Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sağduyu zamanı


DANIŞTAY'A yapılan saldırı korkunç... Saatlerce umudumu korudum, inşallah ölüm olmaz diye. Maalesef Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetti. Rahmet diliyorum, ailesinin ve arkadaşlarının acısını paylaşıyorum. Yaralı arkadaşlarına acil şifalar diliyorum.
Bu barbarca olayda medeni bir toplum olarak birlikte yaşamanın pek çok ilkesine birden saldırılmıştır: Cana saldırılmıştır, hukuka saldırılmıştır... Hâkimlerin korkusuz, baskısız görev yapma hakkına ve yetkisine saldırılmıştır... Toplumsal gerilim büsbütün tırmandırılarak iç barışa saldırılmıştır...
"Menfur bir hadise"nden öteye, hatta "yargıya saldırı"dan bile öteye, çok daha vahim, çok daha korkunç bir olayla karşı karşıyayız.
Toplumda duyguların kutuplaştığı çok 'elektrikli' bir konuda "tetik" çekilmiş olması, konuya son derece dikkatli, soğukkanlı bakmayı gerektiriyor.

Sağduyu ve vakar
Büyük bir tertiple karşı karşıya olabiliriz. Sinsi, iyi örgütlenmiş, hatta dış güçlerin yönettiği bir saldırı olabilir... "Agresif kişiliğe" sahip saldırganın kendi eylemi de olabilir.
Hukukun ve aklın gereği, olay konusunda yorum yapabilmek için "hazırlık soruşturması"nın ortaya çıkaracağı kanıtları beklemektir.
Olayın yarattığı haklı infial duygularıyla ölçüsüz beyanlarda bulunmak, toplumsal gerilimi, kutuplaşmayı daha da artırmaktan başka bir şeye yaramaz.
Dün Meclis'teki görüşmeler sırasında CHP'li TBMM Başkanvekili Ali Dinçer'in bu konudaki tutumunu kutluyorum. Son derece sorumlu ve sağduyulu davrandı.
Görüşmelerde tansiyonun yükselmesi üzerine, Ali Dinçer milletvekillerini uyararak sükûneti sağladı:
- Soğukkanlı ve sağduyulu olarak, bu konuyu TBMM' nin vakarına uygun bir şekilde müzakere etmeliyiz.
Duygulara veya ideolojik saplantılara kapılarak, önyargılı ve kışkırtıcı açıklamalarla tansiyonu yükseltmek, kutuplaşmayı azdırmak kimseye yakışmaz! Sorumlu herkes bu "sağduyu ve vakar"ı göstermelidir.

Yetki yargının
Adalet Bakanı Çiçek olayı aydınlatmak için "bir iki gün demokratik sabır" istedi. Bu medeni olgunluğun da akılcılığın da, hukuka saygının da gereğidir.
Saldırıya uğrayan yargıdır, saldırının soruşturmasını yapan da yargıdır; yargıya güvenmek gerekir.
Şu andaki aşamada, üzerinde durulması gereken birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.
  • Türban konusunun çözümsüz kalarak bugün böylesine bir gerilim boyutuna ulaşmış olması, Vakit gazetesinde somutlaşan tahrikler, cepheleşme, kutuplaşma nelere yol açabiliyor iyi düşünmeliyiz. En çok da siyaseten sorumlu olan hükümet düşünmelidir. Gerilim yumuşatılmalıdır, toplumsal huzur için de hukukun sarsılmaması için de bu gerekir.
  • Soruşturma süratle ve kamuoyunu tatmin edecek şekilde sonuçlanmalı, toplumda olayın aydınlanmadığı kuşkusuna yol açacak hiçbir karanlık nokta kalmamalıdır.
  • Örgütlü ya da manyakça bireysel terör maalesef çok aşina olduğumuz bir gerçektir; yarın ne olacağı belli olmaz! Güvenlik önlemleri artırılmalı. Avukatlık kimliğinin ve avukatlara kanunun tanıdığı imkânların terör amaçlı kullanılmasını önleyecek yasal tedbirler alınmalıdır.
  • Şiddet, ayrımsız olarak kınanmalı; hiçbir manyak ruhun terörü kahramanlık sanmasına hiçbir kesim fırsat vermemelidir.


  • t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Sağduyu zamanı
    DANIŞTAY'A yapılan saldırı korkunç... Saatler...
    Çetin ALTAN
    Evcil minik zürafalar, ayılar, filler de üretilebilse...
    "Türkiye'nin sorunları" paketi, bir hayli bay...
    Melih AŞIK
    Hastalıklı iklim
    Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı baskın düzenle...
    Fikret BİLA
    Cumhuriyete karşı rövanş siyasetinin yanlışlığı
    Danıştay'a yapılan saldırıyı duyup kapısına u...
    Hasan CEMAL
    ABD'nin Karadeniz hesabı
    Türkiye'yi yakın takipte tutan büyük bir düşü...
    Yılmaz ÇETİNER
    Milliyet'in geleneksel çizgisi devam ediyor!
    Türkiye hele şu son yıllar mayın tarlasında g...
    Güneri CIVAOĞLU
    Karışık ve bulaşık
    Danıştay'a kanlı baskın rezilliği için "Hafiy...
    Can Dündar
    İran'da mı eğitildi?
    Danıştay'daki saldırıyı izleyen saatler... Y...
    Hurşit GÜNEŞ
    Cimbom'un şampiyonluğunu kutluyoruz
    Gençliğimin önemli bir bölümü sporla geçti. B...
    Doğan HEPER
    Lider böyle günde lazım
    TÜRKİYE'nin hali iyi değil.
    Semih İDİZ
    Ermeniler Kerinçsiz ve dostlarına müteşekkirler
    Fransız Parlamentosu Ermeni soykırımını redde...
    Sami KOHEN
    Eski düşman dost olur!
    "ESKİ dost düşman olmaz" derler, ama bu ulusl...
    Hasan PULUR
    Baklavadan Pontus'a...
    GEÇEN gün televizyonda baklava tartışılıyordu...
    Derya SAZAK
    Saldırı
    Danıştay 2. Dairesi üyelerini hedef alan kanl...
    Meral TAMER
    Hititlerden esinlenen tasarımlar
    Danıştay'a menfur saldırı öylesine içimi acıt...
    Yaman TÖRÜNER
    Başarılı yönetim
    Dövizde görülen küçük hareketlenme, bitti say...
    Güngör URAS
    IMF ve MB'nin yanlışlarının faturasını ödüyoruz
    Cumhurbaşkanı Anayasa kitabını fırlattı da ön...
    Serpil YILMAZ
    Kadir Has: Kendimle iftihar ediyorum
    Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başka...
    M. Ali BİRAND
    Türbancılar'a teslim olmayacağız
    Türban konusuyla oynayanlar artık mutlu olabi...

    © 2006 Milliyet