15:3026 Temmuz 2006 / Çarşamba 


Tarkan: Gay değilim, evliliğe inanmam

      Türk pop müziğinin megastarı Tarkan, Bulgaristan'da çıkan Eva adlı bir derginin son sayısına verdiği demeçte özel hayatıyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.
      Başkent Sofya'da 1 haziranda kapalı gişe konser veren Tarkan, Eva dergisi muhabiri Roslava Kumanova'ya demecinde, evliliğe inanmadığını belirtti.
      Tarkan, ''sevgilisi Bilge'nin Bulgaristan'da kendisinden daha popüler olduğu'' esprisinden sonra, şunları söyledi:
      ''Bir arkadaşım beni İstanbul'daki bir gece kulübüne götürdü. Kulübün üç kız kardeşe ait olduğunu ve mutlaka onlarla tanışmam gerektiğini söyledi. Bilge kardeşlerden biriydi. İlk kez karşılaştığımızda 2-3 dakika hiçbir şey konuşmadan sadece birbirimize baktık. Kendisi çok güzel, ancak en önemlisi - enerji doludur. Kişiliği, kalbini severim. O çok hassas, kültürlü ve akıllıdır. Her şeyden önce dürüsttür. Yalan yok, oyun yok.
      Ancak evlenmeyi planlamıyoruz. Biz halen birbirimizi tanımaya çalışıyoruz. Ben kolay karakterli değilim ve ünlü olmam onun yaşamını da zorlaştırır. Onu çok iyi anlarım. Aslında evliliğe inanmam.
      Türkiye'de bu konuda ne düşünüyorlar umurumda değil. Oradaki insanlar aşırı derecede muhafazakardır. Hepsi değil, ama büyük bir bölümü evliliğe inanır. Oysa benim için bu bir klişe. Çevremde çok evli insan var - annem babam, dostlarım. Ve onlar - inanın bana - çok da mutlu değiller. Kimseyi kırmak veya genelleme yapmak istemem, ancak çoğu insanda durum böyledir.'' Sevgilisi Bilge ile aynı evi paylaşmadıklarını, ikisinin de ayrı evi olduğunu belirten Tarkan, bir gün çocuk sahibi olmak istediğini, belki o zaman evleneceğini, ancak bunu ''sadece çocukları için yapacağını'' söyledi.
     
     'HAKKIMDAKİ DEDİKODULARIN ÇOĞU YALAN'
      Tarkan, ''gey olmadığını'' vurgulayarak, ''hakkımdaki dedikoduların çoğu yalan'' diyen ünlü şarkıcı, bunlara aldırmaması gerektiğinin farkında olduğunu, ancak her gün hakkında ''yalanlar çıktığını'' belirtti.
      Türkiye'de geçmişte yayınlanan ve homoseksüel olduğunu kanıtlamaya çalışan fotoğrafları, şöyle yorumladı:
      ''Arkadaşlarla birlikte bir çıplaklar plajına gittik. Aramızda kızlar da vardı, ancak onlar karenin dışında kaldı. Her halde Türkiye'de böyle şeylerden hoşlanırlar, bilmem... Resimler yayınlandıktan sonra hemen basın toplantısı düzenleyip 'tamam, homoseksüelim, madem ki böyle hoşunuza gidiyorsa' dedim.'' Homoseksüellerin, çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyle olduklarını öne süren Tarkan, bu insanların psikanalizle kendilerini düzeltebileceklerini söyledi.
     
     'ESTETİK AMELİYAT OLMADIM'
      Tarkan, asla ''estetik ameliyat olmadığını'' da belirterek, buna karşılık her gün yaşamında bir şey değiştirmeye çalıştığını belirtti.
      Türkiye'de 5 yıldır psikanaliz uzmanına gittiğini itiraf eden Tarkan, ''Terapiyle geçmişim üzerinde çalışıyoruz'' dedi.
      Almanya'da 6 çocuklu gurbetçi bir ailede büyüdüğünü anımsatan Tarkan, ''zor bir çocukluk geçirdim'' diyerek, depresyon dönemlerini şöyle anlattı:
      ''Çok yoksulduk ve annem-babam bizi geçindirmek için sürekli çalışırdı. O dönemin etkisini şimdi kendimde görüyorum. Bazen, bunalım geçirdiğim, depresyonda olduğumda, geçici sorunlarım oluyor. Böyle zamanlarda film seyrediyor, meditasyon yapıyor, müzik yazıyorum. İşin sırrı - olayları olduğu gibi bırakıp devam edebilmektir. Bir şeyi değiştiremiyorsan, uğraşmaman gerek. Olay seni mutsuz ederse bile. Huzurlu ve pozitif olmayı çalışıyorum. İçgüdülerime güvenirim.''
     
     'BEN HAYATTA ASKERİM'
      Askerlik sorunu konusuna da değinen Tarkan, depremzedelere para verirken, bunu askerlikten kurtulmak için yapmadığını kaydetti.
      İlk albümü ve özellikle ''Şıkıdım'' şarkısından sonra çok ünlü olup, tüm Avrupa'da konser verirken, Türkiye'de kendisinden her şeyi bırakıp, 18 ay askerlik yapmasının istendiğini anlatan Tarkan, şunları söyledi:
      ''O kadar başarılı olduğum bir anda bunu yapmayacağıma karar verdim. Zira, asla orduya katılmam, çünkü savaşa inanmam. Ancak onlar ısrarlıydı ve 16 ay boyunca Türkiye'ye ayak basmadım, çünkü beni gözaltına alacaklardı. Vatandaşlığımı da alacaklardı. Kendime, inandıklarıma, müziğime güvendim ve onların yapacaklarını umursamıyordum. İçgüdüm 'askere gitme' diyordu. Ben hayatta askerim. Şansıma paralı askerlik yasası çıktı. Böylece birkaç arkadaşla birlikte bir aylık askerlik yaptık. Çok zor, ancak çok da eğlenceliydi.''
     
Yorum yaz
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun