltuğuna kimin oturacağı sorusu, her seferinde yüksek siyasete genellikle diken üstünde dönemler yaşattı. Hatta kriz kapıları açtı.
Neden mi?
Birçok neden sayılabilir.
Ama basite indirgemek isterseniz, askerle sivilin Çankaya'ya bakışındaki farklılık noktasına dikkat etmeniz yeterli olabilir.
Asker, öteden beri rejimle ilgili kendi bakış açılarına, kendi duyarlıklarına uygun bir kişinin cumhurbaşkanı olmasından yanadır. Bu seçimde söz hakkına sahip olduğuna inanır. Ve bugüne kadar da Çankaya seçimlerinde ağırlığını genellikle belli etmiş, hissettirmiştir.
Sivil siyaset ise Çankaya'ya her zaman kendi damgasını vurmak istemiş, Çankaya'yı fethetmek hülyalarını yaşamış, ama bunu bir türlü istediği gibi kıvıramamıştır.
Bu bakımdan, hem Türkiye'de askerin ağırlığı hem de askeri yönetimlerin elinden çıkma anayasalar etkili olmuştur.
Bu sefer ne olacak?
Ankara'ya gelince, bugün Türkiye'de siyasal istikrar açısından iki kritik konu kendini hemen belli ediyor:
Güneydoğu ve Çankaya...
Ve şu soru ön plana çıkıyor:
Eşi türbanlı biri cumhurbaşkanı olabilir mi?
Başbakan oluyor da, meclis başkanı oluyor da, dışişleri bakanı oluyor da, neden cumhurbaşkanı olmasın diye sorabilirsiniz.
Bu bir uçtur.
Öbür uca gelince:
Eğer AKP'nin 'gizli bir gündem'e sahip olduğuna ve bu 'gizli anayasa'ya göre rejimi sinsi sinsi İslamileştirdiğine inanıyorsanız, cumhurbaşkanlığını AKP'ye bırakılmaması gereken yaşamsal bir kale olarak görebilirsiniz.
O zaman durum farklıdır.
İki uç nokta arasında Çankaya savaşları başlamış demektir.
Ankara'da durum bu.
Türk siyasal yaşamı, alttan alta başlayan bu savaşın sarsıntılarına daha şimdiden öyle ya da böyle tanık oluyor.
AKP kulisinde dikkat çekici bir eğilim var. Cumhurbaşkanlığı konusunda sanki ağızlara fermuar çekilmiş gibi. Bu konu fazla dillendirilmek istenmiyor.
Örneğin, "Tayyip Erdoğan Çankaya'ya çıkacak mı?" sorusu, özellikle bu konuda yorum yapabilecek AKP'li odaklarda rahatsızlık bile yaratabiliyor.
AKP kulisinde yaptığım sohbetlerin, edindiğim izlenimlerin ışığında kendi kendime bazı Çankaya senaryoları oluşturdum. Bu senaryolar, AKP zirvelerindeki sesli düşünme egzersizlerinin ürünü de sayılabilir.
İşte bazıları:
(1) Ankara siyasetinde kriz çıkararak, AKP'yi Çankaya konusunda istemediği bir tercihe zorlamak...
(2) AKP'nin kendi içinden makul birinin (tercihen eşi türbansız bir AKP'linin) Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamak...
(3) Erdoğan'ı seçmek...
(4) Erdoğan'ın yerine bir başka AKP'liyi Çankaya'ya göndermek...
Ama bu arada cumhurbaşkanlığı süresini yedi yıldan beş yıla indirmek... Tayyip Erdoğan'ı, bir dönem daha başbakanlık yaptıktan sonra, yani beş yıl sonra cumhurbaşkanı seçmek...
AKP içinde bu dördüncü şıkkı savunan biri şöyle dedi:
"Ben Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmadan önce bir dönem daha başbakanlık yapmasını isterim. Çünkü Türkiye için daha yapmak istedikleri var. Ama Cumhurbaşkanı Sezer'in bazı engellemeleri yüzünden yapamıyor."
Kısaca özetlemeye çalıştığım bu senaryolardan hangisi geçerli olacak?
Bu sorunun yanıtı bilinmiyor.
Bir Erdoğan'ın, bir Abdullah Gül'ün ya da önde gelen AKP kurmaylarının Çankaya konusunda daha bugünden kendi aralarında kesin bir karara varmış olabileceklerine ihtimal vermiyorum.
Kolay bir konu değil çünkü.
Bu seçim, sadece bir cumhurbaşkanı seçimi değil!
En başta her şeyin başı olan siyasal istikrarı çok yakından ilgilendiriyor. Bu seçim aynı zamanda genel seçim ile ilgili zamanlama konusunu, yani erken seçim olacak, olmayacak tartışmalarını gündeme getiriyor. AKP'nin iç dengeleri ve yakın geleceği de Çankaya konusuyla birinci derecede ilintili...
Bir başka deyişle:
AKP eğer yanlış oynar, yanlış topa vurursa, bundan hem ülke istikrarı hem kendisi zarar görür.
Yarınki yazımda da bu netameli bir konuya değineceğim.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Sabancı devrimi'
SAKIP Sabancı'yı kaybedeli iki yıl olmuş; hal...
Çetin ALTAN
Mor salkımlar, kurbağa sesleri ve bir pavurya...
Nisan İstanbul'unun, kasvetli yağmur bulutlar...
Melih AŞIK
Kutlu hafta...
Kutlu Doğum Haftası nedeniyle dinsel etkinlik...
Fikret BİLA
Baykal'dan Org. Özkök'e: Açıkça söyleyin
CHP lideri Deniz Baykal, hükümetin terörle mü...
Hasan CEMAL
Çankaya senaryoları!
Cumhurbaşkanı seçimi... Daha bir yıl var. Ama...
Güneri CIVAOĞLU
İmal buz mu?
Washington'dan Ankara'ya soğuk dalgasının "me...
Abbas GÜÇLÜ
Felsefe mi? O da ne?
Soran, sorgulayan, araştıran, düşünen insanla...
Hurşit GÜNEŞ
Cari açık daha ne kadar finanse edilebilir?
Cari işlemlerde önceki akşam açıklanan verile...
Nail GÜRELİ
Yargının hali
Yargı iyiden iyiye zorda. Bu gidişle feraha ç...
Sami KOHEN
İtalyan usulü siyaset
İTALYA'da önceki gün yerel saatle 15'ten itib...
Metin MÜNİR
Katille katil olmak
Geçen yüzyılın en büyük özgürlük zaferleri dü...
Hasan PULUR
Adam ve adamlık üzerine...
KİM bu adam?
Tuba AKYOL
"Hz. Muhammed Koç burcundan mı anne?"
Bülent Arınç kürsüde hıçkırıyordu. Başbakan T...
Meral TAMER
Sakıp Bey'i, sevdiği şarkılarla andık
Önceki akşam Sakıp Sabancı'nın ölümünün 2. yı...
Osman ULAGAY
Cari açık fayında şampiyonluk sevinci
Anadolu Grubu İcra Kurulu Başkanı Tuncay Özil...
Güngör URAS
Ucuz döviz ithalatı artırdıkça döviz açığı büyüyor
Bu ülkede (1) Dövizin fiyatı arza ve talebe g...
Serpil YILMAZ
En çevreci kuruluş TÜRSAB
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) B...
M. Ali BİRAND
Babacan güven tazeledi...
TÜSİAD'ın dünkü seminerinde konuşan, Başmüzak...

© 2006 Milliyet